köprüler ile cümle

köprüler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak bizim gördüğümüz açılıp ve kapanan köprülerNhững cây cầu mà chúng ta thấy nó mở và đóng --
Ancak bizim gördüğümüz açılıp ve kapanan köprülerPero los puentes que vimos que se abrían y cerraban
Ancak bizim gördüğümüz açılıp ve kapanan köprülerАле мости, які ми бачили, які відкривались і закривались--
Ancak bizim gördüğümüz açılıp ve kapanan köprülerאבל הגשר שאנחנו ראינו שנפתח ונסגר --
Ancak bizim gördüğümüz açılıp ve kapanan köprülerلكن الجسور التي رأيناها تفتح وتغلق --
Ancak bizim gördüğümüz açılıp ve kapanan köprüler眺める人が多いと思います 以前 ある写真を見て 気分が悪くなったことがありました
Binaların, köprülerin, makinelerin yani her bir yapı taşının hesaplama yapabildiğini düşünün.Bayangkan jika gedung, jembatan, dan mesin-mesin kita semua komponennya dapat menghitung.
Binaların, köprülerin, makinelerin yani her bir yapı taşının hesaplama yapabildiğini düşünün.Co jeśli w budowlach, mostach, maszynach wszystkie części mogą dokonywać obliczeń?
Binaların, köprülerin, makinelerin yani her bir yapı taşının hesaplama yapabildiğini düşünün.Föreställ er om våra byggnader, våra broar, maskiner, alla era byggklossar faktiskt kunde beräkna.
Binaların, köprülerin, makinelerin yani her bir yapı taşının hesaplama yapabildiğini düşünün.Imaginaţi-vă clădirile noastre, podurile, maşinile, toate cărămizile, dacă ar fi capabile de computaţie.
Binaların, köprülerin, makinelerin yani her bir yapı taşının hesaplama yapabildiğini düşünün.Imaginem se os nossos edifícios, pontes, máquinas, todos os nossos tijolos pudessem realmente computar.
Binaların, köprülerin, makinelerin yani her bir yapı taşının hesaplama yapabildiğini düşünün.Imaginez nos bâtiments, nos ponts, nos machines, tous nos composants pourraient calculer.
Binaların, köprülerin, makinelerin yani her bir yapı taşının hesaplama yapabildiğini düşünün.Immaginate se gli edifici, i ponti, i macchinari, tutti i nostri componenti potessero davvero calcolare.
Binaların, köprülerin, makinelerin yani her bir yapı taşının hesaplama yapabildiğini düşünün.건물들, 다리들, 기계들, 모든 벽돌들이 실제로 계산될 수 있다고 상상해 보세요.
Binaların, köprülerin, makinelerin yani her bir yapı taşının hesaplama yapabildiğini düşünün.Představte si, že by budovy, mosty, stroje a všechny jejich součásti mohly samostatně pracovat.
Binaların, köprülerin, makinelerin yani her bir yapı taşının hesaplama yapabildiğini düşünün.Predstavte si, že naše budovy, mosty, stroje, všetky naše stavebné časti, možu počítať.
Binaların, köprülerin, makinelerin yani her bir yapı taşının hesaplama yapabildiğini düşünün.Stel je voor dat onze gebouwen, onze bruggen, machines, al onze stenen eigenlijk konden rekenen.
Binaların, köprülerin, makinelerin yani her bir yapı taşının hesaplama yapabildiğini düşünün.Φανταστείτε τα κτίριά μας, γέφυρες, μηχανές, όλα μας τα δομικά υλικά να μπορούν να κάνουν υπολογισμούς.
Binaların, köprülerin, makinelerin yani her bir yapı taşının hesaplama yapabildiğini düşünün.Представете си, ако нашите сгради, мостове, машини, всички наши тухли, можеха всъщност да правят изчисления.
Binaların, köprülerin, makinelerin yani her bir yapı taşının hesaplama yapabildiğini düşünün.Представьте, что наши здания, мосты, машины, все наши кирпичи могли бы производить вычисления.
Binaların, köprülerin, makinelerin yani her bir yapı taşının hesaplama yapabildiğini düşünün.Уявіть собі якщо б наші будинки, мости, машини, усі наші частини зможуть справді прораховувати.
Binaların, köprülerin, makinelerin yani her bir yapı taşının hesaplama yapabildiğini düşünün.דמיינו אם הבניינים שלנו, הגשרים שלנו, המכונות, כל הלבנים שלנו יוכלו לחשב.
Binaların, köprülerin, makinelerin yani her bir yapı taşının hesaplama yapabildiğini düşünün.تخيلوا إن كانت بناياتنا وجسورنا وآلاتنا وكل أطوابنا قادرة على الحساب.
Binaların, köprülerin, makinelerin yani her bir yapı taşının hesaplama yapabildiğini düşünün.演算能力を持つことを想像してください 並列で分散的な驚くべき演算能力であり
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Ci hanno permesso di costruire cose più grandi di noi, edifici, ponti, un mattone alla volta.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.De gjorde det möjligt att bygga byggnader som var större än oss själva, hus, broar, ett block i taget.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.De gjorde os i stand til at lave ting, som var større end os, bygninger, broer, én blok ad gangen.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Gradnja objektov, večjih od nas: zgradb, mostov... je postala resničnost, 'kamen na kamen'.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.우리는 이들을 하나씩 하나씩 쌓아 올려서 건물, 교량과 같은 우리보다 더 큰 건축물들을 지을 수 있지요.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Ne-au permis să clădim lucruri mai mari decât noi, clădiri, poduri, cărămidă cu cărămidă.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Permitiram-nos construir coisas maiores que nós, edifícios, pontes, um tijolo de cada vez.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Pozwalały na tworzenie wielkich konstrukcji, budynków, mostów, cegła po cegle.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Umožnili nám stavať veci, ktoré boli väčšie ako my, budovy, mosty, jednou tehlou naraz.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Umožnily nám stavět věci větší než jsme sami, budovy, mosty, cihlu po cihle.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.We konden er dingen groter dan onszelf mee bouwen, gebouwen, bruggen, blok per blok.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Μας επέτρεψαν να κατασκευάσουμε κτίσματα μεγαλύτερα από εμάς, κτίρια, γέφυρες, τούβλο - τούβλο.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Вони дали нам змогу будувати речі, більші від нас самих, споруди, мости, блок за блоком.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Они позволили нам создать вещи, которые больше нас: здания, мосты, блок за блоком.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Те ни позволиха да изградим неща, които са по-големи от нас, сгради, мостове, блокче по блокче.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.הם איפשרו לנו לבנות דברים שהיו גדולים מאיתנו, בניינים, גשרים, לבנה אחת אחרי השניה.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.أتاحت لنا بناء أشياء أكبر منا، بنايات، أبراج، آجرة واحدة كل مرة.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.建物や橋のように大きなものを 作れるのです そうしてコンクリートブロックは
Bizim bilgiyi şifrelememizi sağlayansa bu köprüleri oluşturan ve farklı moleküllerden oluşan yapılardır.מה שמאפשר לקודד את המידע
Bizim bilgiyi şifrelememizi sağlayansa bu köprüleri oluşturan ve farklı moleküllerden oluşan yapılardır.الآن، ما يجعلنا نشفر المعلومة
Bizim bilgiyi şifrelememizi sağlayansa bu köprüleri oluşturan ve farklı moleküllerden oluşan yapılardır.様々な種類の分子なのです。
Bu arada, dosyalama sistemi demişken bu köprülerin yerel ağın ötesine geçmesi aklımızın ucuna gelmezdi.Co do systemu plików nigdy nie pomyśleliśmy że hiperłącza mogłoby wyjść poza lokalną sieć.
Bu arada, dosyalama sistemi demişken bu köprülerin yerel ağın ötesine geçmesi aklımızın ucuna gelmezdi.그런데, 파일시스템으로 말하자면, 이러한 하이퍼링크들이 근거리 통신망을 넘어서 갈 수는 없었어요.
Bu arada, dosyalama sistemi demişken bu köprülerin yerel ağın ötesine geçmesi aklımızın ucuna gelmezdi.Говоря о файловой системе, мы не понимали, что гиперссылки могут использоваться за границами локальной сети.
Bu arada, dosyalama sistemi demişken bu köprülerin yerel ağın ötesine geçmesi aklımızın ucuna gelmezdi.אגב, אם מדברים על שיטת התיוק, מעולם לא עלה בדעתנו שהיפר-קישורים אלה עשויים להגיע אל מעבר לרשת התקשורת המקומית.
Bunlar grafik çiziminde gördüğünüz köprüler.Ainsi ce brin, ici code ACTG.
Bunlar grafik çiziminde gördüğünüz köprüler.Dies sind die Brücken.
Bunlar grafik çiziminde gördüğünüz köprüler.Jedná sa o mosty.
Bunlar grafik çiziminde gördüğünüz köprüler.И тогава, тези мостове, които виждате на тази рисунка, на двойната спирала, това са тези връзки точно тук.
Bunlar grafik çiziminde gördüğünüz köprüler.הם הגשרים.
Bunlar grafik çiziminde gördüğünüz köprüler.هذه الجسور
Bunlar grafik çiziminde gördüğünüz köprüler.これがこの水色のラインになる訳です。
Bütün köprüler üzerinde en soğuk yer burası be!Đây là nơi lạnh nhất của mọi cây cầu đó anh!
Bütün köprüler üzerinde en soğuk yer burası be!Ez a leghidegebb hely az egész hídon, ember!
Bütün köprüler üzerinde en soğuk yer burası be!На този мост е най-студено, човече!
Çiftçilerin bir çatıdan ötekine geçmek için küçük köprüleri var.Bønderne bruger små broer til at komme fra et tag til det næste.

İlgili Sayfalar