Kendisinde kaçmaya teşebbüs etti ama imparatorluk köleleri tarafından suikasta uğradı.Сам он пытался бежать, но был убит своими же солдатами.
Erkek kölelerin çocukları da köle olur.Дети рабынь сами были рабами.
Görevi ev köleleriyle aynıdır.Самка похожа на самку домового воробья.
Evilmon, piedmonun köleleri ilk sezonun sonunda ortaya çıkıyorlar.Флиппер — дельфин, в конце 1 сезона становится принцем.
Glaber kuvvetleri ayaklanan köleleri Vezüv eteklerinde sıkıştırır.Он призывает пленных гладиаторов к восстанию.
Eyyûbî Sultanı Salih Eyyub’ün kölelerinden olup, bin altına satın alındığı için "Elifi" de denir.Старец Амвросий говорил: «Ему такая дана молитва и благодать, какая единому из тысячи даётся».
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Некоторые семьи имели рабов.
Eyyûbî Sultanı Salih Eyyub’ün kölelerinden olup, bin altına satın alındığı için "Elifi" de denir.أما خصومه - من علماء السلطان - ففرحوا بمقتله وقالوا: ((إن قتله أفضل من قتل ألفين من الروم!)).
ABD'ndeki cezaevi reformu ve kölelerin kurtuluşu olmak üzere, toplumda birçok reformu teşvik etti.كما أنها عملت على تشجيع العديد من الإصلاحات في المجتمع منها اصلاح السجون و تحرير العبيد في الولايات المتحدة.
Japon kölelerin, kendi milletleri içinde Avrupa'ya ilk varanlar olarak düşünülmektedir.يعتقد أنّ البرتغاليين كانوا أوّل من أدخلوا هذه الكلمة إلى أوروبا.
Roma toplumunda kölelerin yasal konumu ve hakları da değişmeye başlar.بدأت الحالة القانونية وحقوق العبيد بالتغير أيضاً.
Claudius, karısı ve azatlı köleleri tarafından kolayca etki altına alınabilmesiyle ünlüydü.وكان كلوديوس وزوجته يمكن بسهولة ان يتأثروا بالمعتقون لانه كان مشهورين.
Sahiplerin köleleri dövme ya da öldürme gibi bir hakları yoktu.لم يُسمح للمالكين بضرب أو قتل عبيدهم.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.بعض آبائهم أو أجدادهم كان من العبيد.
Sahipleri köleleri daha sıkı çalıştırmak için zaman zaman onları gelecekte azad edeceklerini söylerlerdi.وكثيرًا ما وعد الملاك بتحرير العبيد في المستقبل لتشجيع العبيد على العمل بجد.
Forros: Köleliğin yasaklanması ile serbest kalan kölelerin soyundan gelen kişilerin oluşturduğu grup.ويرجع ذلك إلى أن الداعين إلى التحرير من العبودية هم من قاموا بتحرير تلك الكتابات.
Son tavsiyesi "Ellerinizdeki kölelerinize iyi davranınız, namaza dikkat ve devam ediniz!" şeklinde oldu.التهذيب: من أَمثالهم: سَمْنُكم هُرِيقَ في أَدِيمِكم أَي في مَأْدُومِكم، ويقال: في سِقائكم.
Kölelerini özgür bırakırlar ve Baron’u öldürürler.الإعتاق هو تحرير العبد من عبوديته لمالكه وإطلاق سراحه.
Evdeki tüm erkek ve kadın köleleri Theodore'a kutsaması için getirildi.Todos os escravos e escravas da casa foram levados a Teodoro para receberem sua bênção.
Roma toplumunda kölelerin yasal konumu ve hakları da değişmeye başlar.O status e os direitos legais dos escravos romanos também começaram a mudar.
1595'te Portekiz'de, Çinli ve Japon kölelerin satın alınıp satılması yasaklandı.Em 1595, foi aprovada uma lei em Portugal que proibia a venda e a compra de escravos chineses e japoneses.
Ardından gelen ana gelir kalemlerinden biri ise azat edilmiş kölelerin değerleri üzerinden alınan 5% vergiydi.Mais tarde, ele passou a ser preenchido por um imposto de 5% sobre o valor de todos os escravos libertados.
Kendisinde kaçmaya teşebbüs etti ama imparatorluk köleleri tarafından suikasta uğradı.Ele próprio teria tentado fugir, mas foi assassinado por seus escravos.
Claudius bu tedavinin ardından iyileşen kölelerin azledilmesini buyurmuştu.Cláudio ditou que os escravos que se recuperassem desse tratamento ficariam livres.
Antik Roma'da azatlı köleler kendi kölelerine sahip olabilirlerdi.Senhores do Antigo Egito tinham obrigações quando possuíam escravos.
Erkek kölelerin çocukları da köle olur.Uma criança nascida de escrava tornava-se também escrava.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Para a família pertencia também os escravos.
Beni Adiyy kabilesinin kölelerindendi.Foi um general de Kansa tribo dos Asuras.
Mordor'un köleleri kaçacak önümden."De slaven van Mordor zullen van mij vluchten.
Erkek kölelerin çocukları da köle olur.Kinderen van gehuwde slaven zijn eveneens slaven.
Caligula, onlara ait tüm mobilya, mücevher köle ve azatlı köleleri sattı.Caligula zou hun meubels, juwelen, slaven en vrijgelatenen in Gallia verkopen.
Pleasure Slaves (Zevk Köleleri): Köle evlerinde özel eğitim almış kölelerdir.Avadiem (עבדים , Slaven) - gaat over het bezit van slaven.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.In de vroegste tijden waren de slavenfamilies maar klein.
Görevi ev köleleriyle aynıdır.Het mannenhuis is vergelijkbaar met de woonhuizen.
Claudius'un karıları ve köleleri tarafından kolaylıkla kontrol edilebildiği şeklinde kötü bir ünü vardı.Claudius had de reputatie door zijn vrouw en vrijgelaten slaven te worden overheerst.
Çıplaklık sadece kölelerin ve çocukların heykellerinde kullanılırdı.In Sparta was het gewoon dat slaven en jongeren naakt waren.
Ayrıca savaş sırasında kölelerini çağırır.Niewolników pozyskiwano w trakcie wojen.
Görevi ev köleleriyle aynıdır.Samice wyglądają identycznie, jak samice wróbla domowego.
1791 - Haiti’de kölelerin ilk ayaklanması.1791 – Na Haiti wybuchło powstanie niewolników.
Kölelerini özgür bırakırlar ve Baron’u öldürürler.Zabili oni eskortę i uwolnili hrabiego.
Oysa, diğer kölelerin özgürlüklerini elde etme konusunda kesin bir şansları yoktu.Zawodowi sutenerzy mieli kilka możliwości, aby pozyskać niewolników.
Köle iş gücünü korumak için kölelerin serbest kalmasına artan yasal kısıtlamalar konulmuştur.Zaostrzono prawo, ograniczając przemieszczanie się niewolników.
Kanada'ya kaçan eski kölelerin çoğu Ontario'ya yerleşmiştir.Większość nowo przybyłych osiedlała się w Górnej Kanadzie (Ontario).
Taşı satın alacağı sırada Collector'un kölelerinden bir kız taşı eline alır.Podczas wspólnego święta ktoś kradnie jego miecz.
Ayrıca satılmak istemeyen kölelerinini satmamaya çalışırdı.Nie chcieli też odsprzedać swojej własności.
Beni Adiyy kabilesinin kölelerindendi.Pochodził z plemienia Zapoteków.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Ich podstawowym towarem byli niewolnicy.
Claudius bu tedavinin ardından iyileşen kölelerin azledilmesini buyurmuştu.Claudius bestämde att slavar som tillfrisknade efter att ha utsatts för denna behandling skulle bli fria.
Topumun %90,08'i kölelerin soyundan Afrika'dan nakledilen siyahidir.Majoriteten av invånarna (90,08 %) är svarta, ättlingar från slavtransporterna som gick från Afrika.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.I de rikaste hushållen kunde det nu finnas hundratals slavar.
Mordor'un köleleri kaçacak önümden."Раби Мордору тікають від мене.
Erkek kölelerin çocukları da köle olur.Діти рабів залишалися рабами.
Antik Roma'da azatlı köleler kendi kölelerine sahip olabilirlerdi.Гладіаторами у Стародавньому Римі могли бути й жінки.
Görevi ev köleleriyle aynıdır.Поведінка спарювання подібна до поводження домашніх кішок.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Його батьки були досить заможними людьми, мали рабів.
Kimse kölelerin isyanda yer alacaklarını öngörmemişti.На початку, жодна з цих груп не вимагала скасування рабства.
Bu, diş kolelerindeki hassasiyetin mekanizmasıdır.Це відчуття і буде порогом чутливості зуба.
Nero azatlı köleleri destekledi ve patronların bu tip haklar elde etmesini engelledi.Nero v této věci vystoupil na straně propuštěnců a nepřipustil posílení práv patronů.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Jeho předci byli otroky.
Ayrıca, Alarik, Roma bölgesindeki 40.000 Got köleleri özgürleştirmek için Senato'yu zorladı.În plus, Alaric a forțat Senatul să elibereze toți cei 40.000 de sclavi goți din Roma.