Köle sahipleri, kölelerini bu işe zorlamaktaydı.Copiii sclavilor aparțineau proprietarului acelor sclavi.
869-883: Irak'ta siyah Afrikalı kölelerin zenci ayaklanması.Între 869-883, au izbucnit revolte ale zinjilor în sudul Irakului.
Görevi ev köleleriyle aynıdır.Tacticile de vânătoare sunt asemănătoare cu ale pisicii de casă.
Japon kölelerin, kendi milletleri içinde Avrupa'ya ilk varanlar olarak düşünülmektedir.Úgy vélik, hogy a japán rabszolgák voltak az elsők a nemzetük soraiból, akik Európába jutottak.
Erkek kölelerin çocukları da köle olur.Két rabszolga gyereke is rabszolgának születik.
Görevi ev köleleriyle aynıdır.Beosztása a dzsejtuni házakéhoz hasonló.
1791 - Haiti’de kölelerin ilk ayaklanması.Ez robbantotta ki 1791-ben a Haiti rabszolgalázadást.
Kölelerin büyük kısmı Karayipler'deki ve Brezilya'daki şeker üreten kolonilere gönderilmekteydi.Egyre több rabszolgát vittek az Újvilágba, főleg a Karib-térségbe és Brazíliába.
Beni Adiyy kabilesinin kölelerindendi.A Szolnok Megyei Néplap munkatársa volt.
Mordor'un köleleri kaçacak önümden."Paetkoon Mordorin orjat minua.
Afrika kökenli kölelerin Rio de Janeiro'ya büyük bir akını vardı.Roomassa oli laaja orjien vapauttamiskäytäntö.
Erkek kölelerin çocukları da köle olur.Orjien mahdollisesti saamista jälkeläisistä tuli myös orjia.
1595'te Portekiz'de, Çinli ve Japon kölelerin satın alınıp satılması yasaklandı.1595: Laki Portugalissa kieltää kiinalaisten orjien kaupan.
Genellikle, köleleri sakatlama ve öldürme kanunlarca yasaklanmıştı.Kiellosta huolimatta gorilloja kaupataan ja tapetaan yhä laittomasti.
Köle sahipleri, kölelerini bu işe zorlamaktaydı.Isännät ovat vastuussa orjiensa aiheuttamista vahingoista.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Hänen isovanhempansa olivat orjia.
Görevi ev köleleriyle aynıdır.Η διαδικασία είναι σχεδόν ίδια με τα σπίτια.
Ayrıca savaş sırasında kölelerini çağırır.Ταυτόχρονα, κάλεσε και τους εμπόλεμους σε διάσκεψη ειρήνης.
1791 - Haiti’de kölelerin ilk ayaklanması.1791 - Ξεσπά επανάσταση στην Αϊτή.
Forros: Köleliğin yasaklanması ile serbest kalan kölelerin soyundan gelen kişilerin oluşturduğu grup.Forros, απόγονοι των απελευθερωμένων σκλάβων όταν καταργήθηκε η δουλεία.
Gazis, devrimin ancak kölelerin ruhsal uyanışıyla gerçekleşeceğine inanıyordu.Ο Γαζής πίστευε ότι μόνο με την πνευματική αφύπνιση των υποδούλων θα επιτυγχανόταν η Επανάσταση.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Nogle af de rigeste familier havde slaver.
İkisi aniden Monastatos ve onun köleleri tarafından yakalanır.De fanges igen af Monostatos og hans slaver.
Sahiplerin köleleri dövme ya da öldürme gibi bir hakları yoktu.Slaveejerne havde ikke lov til at slå eller dræbe deres slaver.
Amerika'daki kölelerin toplam nüfusunun üçte biri Atlas Okyanusu'ndaki köle ticaretinin parçasıydı.En tredjedel af alle de slaver, som blev fragtet over Atlanten.
Beni Adiyy kabilesinin kölelerindendi.En klan af Utub-stammen.
869-883: Irak'ta siyah Afrikalı kölelerin zenci ayaklanması.869-883 De sorte slavers (Zanj) oprør bliver knust endegyldigt.
Erkek kölelerin çocukları da köle olur.I mellemtiden behandler han børnene som slaver.
Genellikle, köleleri sakatlama ve öldürme kanunlarca yasaklanmıştı.Slavehandel blev formelt fordømt og forbudt.
Capoeira 16.yüzyılda Brezilya'daki Angola köleleri tarafından geliştirilmiş dans, dövüş oyunu.Brasilien har den gamle kampsport capoeira, som udvikledes af brasilianske slaver i 1500-tallet.
1818'de, Vali Hudson Lowe kölelerin özgürlüğe kavuşması girişimini başlattı.I 1818 tok guvernør Hudson Lowe initiativet til frigjøring av slavene.
Daha bilinen fermanlardan biri hasta kölelerin konumuyla ilgiliydi.En av de mer kjente ediktene omhandlet syke slavers rettigheter.
Ksenofon, erkek ile kadın kölelerin ayrı kalmalarını önermiştir.Xenofon ga råd om at mannlige og kvinnelige slaver skulle bli losjert separat.
Bazı durumlarda, Yunanlar kölelerin işgücüne başvurma yoluna giderlerdi.I noen tilfeller brukte grekerne slavearbeid.
Dahası bu riski almayıp kölelerini öldüren köle sahipleri cinayetle suçlanıyordu.Videre kunne slaveeiere som ikke ønsket å ta denne risikoen, men heller drepte slavene, tiltales for mord.
Amerika'daki kölelerin toplam nüfusunun üçte biri Atlas Okyanusu'ndaki köle ticaretinin parçasıydı.Det utgjorde kun noe mer enn 3 prosent av hele den atlantiske slavehandelen.
1595'te Portekiz'de, Çinli ve Japon kölelerin satın alınıp satılması yasaklandı.1595: En lov blir vedtatt i Portugal som forbyr kjøp og salg av kinesiske slaver.
Claudius bu tedavinin ardından iyileşen kölelerin azledilmesini buyurmuştu.Claudisu erklærte at slaver som kom seg etter en slik behandling, skulle frigis.
Oysa, diğer kölelerin özgürlüklerini elde etme konusunda kesin bir şansları yoktu.Men slavene vant ikke friheten.
Sahiplerin köleleri dövme ya da öldürme gibi bir hakları yoktu.Slaveeierne hadde ikke lov til å slå eller drepe sine slaver.
Erkek kölelerin çocukları da köle olur.Barn av slavekvinner ble automatisk slaver.
Claudius'un karıları ve köleleri tarafından kolaylıkla kontrol edilebildiği şeklinde kötü bir ünü vardı.Claudius hadde ry på seg for å lett la seg manipulere av sine hustruer og tjenere.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Tidvis hadde deres foreldre eller besteforeldre vært slaver.
Kimse kölelerin isyanda yer alacaklarını öngörmemişti.På denne måten var ingen trygg mot å havne i slaveri.
1791 - Haiti’de kölelerin ilk ayaklanması.Det gjaldt også nyhetene om slaveopprøret i Haiti, som startet i 1791.
Kendisinde kaçmaya teşebbüs etti ama imparatorluk köleleri tarafından suikasta uğradı.Dia sendiri berusaha melarikan diri namun dibunuh oleh para budak kekaisaran.
Roma toplumunda kölelerin yasal konumu ve hakları da değişmeye başlar.Status hukum dan hak budak di Romawi juga mulai berubah.
Sahipleri köleleri daha sıkı çalıştırmak için zaman zaman onları gelecekte azad edeceklerini söylerlerdi.Những người sử hữu thường hứa sẽ trả tự do cho những nô lệ trong tương lai để họ làm việc chăm chỉ hơn.
Japon kölelerin, kendi milletleri içinde Avrupa'ya ilk varanlar olarak düşünülmektedir.Người ta cho rằng các thương nhân Bồ Đào Nha là những người đầu tiên mang từ này đến châu Âu.
Sahiplerin köleleri dövme ya da öldürme gibi bir hakları yoktu.Những người sở hữu không bao giờ được phép đánh đập hay giết hại nô lệ.
Nero azatlı köleleri destekledi ve patronların bu tip haklar elde etmesini engelledi.Nero đã đứng lên ủng hộ người tự do và nói rằng bọn bảo hộ không có quyền đó.
Bu şefler, adaya, aileleri ve köleleriyle gelmişlerdir.Họ đến đây để tìm kiếm ngà voi và nô lệ.
Roma toplumunda kölelerin yasal konumu ve hakları da değişmeye başlar.ローマ社会における奴隷の法的地位と権利も変化し始めた。
1595'te Portekiz'de, Çinli ve Japon kölelerin satın alınıp satılması yasaklandı.1595年にポルトガルにおいて中国人及び日本人奴隷の売買を禁ずる法律が制定された。
Sonthonax 29 Ağustos 1793 itibarıyla tüm köleleri özgürleştirir.一方でソントナは1793年8月29日に奴隷制度の廃止を宣言した。
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.より裕福な家庭は奴隷を所有した。
Beni Adiyy kabilesinin kölelerindendi.蹄の部族の戦士。
Son tavsiyesi "Ellerinizdeki kölelerinize iyi davranınız, namaza dikkat ve devam ediniz!" şeklinde oldu.のちに別喜(戸次)姓を下賜されて、別喜右近もしくは戸次右近と名乗っている。
Amacı siyah köleleri örgütleyip Portekiz yönetimine karşı ayaklandırmaktır.彼は黒人奴隷解放を政策とし、北部の資本家から喜ばれた。
Köle sahipleri, kölelerini bu işe zorlamaktaydı.裕福な人々は、奴隷にこれをやらせた。