Onları esasında köleleri sahibinin tarafından işletilen taş ocaklarının taşıma sistemi.Они фактически представляют транспортную систему на каменоломне, которой заправляет рабовладелец.
Onları esasında köleleri sahibinin tarafından işletilen taş ocaklarının taşıma sistemi.Те по същество са транспортната система на една каменоломна, управлявана от робовладелец.
Onları esasında köleleri sahibinin tarafından işletilen taş ocaklarının taşıma sistemi.Фактично вони є транспортним засобом у кар'єрі, яким володіє рабовласник.
Onları esasında köleleri sahibinin tarafından işletilen taş ocaklarının taşıma sistemi.הם בעצם מהווים את מערכת השינוע של מחצבה שמופעלת על ידי בעל עבדים.
Onları esasında köleleri sahibinin tarafından işletilen taş ocaklarının taşıma sistemi.هم بشكل مبدأي أنظمة نقل على غرار حاملي صخور الأهرام، هم مجبرون على السعي بأمر من مستعبدهم
Onları esasında köleleri sahibinin tarafından işletilen taş ocaklarının taşıma sistemi.石切場の輸送手段です ここには道がありません そのため
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.De er Saurons tjenere og han tørster efter Barahirs Ring.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Dom är Saurons tjänare. och Han söker Barahirs ring.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Eles são serviçais de Sauron, e ele busca o Anel de Barahir.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Ils sont les serviteurs de Sauron, et il cherche l'Anneau de Barahir.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Ők Szauron csatlósai és Barahir gyűrűjét keresik.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Sie sind Diener von Sauron... und er sucht nach dem Ring von Barahir.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Slouží Sauronovi a ten hledá Barahirův prsten.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Slúžia Sauronovi, a ten hľadá Barahirov Prsteň.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Sono servi di Sauron, E lui sta cercando l'anello di Barahir.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Son siervos de Sauron, y buscan el Anillo de Barahir.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.To słudzy Saurona, który szuka Pierścienia Barahira.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Ze zijn dienaren van Sauron, en hij zoekt de Ring van Barahir.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Είναι υπηρέτες του Σάουρον, κι Εκείνος γυρεύει το δαχτυλίδι του Μπάραχιρ.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.Они слуги Саурона, а он ищет кольцо Барахира.
Onlar Sauroun'un köleleri, ve o Barahir'in yüzüğünü arıyor.目的はバラヒアの指輪 つまり父上 あなたです
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.A ki pedig nem törõdék az Úr beszédével, szolgáit és barmát a mezõn hagyá.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.Ale kdož nepřiložil srdce svého k slovu Hospodinovu, nechal služebníků svých a dobytka svého na poli.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.Ale kto nepriložil svojho srdca k slovu Hospodinovmu, zanechal svojich sluhov i svoj dobytok na poli.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.Ale kto nie przyłożył serca swego do słowa Pańskiego, ten zostawił sługi swe i bydło swe na polu.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.chi invece non diede retta alla parola del Signore lasciò schiavi e bestiame in campagna
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.còn kẻ nào chẳng chú ý về lời Ðức Giê-hô-va, thì để đầy tớ và súc vật mình ở ngoài đồng.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.còn kẻ nào chẳng chú_ý về lời Ðức_Giê - hô-va , thì để đầy_tớ và súc_vật mình ở ngoài đồng .
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.Dar cei ce nu şi-au pus la inimă Cuvîntul Domnului, şi-au lăsat robii şi turmele pe cîmp.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.Kdor si pa ni vzel besede GOSPODOVE k srcu, je pustil svoje hlapce in živino na polju.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.여호와의 말씀을 마음에 두지 아니하는 자는 그 종들과 생축을 들에 그대로 두었더라
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.maar anderen sloegen Zijn woorden in de wind en lieten hun knechten en vee buiten op het land.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.mas aquele que não se importava com a palavra do Senhor, deixou os seus servos e o seu gado no campo.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.men de, der ikke lagde sig HERRENs Ord på Hjerte, lod deres Trælle og Kvæg blive ude på Marken.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.men den som icke aktade på HERRENS ord, han lät sina tjänare och sin boskap bliva kvar ute på marken.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.men de som ikke gav akt på Herrens ord, lot sine folk og sin buskap bli ute på marken.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.mutta joka ei välittänyt Herran sanasta, se jätti palvelijansa ja karjansa kedolle.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.Pero los que no tomaron en serio la palabra de Jehovah dejaron a sus criados y sus ganados en el campo
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.Tetapi yang lain tidak mengindahkan peringatan itu dan meninggalkan hamba-hamba dan ternak mereka di padang
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.Welcher Herz aber sich nicht kehrte an des HERRN Wort, die ließen ihre Knechte und ihr Vieh auf dem Felde.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.οστις ομως δεν επροσεξεν εις τον λογον του Κυριου, αφηκε τους δουλους αυτου και τα κτηνη αυτου εν τοις αγροις.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.а който не даде внимание на казаното от Господа, остави слугите си и добитъка си по полето.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.а кто не обратил сердца своего к слову Господню, тот оставил рабов своих и стада свои в поле.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.ואשר לא שם לבו אל דבר יהוה ויעזב את עבדיו ואת מקנהו בשדה׃
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.واما الذي لم يوجّه قلبه الى كلمة الرب فترك عبيده ومواشيه في الحقل
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.但 那 不 把 耶 和 華 這 話 放 在 心 上 的 、 就 將 他 的 奴 僕 和 牲 畜 、 留 在 田 裡
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.但 那 不 把 耶和華 這話 放在 心上 的 、 就 將 他 的 奴僕 和 牲畜 、 留在 田裡
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Akkor monda az õ szolgáinak: A menyegzõ ugyan készen van, de a hivatalosok nem valának méltók.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Alors il dit à ses serviteurs: Les noces sont prêtes; mais les conviés n`en étaient pas dignes.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Atunci a zis robilor săi: ,Nunta este gata; dar cei poftiţi n'au fost vrednici de ea.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Därefter sade han till sina tjänare: 'Bröllopet är tillrett, men de som voro bjudna voro icke värdiga.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Da siger han til sine Tjenere: Brylluppet er beredt, men de budne vare det ikke værd.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Da sprach er zu seinen Knechten: Die Hochzeit ist zwar bereit, aber die Gäste waren's nicht wert.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Derefter sier han til sine tjenere: Bryllupet er vel ferdig, men de innbudne var det ikke verd;
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Então disse aos seus servos: As bodas, na verdade, estão preparadas, mas os convidados não eram dignos.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Entonces dijo a sus siervos: "El banquete, a la verdad, está preparado, pero los invitados no eran dignos
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.이에 종들에게 이르되 혼인 잔치는 예비되었으나 청한 사람들은 합당치 아니하니
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Poi disse ai suoi servi: Il banchetto nuziale è pronto, ma gli invitati non ne erano degni
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Sitten hän sanoi palvelijoillensa: `Häät ovat valmistetut, mutta kutsutut eivät olleet arvollisia.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Tedaj veli hlapcem svojim: Svatovščina je sicer pripravljena, ali povabljenci niso bili vredni.