Ana içeriğe geç
Sözlük

köleleri ile cümle

köleleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Köleleri sayesinde iradesini yaydı ve uzun yıllar boyuncaRozšířil svou vůli mezi svými služebníky.
Köleleri sayesinde iradesini yaydı ve uzun yıllar boyunca何年かけてでも— イシルドゥアの末裔を探し出すこと
Köleleri vardı, kadınlara oy kullanmasına izin vermediler, toprak sahibi olmayanlara izin vermediler.Hanno avuto schiavi,non permettevano alle donne e alla gente dei campi di votare,
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.A poslal svojich sluhov, aby išli povolať pozvaných na svadbu. Ale nechceli prijsť.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.A trimes pe robii săi să cheme pe cei poftiţi la nuntă; dar ei n'au vrut să vină.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.Egli mandò i suoi servi a chiamare gli invitati alle nozze, ma questi non vollero venire
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.Envió a sus siervos para llamar a los que habían sido invitados a las bodas, pero no querían venir
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.Enviou os seus servos a chamar os convidados para as bodas, e estes não quiseram vir.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.Han sände ut sina tjänare för att kalla till bröllopet dem som voro bjudna; men de ville icke komma.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.Il envoya ses serviteurs appeler ceux qui étaient invités aux noces; mais ils ne voulurent pas venir.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.In pošlje hlapce svoje, naj pokličejo tiste, ki so bili povabljeni na svatovščino; a niso hoteli priti.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.I posłał sługi swe, aby wezwali zaproszonych na wesele; ale nie chcieli przyjść.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.I poslal služebníky své, aby povolali pozvaných na svadbu; a oni nechtěli přijíti.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.Ja hän lähetti palvelijansa kutsumaan häihin kutsuvieraita, mutta nämä eivät tahtoneet tulla.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.그 종들을 보내어 그 청한 사람들을 혼인 잔치에 오라 하였더니 오기를 싫어하거늘
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.Og han sendte sine tjenere ut for å be de innbudne komme til bryllupet; men de vilde ikke komme.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.Og han udsendte sine Tjenere for at kalde de budne til Brylluppet; og de vilde ikke komme.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.Und sandte seine Knechte aus, daß sie die Gäste zur Hochzeit riefen; und sie wollten nicht kommen.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.vua sai đầy tớ đi nhắc những người đã được mời đến dự tiệc; nhưng họ không chịu đến.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.vua sai đầy_tớ đi nhắc những người đã được mời đến dự tiệc ; nhưng họ không chịu đến .
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.και απεστειλε τους δουλους αυτου να καλεσωσι τους προσκεκλημενους εις τους γαμους, και δεν ηθελον να ελθωσι.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.и послал рабов своих звать званых на брачный пир; и не хотели придти.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.і післав слуги свої кликати запрошених на весїллє; і не схотїли прийти.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.Той разпрати слугите си да повикат поканените на сватбата; но те не искаха да дойдат.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.וישלח את עבדיו לקרא הקרואים אל החתנה ולא אבו לבוא׃
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.وارسل عبيده ليدعوا المدعوين الى العرس فلم يريدوا ان يأتوا.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.就 打 發 僕 人 去 、 請 那 些 被 召 的 人 來 赴 席 . 他 們 卻 不 肯 來
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.就 打 發僕 人 去 、 請 那些 被召 的 人來 赴 席 . 他 們卻 不 肯 來
Mesela kölelerin çocuklarını bırakalım ama köleler aynen devam etsin.Az emberek azt mondták: Felszabadíthatjuk talán a gyerekeket és megtarthatjuk a rabszolgákat."
Mesela kölelerin çocuklarını bırakalım ama köleler aynen devam etsin.Et les gens ont dit, "Eh bien il nous faut du temps pour faire cela.
Mesela kölelerin çocuklarını bırakalım ama köleler aynen devam etsin.사람들은 "점진적으로 해결해야 한다.
Mesela kölelerin çocuklarını bırakalım ama köleler aynen devam etsin.La gente dijo "Necesitaremos tiempo para hacerlo
Mesela kölelerin çocuklarını bırakalım ama köleler aynen devam etsin.Magari possiamo liberare i bambini e tenere gli schiavi.
Mesela kölelerin çocuklarını bırakalım ama köleler aynen devam etsin.Mówiono:
Mesela kölelerin çocuklarını bırakalım ama köleler aynen devam etsin.Og folk sagde "Tja, vi skal bruge tid for at gøre det. Vi kunne lade børnene gå og beholde slaverne."
Mesela kölelerin çocuklarını bırakalım ama köleler aynen devam etsin."Precisamos de algum tempo para o fazer.
Mesela kölelerin çocuklarını bırakalım ama köleler aynen devam etsin.Și oamenii au spus, "Ar trebui să o luăm lent.
Mesela kölelerin çocuklarını bırakalım ama köleler aynen devam etsin.Vielleicht lassen wir die Kinder frei und behalten die Sklaven.
Mesela kölelerin çocuklarını bırakalım ama köleler aynen devam etsin.Деякі говорили: Можливо, давайте звільнимо дітей рабів але залишим їхніх батьків рабами."
Mesela kölelerin çocuklarını bırakalım ama köleler aynen devam etsin.И хората казали: Може да освободим децата и да запазим робите.
Mesela kölelerin çocuklarını bırakalım ama köleler aynen devam etsin.ואנשים אמרו:" טוב אנחנו צריכים זמן לעשות זאת.
Mesela kölelerin çocuklarını bırakalım ama köleler aynen devam etsin.والناس قالوا : " سنحتاج وقت لفعل ذلك .
Mesela kölelerin çocuklarını bırakalım ama köleler aynen devam etsin.すぐに実行せず、子供達だけ解放して
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.A bătut pe Moabiţi, şi Moabiţii au fost supuşi lui David şi i-au plătit un bir.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.A Moábitákat is megveré; és a Moábiták Dávidnak adófizetõ szolgái lettek.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Auch schlug er die Moabiter, daß die Moabiter David untertänig wurden und Geschenke brachten.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Daud juga mengalahkan orang Moab sehingga mereka takluk dan membayar upeti kepadanya
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Fremdeles slog han Moabiterne; og Moabiterne blev Davids skatskyldige Undersåtter.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Han slog ock moabiterna; så blevo moabiterna David underdåniga och förde till honom skänker.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Han slo også moabittene, og moabittene blev Davids tjenere og måtte svare ham skatt.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Hän voitti myös mooabilaiset, ja niin mooabilaiset tulivat Daavidin veronalaisiksi palvelijoiksi.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Il battit les Moabites, et les Moabites furent assujettis à David et lui payèrent un tribut.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.또 모압을 치매 모압 사람이 다윗의 종이 되어 조공을 바치니라
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Người cũng đánh Mô-áp ; dân Mô-áp bèn phục_dịch Ða - vít , và tiến_cống cho người .
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Người cũng đánh Mô-áp; dân Mô-áp bèn phục dịch Ða-vít, và tiến cống cho người.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Porazil aj Moába, a tak boli Moabiti služobníkmi Dávidovi, donášajúcimi dary-poplatky.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Porazil je tudi Moaba; in Moabci so postali podložni Davidu in so prinašali darove.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Porazil také i Moábské, a učiněni jsou Moábští služebníci Davidovi, a dávali jemu plat.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Poraził też Moabczyki, i byli Moabczyki sługami Dawidowymi, przynosząc mu hołd.
Moavlıları da bozguna uğrattı. Onlar Davutun haraç ödeyen köleleri oldular.Quindi sconfisse i Moabiti, che divennero sudditi e tributari di Davide
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod