köleler ile cümle

köleler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Köleler ise tam olarak bunu yaparlar.Nå blir slavene for alvor slaver.
Tarımda olduğu gibi, ailenin kapasitesini aşan iş gücünde köleler çalıştırılmıştır.Som i jordbruket ble de brukt til arbeid som oversteg kapasiteten til familien.
Dahası bu riski almayıp kölelerini öldüren köle sahipleri cinayetle suçlanıyordu.Videre kunne slaveeiere som ikke ønsket å ta denne risikoen, men heller drepte slavene, tiltales for mord.
Amerika'daki kölelerin toplam nüfusunun üçte biri Atlas Okyanusu'ndaki köle ticaretinin parçasıydı.Det utgjorde kun noe mer enn 3 prosent av hele den atlantiske slavehandelen.
1595'te Portekiz'de, Çinli ve Japon kölelerin satın alınıp satılması yasaklandı.1595: En lov blir vedtatt i Portugal som forbyr kjøp og salg av kinesiske slaver.
Britanya özellikle madenleri ve köleler bakımından Roma için çekici bir hedefti.Britannia var atraktivt for romerne på grunn av dets ressurser, og da spesielt i form av gruver og slaver.
Claudius bu tedavinin ardından iyileşen kölelerin azledilmesini buyurmuştu.Claudisu erklærte at slaver som kom seg etter en slik behandling, skulle frigis.
Köleler herhangi bir hakka ya da sosyal statüye sahip değillerdi.Slaver hadde ingen makt eller status.
Oysa, diğer kölelerin özgürlüklerini elde etme konusunda kesin bir şansları yoktu.Men slavene vant ikke friheten.
Sahiplerin köleleri dövme ya da öldürme gibi bir hakları yoktu.Slaveeierne hadde ikke lov til å slå eller drepe sine slaver.
Erkek kölelerin çocukları da köle olur.Barn av slavekvinner ble automatisk slaver.
Şahısların yanında, şehir devletleri de kölelere sahipti.Bystatene hadde også sine slaver.
1633'te yerleşmeye yardımcı olmak üzere ilk Afrikalı köleler getirildi.I 1633 kom de første slavene fra Afrika for å arbeide ved plantasjene.
Evde doğan köleler (oikogeneis), genellikle ayrıcalıklı bir sınıf oluşturmuşlardır.Slaver som var født i sin herres hjem, ble ofte gitt en privilegert status.
Claudius'un karıları ve köleleri tarafından kolaylıkla kontrol edilebildiği şeklinde kötü bir ünü vardı.Claudius hadde ry på seg for å lett la seg manipulere av sine hustruer og tjenere.
MÖ 4. yüzyıldan sonra fahişelik köleler arasında yaygınlaştı.Omkring 400-tallet ble øya bosatt av slavere.
Serbest bırakılan köleler azatlı tabakasını meydana getiriyordu.Deres slaver ble satt fri av frigjøringsproklamasjonen.
Gladyatörlerin çoğu suçlular ya da köleler arasından yetişirdi.Gladiatorene var for det meste kriminelle, krigsfanger og slaver.
İlk yeniçeriler savaş esirlerinden ve kölelerden oluşmuştur.De utstilte hodeskallene stammet fra krigsfanger og fra menneskeofringer.
Köleler iaşe kaynaklarından uzaklaşmış ve etrafı çevrilmiş durumda kalır.Elevene kommer fra Ilseng og spredt bebyggelse i omegn.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Tidvis hadde deres foreldre eller besteforeldre vært slaver.
Kimse kölelerin isyanda yer alacaklarını öngörmemişti.På denne måten var ingen trygg mot å havne i slaveri.
1791 - Haiti’de kölelerin ilk ayaklanması.Det gjaldt også nyhetene om slaveopprøret i Haiti, som startet i 1791.
Kendisinde kaçmaya teşebbüs etti ama imparatorluk köleleri tarafından suikasta uğradı.Dia sendiri berusaha melarikan diri namun dibunuh oleh para budak kekaisaran.
Bu köleler artlarından Capua'dan gönderilen küçük bir birliği mağlup ederler.Para budak pelarian ini mampu mengalahkan pasukan kecil yang dikirim untuk mengejar mereka dari Capua.
Roma toplumunda kölelerin yasal konumu ve hakları da değişmeye başlar.Status hukum dan hak budak di Romawi juga mulai berubah.
Ev işlerini köleler yaparlardı.Inilah hamba kerjakan.
Köleler Roma hukukuna göre mülkiyet olarak kabul edilir ve hiçbir hukuki hakları olmazdı.Di bawah hukum Romawi, budak dianggap properti dan tidak memiliki hukum perorangan.
Kölelere ve serflere özgürlük ve eşitlik vadediyordu.Sesudah remaja dan dewasa manusia menuntut kebebasan dan kemandirian.
Örneğin köleler, efendilerinin emirlerine hiç dikkate almadılar.Namun menurut sumber lain, Ahiṃsaka tak memprotes perintah gurunya.
Köleler ayrıca evlerde istihdam edilmiştir.Ibadah masih dilaksanakan di rumah-rumah.
İsyan başarıyla sonuçlandı, köleler ve gladyatörler özgür oldu.Pemberontakan ini gagal dan para royalis dijadikan sandera.
Köleler ise tam olarak bunu yaparlar.Nabi muda itu melakukan tepat seperti yang disuruhkan.
1619 - İlk Afrikalı köleler Jamestown, Virginia'ya getirildiler.1619 – Những người nô lệ da đen đầu tiên đến Châu Mỹ tại Jamestown, Virginia.
Sahipleri köleleri daha sıkı çalıştırmak için zaman zaman onları gelecekte azad edeceklerini söylerlerdi.Những người sử hữu thường hứa sẽ trả tự do cho những nô lệ trong tương lai để họ làm việc chăm chỉ hơn.
Köleler Roma hukukuna göre mülkiyet olarak kabul edilir ve hiçbir hukuki hakları olmazdı.Theo luật La Mã, nô lệ được coi là tài sản và không có địa vị pháp lý.
Yasaya göre kölelere 4 ile 6 yıllık bir "çıraklık" döneminin ardından özgürlükleri verildi.Theo Đạo luật này, nô lệ được giải phóng hoàn toàn sau một khoảng thời gian từ 4 đến 6 năm "học nghề".
Koleler korosu: "Hark!HECKLER KHÁC: buồn cười!
1808 yılında Sierra Leone, azat edilen köleler için resmî Britanya kolonisi olarak belirlendi.Năm 1808, Sierra Leone được chỉ định là một thuộc địa chính thức của Anh cho các nô lệ được giải phóng.
Japon kölelerin, kendi milletleri içinde Avrupa'ya ilk varanlar olarak düşünülmektedir.Người ta cho rằng các thương nhân Bồ Đào Nha là những người đầu tiên mang từ này đến châu Âu.
Sahiplerin köleleri dövme ya da öldürme gibi bir hakları yoktu.Những người sở hữu không bao giờ được phép đánh đập hay giết hại nô lệ.
Nero azatlı köleleri destekledi ve patronların bu tip haklar elde etmesini engelledi.Nero đã đứng lên ủng hộ người tự do và nói rằng bọn bảo hộ không có quyền đó.
Bu şefler, adaya, aileleri ve köleleriyle gelmişlerdir.Họ đến đây để tìm kiếm ngà voi và nô lệ.
Kölelere ve serflere özgürlük ve eşitlik vadediyordu.Họ mong muốn được tự do tôn giáo và Phật giáo được bình đẳng.
Bazen inşaat faaliyetleri için köleler kullanılıyordu.Lao động nô lệ thường được sử dụng cho lực lượng lao động.
Köleler ise tam olarak bunu yaparlar.Đồng thời kêu gọi những người nô lệ này nhập ngũ.
Roma toplumunda kölelerin yasal konumu ve hakları da değişmeye başlar.ローマ社会における奴隷の法的地位と権利も変化し始めた。
1595'te Portekiz'de, Çinli ve Japon kölelerin satın alınıp satılması yasaklandı.1595年にポルトガルにおいて中国人及び日本人奴隷の売買を禁ずる法律が制定された。
Latince konuşan çoğunluğun arasında Yunan tüccar ve köleler de bulunuyordu.ラテン語の話者が大半が住む中で、大きなマイノリティーのギリシャ人の商人や奴隷も暮らしていた。
1633'te yerleşmeye yardımcı olmak üzere ilk Afrikalı köleler getirildi.1633年には最初の黒人奴隷が到着した。
Sonthonax 29 Ağustos 1793 itibarıyla tüm köleleri özgürleştirir.一方でソントナは1793年8月29日に奴隷制度の廃止を宣言した。
Köleler ise tam olarak bunu yaparlar.奴隷は補足的なものである。
Beyazlarla köleler arasında sık sık şiddetli çatışmalar çıkardı.白人植民者と黒人奴隷の間には度々暴力的な紛争が続いた。
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.より裕福な家庭は奴隷を所有した。
Beni Adiyy kabilesinin kölelerindendi.蹄の部族の戦士。
Ancak 16. yüzyılda Afrika'dan getirilen köleler aracılığıyla Küba'ya taşınmıştır.スペイン人は16世紀になると アフリカから奴隷を送り込み始める。
Genel olarak köleler kötü davranışa maruz kalıyorlardı.厳しい扱いによって奴隷は不満を募らせていた。
Son tavsiyesi "Ellerinizdeki kölelerinize iyi davranınız, namaza dikkat ve devam ediniz!" şeklinde oldu.のちに別喜(戸次)姓を下賜されて、別喜右近もしくは戸次右近と名乗っている。
Kadın kölelere cariye denir.もとは奴隷の出自と言われる。
Amacı siyah köleleri örgütleyip Portekiz yönetimine karşı ayaklandırmaktır.彼は黒人奴隷解放を政策とし、北部の資本家から喜ばれた。
İlgili Sayfalar