köleler ile cümle
köleler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kadın kölelere cariye denir.اشتَهرَ باعتباره ضحية لاسترقاق الأطفال.
Sahipleri köleleri daha sıkı çalıştırmak için zaman zaman onları gelecekte azad edeceklerini söylerlerdi.وكثيرًا ما وعد الملاك بتحرير العبيد في المستقبل لتشجيع العبيد على العمل بجد.
Forros: Köleliğin yasaklanması ile serbest kalan kölelerin soyundan gelen kişilerin oluşturduğu grup.ويرجع ذلك إلى أن الداعين إلى التحرير من العبودية هم من قاموا بتحرير تلك الكتابات.
1633'te yerleşmeye yardımcı olmak üzere ilk Afrikalı köleler getirildi.في عام 1633، تم استيراد دفعة أوائل العبيد من أفريقيا للمساعدة في المزارع.
Son tavsiyesi "Ellerinizdeki kölelerinize iyi davranınız, namaza dikkat ve devam ediniz!" şeklinde oldu.التهذيب: من أَمثالهم: سَمْنُكم هُرِيقَ في أَدِيمِكم أَي في مَأْدُومِكم، ويقال: في سِقائكم.
Kölelerini özgür bırakırlar ve Baron’u öldürürler.الإعتاق هو تحرير العبد من عبوديته لمالكه وإطلاق سراحه.
Evdeki tüm erkek ve kadın köleleri Theodore'a kutsaması için getirildi.Todos os escravos e escravas da casa foram levados a Teodoro para receberem sua bênção.
Roma toplumunda kölelerin yasal konumu ve hakları da değişmeye başlar.O status e os direitos legais dos escravos romanos também começaram a mudar.
1908 yılına kadar, kadın köleler Osmanlı İmparatorluğu'nda hâlâ satılmaktaydı.Em 1908, escravas ainda eram vendidas no Império Otomano.
1595'te Portekiz'de, Çinli ve Japon kölelerin satın alınıp satılması yasaklandı.Em 1595, foi aprovada uma lei em Portugal que proibia a venda e a compra de escravos chineses e japoneses.
Ardından gelen ana gelir kalemlerinden biri ise azat edilmiş kölelerin değerleri üzerinden alınan 5% vergiydi.Mais tarde, ele passou a ser preenchido por um imposto de 5% sobre o valor de todos os escravos libertados.
Özgür kölelerden oluşturulmuş 20,000 kürekçili bir donanma inşa edildi.Uma nova frota foi construída, com 20 000 remadores recolhidos de escravos libertos.
Kendisinde kaçmaya teşebbüs etti ama imparatorluk köleleri tarafından suikasta uğradı.Ele próprio teria tentado fugir, mas foi assassinado por seus escravos.
Claudius bu tedavinin ardından iyileşen kölelerin azledilmesini buyurmuştu.Cláudio ditou que os escravos que se recuperassem desse tratamento ficariam livres.
Genel olarak, İtalya'daki köleler, yerli İtalyanlardı.Na Itália, a maioria dos escravos eram itálicos.
Beyazlarla köleler arasında sık sık şiddetli çatışmalar çıkardı.Colonos brancos e escravos negros tinham, frequentemente, conflitos violentos.
1633'te yerleşmeye yardımcı olmak üzere ilk Afrikalı köleler getirildi.Em 1633, os primeiros escravos foram trazidos da África para ajudar nas plantações.
Köleler Roma hukukuna göre mülkiyet olarak kabul edilir ve hiçbir hukuki hakları olmazdı.Perante a lei romana, os escravos eram considerados propriedade e não tinham personalidade jurídica.
Elde edilen kadın kölelere cariye adı verilir.Sabe-se que peculium designa a posse concedida aos escravos.
Antik Roma'da azatlı köleler kendi kölelerine sahip olabilirlerdi.Senhores do Antigo Egito tinham obrigações quando possuíam escravos.
Erkek kölelerin çocukları da köle olur.Uma criança nascida de escrava tornava-se também escrava.
Latince konuşan çoğunluğun arasında Yunan tüccar ve köleler de bulunuyordu.Uma grande minoria grega, incluindo escravos e mercadores, coexistia com a maioria de língua latina.
İspanyol müziği ile kölelerce Afrika'dan getirilen Afrika müziklerinin karışımından oluşur.A música colombiana é uma mistura da música africana levada pelos escravos e espanhóis.
Bunların en aşağısında tabi köleler vardır.As inferiores são esverdeadas.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Para a família pertencia também os escravos.
Köleler ise tam olarak bunu yaparlar.Os escravos executavam o labute.
Beni Adiyy kabilesinin kölelerindendi.Foi um general de Kansa tribo dos Asuras.
Mordor'un köleleri kaçacak önümden."De slaven van Mordor zullen van mij vluchten.
1908 yılına kadar, kadın köleler Osmanlı İmparatorluğu'nda hâlâ satılmaktaydı.Nog in 1908 werden er vrouwelijke slaven verkocht in het Ottomaanse Rijk.
Erkek kölelerin çocukları da köle olur.Kinderen van gehuwde slaven zijn eveneens slaven.
Evde doğan köleler (oikogeneis), genellikle ayrıcalıklı bir sınıf oluşturmuşlardır.In huis geboren slaven, oikogeneis (Οἰκογενεις), maakten vaak deel uit van een bevoorrechte klasse.
Köleler ise tam olarak bunu yaparlar.Dit werd door de slaven gedaan.
Köleler ayrıca evlerde istihdam edilmiştir.Slaven werden ook in huis tewerkgesteld.
Muhtemelen köleler daha çoktu.Tempelslaven kwamen veel meer voor.
Köleler ayrıca esnaf ve tüccar olarak kullanılmıştır.Slaven werden ook gebruikt als ambachtslieden en vakmannen.
Ancak 16. yüzyılda Afrika'dan getirilen köleler aracılığıyla Küba'ya taşınmıştır.De Saci werd in de achttiende eeuw door Afrikaanse slaven naar Brazilië gebracht.
Yarımada 19. yüzyılın başlarında, kaçak köleler için bir sığınaktı.Het schiereiland was berucht in het begin van de 19e eeuw als een toevluchtsoord voor gevluchte slaven.
Caligula, onlara ait tüm mobilya, mücevher köle ve azatlı köleleri sattı.Caligula zou hun meubels, juwelen, slaven en vrijgelatenen in Gallia verkopen.
Pleasure Slaves (Zevk Köleleri): Köle evlerinde özel eğitim almış kölelerdir.Avadiem (עבדים , Slaven) - gaat over het bezit van slaven.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.In de vroegste tijden waren de slavenfamilies maar klein.
Görevi ev köleleriyle aynıdır.Het mannenhuis is vergelijkbaar met de woonhuizen.
Özgür kölelerden oluşturulmuş 20,000 kürekçili bir donanma inşa edildi.Een nieuwe vloot werd gebouwd, met 20.000 roeiers die vooral bestonden uit bevrijde slaven.
Bir köle malvarlığına ve hatta kendisine ait kölelere sahip olabilir.Hij kon wel bezit verwerven en zelfs andere slaven houden.
Köleler bamya tohumlarını kulaklarının arkasında saklayarak Afrika ve Asya'ya getirip ekmişlerdir.Vogels zouden de zaden vervolgens verder in Afrika en Azië hebben verspreid.
Kadın kölelere cariye denir.Ze worden dan ook wel aangeduid als kindslaven.
Ev işlerini köleler yaparlardı.Voor het bewerken van het land gebruikten zij slaven.
Claudius'un karıları ve köleleri tarafından kolaylıkla kontrol edilebildiği şeklinde kötü bir ünü vardı.Claudius had de reputatie door zijn vrouw en vrijgelaten slaven te worden overheerst.
Özellikle Yunan köleler yüksek eğitimli olabilirlerdi.Het onderwijs bij vooral de elite werd namelijk vaak gegeven door hoogopgeleide Griekse slaven.
Bazen inşaat faaliyetleri için köleler kullanılıyordu.Vaak werden daar slaven voor gebruikt, die in dienst van de familie waren.
Çıplaklık sadece kölelerin ve çocukların heykellerinde kullanılırdı.In Sparta was het gewoon dat slaven en jongeren naakt waren.
Serbest bırakılan köleler de gemilerler buraya getiriliyordu.De bemanningen van de veroverde schepen werden als slaven aan land gebracht en verhandeld.
Yarımada 19. yüzyılın başlarında, kaçak köleler için bir sığınaktı.W XIX wieku półwysep był schronieniem dla zbiegłych niewolników.
7 Nisan - New York'ta köleler isyan başlattı.7 kwietnia – rewolta niewolników w Nowym Jorku.
Köleler ise tam olarak bunu yaparlar.Inaczej jest tylko w przypadku niewolników.
1808 yılında Sierra Leone, azat edilen köleler için resmî Britanya kolonisi olarak belirlendi.W 1808 Sierra Leone została oficjalną kolonią brytyjską, w której mieli osiedlać się uwolnieni niewolnicy.
Beyazlarla köleler arasında sık sık şiddetli çatışmalar çıkardı.Pomiędzy kolonizatorami a ich czarnymi niewolnikami często dochodziło do ostrych konfliktów.
Özellikle Yunan köleler yüksek eğitimli olabilirlerdi.Gladiatorzy byli specjalnie szkolonymi niewolnikami.
1633'te yerleşmeye yardımcı olmak üzere ilk Afrikalı köleler getirildi.W 1633 do pracy na plantacjach sprowadzono pierwszych czarnoskórych niewolników z Afryki.
Ayrıca savaş sırasında kölelerini çağırır.Niewolników pozyskiwano w trakcie wojen.
Görevi ev köleleriyle aynıdır.Samice wyglądają identycznie, jak samice wróbla domowego.
İlgili Sayfalar