köleler ile cümle
köleler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Köleler ayrıca evlerde istihdam edilmiştir.Außerdem scheinen Sklaven gehalten worden zu sein.
Köleler: Hiçbir hakları ve özgürlükleri yoktu.Sklavinnen und Prostituierte hatten keine rechtlichen Ansprüche.
Özgür Köleler organize olamamış özgürlük isteyen insanlardan oluşur.Das frische Leben eines Volkes bedarf freier Organe.
Kanada'ya kaçan eski kölelerin çoğu Ontario'ya yerleşmiştir.Die meisten Kanadier stammen aus Ontario.
Kadın kölelere cariye denir.Dabei wird der Ort Slavis genannt.
İmha Şövalyeleri: Nerissa'nın köleleridir.Comtesse de Noailles: Die Unschuldigen.
1791 - Haiti’de kölelerin ilk ayaklanması.Bereits 1791 kamen haitianische Flüchtlinge während des dortigen Sklavenaufstandes nach Kuba.
İlk yeniçeriler savaş esirlerinden ve kölelerden oluşmuştur.Les premières unités étaient composée de prisonniers de guerre et d'esclaves.
1908 yılına kadar, kadın köleler Osmanlı İmparatorluğu'nda hâlâ satılmaktaydı.Pas plus tard qu’en 1908, les femmes étaient encore vendues comme esclaves dans l’Empire ottoman.
Kaçan köleler rota boyunca bir yön istasyonundan diğerine, kuzeye doğru hareket etmekteydi.Les esclaves en fuite allaient d'une gare à l'autre lorsqu'ils se rendaient vers le nord.
Evde doğan köleler (oikogeneis), genellikle ayrıcalıklı bir sınıf oluşturmuşlardır.Par ailleurs, les esclaves nés à la maison, minoritaires, constituent souvent une classe privilégiée.
Roma toplumunda kölelerin yasal konumu ve hakları da değişmeye başlar.Le statut légal et les droits des esclaves romains commencèrent également à changer.
Köleler ayrıca evlerde istihdam edilmiştir.Enfin, les esclaves sont également employés à la maison.
Bir köle malvarlığına ve hatta kendisine ait kölelere sahip olabilir.Un esclave pouvait posséder des biens et des terres, et même posséder lui-même ses propres esclaves.
Özgür kölelerden oluşturulmuş 20,000 kürekçili bir donanma inşa edildi.Une nouvelle flotte est formée, avec 20 000 rameurs recrutés en affranchissant des esclaves.
Yasaya göre kölelere 4 ile 6 yıllık bir "çıraklık" döneminin ardından özgürlükleri verildi.D'après l'Acte, les esclaves étaient totalement émancipés après une période d'« apprentissage » de 4 à 6 ans.
1808 yılında Sierra Leone, azat edilen köleler için resmî Britanya kolonisi olarak belirlendi.En 1808, la Sierra Leone est désignée pour accueillir les esclaves libérés.
Kaçak köleler geceleri yolculuk ederek, 10-20 mil (16-32 km) aralıkla yer alan istasyonlara gitmekteydiler.Les esclaves voyageaient de nuit, environ 15 à 30 km séparaient chaque station.
1791 - Haiti’de kölelerin ilk ayaklanması.À Haïti, en 1791, la révolte des esclaves gronde.
Latince konuşan çoğunluğun arasında Yunan tüccar ve köleler de bulunuyordu.La majorité des habitants parle le latin, avec des minorités de commerçants grecs et d'esclaves.
Bunlardan birincisi, gerçek şahıslara ait kölelerdir.Les personnes appartenant à la deuxième classe étant les esclaves des premiers.
Köleler iaşe kaynaklarından uzaklaşmış ve etrafı çevrilmiş durumda kalır.Les esclaves s’enfuyaient de la maison de leurs maîtres et se retiraient près de lui.
869-883: Irak'ta siyah Afrikalı kölelerin zenci ayaklanması.869-883 : révolte des Zanj, esclaves noirs, en Irak, écrasée par les Abbassides.
Köleler ise tam olarak bunu yaparlar.La même procédure est appliquée aux esclaves.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Les plus défavorisés étaient les esclaves.
Bu süreçte kaçkın köleleri yakalayarak para kazanmaya çalışan köle avcılarından uzak durmaya çalışmıştır.Il est rattrapé par des chasseurs d’esclaves lancés à sa poursuite.
7 Nisan - New York'ta köleler isyan başlattı.6 avril : révolte d’esclaves dans la colonie de New York.
Yaşam süreleri çok kısa olduğu için, sürekli olarak yeni kölelere ihtiyaç duyuluyordu.Leur espérance de vie étant ainsi basse, il faut régulièrement les remplacer par de nouvelles recrues..
Genellikle Tower (kule) köleleri tarafından uygulanır.La poterie est le plus souvent le fait d’esclaves.
Kendisinde kaçmaya teşebbüs etti ama imparatorluk köleleri tarafından suikasta uğradı.Él mismo intentó marcharse, pero fue asesinado por esclavos imperiales.
Mordor'un köleleri kaçacak önümden."Que los esbirros de Mordor huyan de mí.
1908 yılına kadar, kadın köleler Osmanlı İmparatorluğu'nda hâlâ satılmaktaydı.Para el año 1908, todavía se vendían esclavas en el Imperio Otomano.
Köleler İsrailoğullarından değildi ve Yhvh'ye ibadet etmiyorlardı.Pero habían quedado de los hijos de Israel siete tribus a las cuales aún no habían repartido su posesión.
Bu köleler muhtemelen Jaffa ya da insan görevlileri olabilir.Estos siervos incluirían Jaffas y posiblemente humanos públicos.
Roma toplumunda kölelerin yasal konumu ve hakları da değişmeye başlar.El estatus y los derechos legales de los esclavos romanos también empezaron a cambiar.
Latince konuşan çoğunluğun arasında Yunan tüccar ve köleler de bulunuyordu.Junto con la mayoría de hablantes de Latín existían minorías de comerciantes griegos y esclavos.
Ksenofon, erkek ile kadın kölelerin ayrı kalmalarını önermiştir.Jenofonte aconseja alojar a los esclavos hombres y mujeres separadamente.
Köleler ise tam olarak bunu yaparlar.La misma práctica se hacía con los esclavos.
Bir köle malvarlığına ve hatta kendisine ait kölelere sahip olabilir.Un esclavo podía tener posesiones e incluso ser propietario de otros esclavos.
Sahiplerin köleleri dövme ya da öldürme gibi bir hakları yoktu.No se permitía que los dueños pegaran o mataran a sus esclavos.
Bunların en aşağısında tabi köleler vardır.Debajo de ellos fueron esclavizados personas.
Bu devrede kurban edilen insanlar genellikle ya esir ya kölelerdi.Los remeros normalmente eran esclavos o prisioneros.
Köleler: Hiçbir hakları ve özgürlükleri yoktu.Los esclavos, en cambio, no tenían ningún derecho y eran propiedad de algún hombre libre.
Çıplaklık sadece kölelerin ve çocukların heykellerinde kullanılırdı.Las alegorías se representan bajo la forma de muchachos y muchachas desnudos.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Sus abuelas habían sido descendientes de esclavos.
Örneğin köleler, efendilerinin emirlerine hiç dikkate almadılar.Los esclavos estaban exentos de castigo, y trataban con desprecio de sus amos.
Ayrıca satılmak istemeyen kölelerinini satmamaya çalışırdı.Estás afuera tratando de vender porquería que nadie quiere.
Ardından gelen ana gelir kalemlerinden biri ise azat edilmiş kölelerin değerleri üzerinden alınan 5% vergiydi.La vicesima libertatis, gravamen del 5% sobre las manumisiones de esclavos.
Japon kölelerin, kendi milletleri içinde Avrupa'ya ilk varanlar olarak düşünülmektedir.Se cree que los comerciantes portugueses fueron los primeros en llevar la palabra a Europa.
İlk yeniçeriler savaş esirlerinden ve kölelerden oluşmuştur.Por último estaban los esclavos; estos eran los prisioneros de guerra.
Umuma açık meydan çeşmelerinden su alıp getirmek köleler ve bazen kadınlar için günlük işlerden biriydi.Ir a buscar agua era la faena cotidiana de las mujeres.
Belirlenen süreler sonunda köleler hür hale geliyorlardı.Los esclavos finalmente fueron libres.
1808 yılında Sierra Leone, azat edilen köleler için resmî Britanya kolonisi olarak belirlendi.Nel 1808, la Sierra Leone fu designata come colonia ufficiale britannica per gli schiavi liberati.
Roma toplumunda kölelerin yasal konumu ve hakları da değişmeye başlar.Anche la condizione legale e i diritti degli schiavi romani iniziarono a mutare.
1619 - İlk Afrikalı köleler Jamestown, Virginia'ya getirildiler.1619 – I primi schiavi neri arrivano a Jamestown (Virginia).
İntikam Şövalyeleri: Nerissa'nın köleleridir.Cavalieri della vendetta: seguaci di Nerissa.
Bir köle malvarlığına ve hatta kendisine ait kölelere sahip olabilir.Uno schiavo poteva avere possedimenti e addirittura possedere a sua volta schiavi.
Pek çok zaman, insan deneylerinin objeleri mahkumlar, köleler, aile üyeleri veya deneyi yapanın kendisiydi.Per l'occasione, i soggetti della sperimentazione umana sono stati prigionieri, schiavi, od anche familiari.
Onların yaşam koşulları acımasız ve hayatları öteki kölelerden daha kısaydı.Le loro condizioni di vita e di lavoro non erano molto diverse da quelle degli schiavi.
Oysa normal köleler, toplumun en alt sınıfında bulunuyorlardı.Gli schiavi erano l'ultimo gradino della società.
İlgili Sayfalar