köleler ile cümle
köleler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Quando ele já ia descendo, saíram-lhe ao encontro os seus servos, e lhe disseram que seu filho vivia.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Und indem er hinabging, begegneten ihm seine Knechte, verkündigten ihm und sprachen: Dein Kind lebt.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Zijn bedienden kwamen hem tegemoet. "Uw zoon is al weer beter!" vertelden zij hem.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Ενω δε ουτος ηδη κατεβαινεν, απηντησαν αυτον οι δουλοι αυτου και απηγγειλαν λεγοντες οτι ο υιος σου ζη.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.А той ги попита в кой час му стана по-леко. Те му казаха: В седмия час треската го остави.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Вже ж він ішов, зустріли його слуги його й звістили, кажучи: Що хлопчик твій живий.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.На дороге встретили его слуги его и сказали: сын твой здоров.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.ויהי ברדתו ויפגעו בו עבדיו ויבשרו אתו כי חי בנו׃
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.وفيما هو نازل استقبله عبيده واخبروه قائلين ان ابنك حيّ.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.正 下 去 的 時 候 、 他 的 僕 人 迎 見 他 、 說 他 的 兒 子 活 了
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.正 下去 的 時候 、 他 的 僕人 迎 見他 、 說 他 的 兒子 活了
Dunedain Efendisi insanlarıyla büyük cesaretli bir saldırı yaptı ve düşman köleleri ürktüler.Dunedain folkets Herre, sine mænd i et storslået og ærefuldt slag, og fjenden tjenere skælvede.
Dunedain Efendisi insanlarıyla büyük cesaretli bir saldırı yaptı ve düşman köleleri ürktüler.Herr der Dúnedain, seine Mannen in einen großen und kühnen Angriff und die Diener des Feindes verzagten.
Dunedain Efendisi insanlarıyla büyük cesaretli bir saldırı yaptı ve düşman köleleri ürktüler.liderou seu povo em uma grande ofensiva, e os serviçais do Inimigo cederam.
Dunedain Efendisi insanlarıyla büyük cesaretli bir saldırı yaptı ve düşman köleleri ürktüler.Pán Dúnadanov, viedol svoj ľud do veľkého a odvážneho boja, a služobníci Nepriateľa sa triasli hrôzou.
Dunedain Efendisi insanlarıyla büyük cesaretli bir saldırı yaptı ve düşman köleleri ürktüler.Wódz Dúnedainów poprowadził swych ludzi do mężnego szturmu, i słudzy zła zadrżeli.
Dunedain Efendisi insanlarıyla büyük cesaretli bir saldırı yaptı ve düşman köleleri ürktüler.敵のしもべは恐れをなした
Dünya genelinde, köleler doğal hayatı yok etmek için kullanıldılar.Dzieje się tak na całym świecie.
Dünya genelinde, köleler doğal hayatı yok etmek için kullanıldılar.세계에서 노예는 환경파괴에 이용되고 있습니다
Dünya genelinde, köleler doğal hayatı yok etmek için kullanıldılar.מסביב לעולם, מנצלים עבדים להרוס את הסביבה,
Dünya genelinde, köleler doğal hayatı yok etmek için kullanıldılar.حول العالم، يستخدم العبيد للقيام بالأعمال المخربة للبيئة،
Dünya genelinde, köleler doğal hayatı yok etmek için kullanıldılar.アマゾンの熱帯林を伐採したり
Düşman köleleri tekrar denediğinde Dunedain'i uzaklara sürmek için !lorsque les serviteurs du Mal tenteront à nouveau de mener les Dúnedains plus loin encore en exil !
Düşman köleleri tekrar denediğinde我らを追い詰めようとも
Efendi gecenin ister ikinci, ister üçüncü nöbetinde gelsin, uyanık bulacağı kölelere ne mutlu!或 是 二 更 天 來 、 或 是 三 更 天 來 、 看 見 僕 人 這 樣 、 那 僕 人 就 有 福 了
Efendi gecenin ister ikinci, ister üçüncü nöbetinde gelsin, uyanık bulacağı kölelere ne mutlu!A keby prišiel za druhej stráže a za tretej stráže keby prišiel a našiel tak, blahoslavení sú tí sluhovia!
Efendi gecenin ister ikinci, ister üçüncü nöbetinde gelsin, uyanık bulacağı kölelere ne mutlu!E se, giungendo nel mezzo della notte o prima dell'alba, li troverà così, beati loro
Efendi gecenin ister ikinci, ister üçüncü nöbetinde gelsin, uyanık bulacağı kölelere ne mutlu!Hoặc canh hai , canh ba , chủ trở_về , nếu thấy đầy_tớ như_vậy thì phước cho họ !
Efendi gecenin ister ikinci, ister üçüncü nöbetinde gelsin, uyanık bulacağı kölelere ne mutlu!Hoặc canh hai, canh ba, chủ trở về, nếu thấy đầy tớ như vậy thì phước cho họ!
Efendi gecenin ister ikinci, ister üçüncü nöbetinde gelsin, uyanık bulacağı kölelere ne mutlu!In če pride ob drugi straži ali če pride ob tretji straži in jih najde tako, blagor tistim hlapcem.
Efendi gecenin ister ikinci, ister üçüncü nöbetinde gelsin, uyanık bulacağı kölelere ne mutlu!주인이 혹 이경에나 혹 삼경에 이르러서도 종들의 이같이 하는 것을 보면 그 종들은 복이 있으리로다
Efendi gecenin ister ikinci, ister üçüncü nöbetinde gelsin, uyanık bulacağı kölelere ne mutlu!Of Hij nu 's avonds komt of na middernacht, voor degenen die klaar staan, zal het een heerlijk moment zijn.
Efendi gecenin ister ikinci, ister üçüncü nöbetinde gelsin, uyanık bulacağı kölelere ne mutlu!Og om han kommer i den annen vakt, og om han kommer i den tredje og finner det så, salige er de.
Efendi gecenin ister ikinci, ister üçüncü nöbetinde gelsin, uyanık bulacağı kölelere ne mutlu!Quer venha na segunda vigília, quer na terceira, bem-aventurados serão eles, se assim os achar.
Efendi gecenin ister ikinci, ister üçüncü nöbetinde gelsin, uyanık bulacağı kölelere ne mutlu!Qu`il arrive à la deuxième ou à la troisième veille, heureux ces serviteurs, s`il les trouve veillant!
Efendi gecenin ister ikinci, ister üçüncü nöbetinde gelsin, uyanık bulacağı kölelere ne mutlu!Και εαν ελθη εν τη δευτερα φυλακη και εν τη τριτη φυλακη ελθη και ευρη ουτω, μακαριοι ειναι οι δουλοι εκεινοι.
Efendi gecenin ister ikinci, ister üçüncü nöbetinde gelsin, uyanık bulacağı kölelere ne mutlu!И ако дойде на втора стража, или на трета стража, и ги намери така, блажени са ония слуги.
Efendi gecenin ister ikinci, ister üçüncü nöbetinde gelsin, uyanık bulacağı kölelere ne mutlu!И если придет во вторую стражу, и в третью стражу придет, и найдет их так, то блаженны рабы те.
Efendi gecenin ister ikinci, ister üçüncü nöbetinde gelsin, uyanık bulacağı kölelere ne mutlu!І коли прийде о другій сторожі, або о третій сторожі прийде, і знайде так, блаженні слуги ті.
Efendi gecenin ister ikinci, ister üçüncü nöbetinde gelsin, uyanık bulacağı kölelere ne mutlu!ואם יבוא באשמרה השנית או באשמרה השלישית וכן ימצא אשרי העבדים ההם׃
Efendi gecenin ister ikinci, ister üçüncü nöbetinde gelsin, uyanık bulacağı kölelere ne mutlu!وان أتى في الهزيع الثاني او أتى في الهزيع الثالث ووجدهم هكذا فطوبى لاولئك العبيد.
Efendi gecenin ister ikinci, ister üçüncü nöbetinde gelsin, uyanık bulacağı kölelere ne mutlu!或是 二 更 天來 、 或是 三更 天來 、 看 見僕 人 這樣 、 那 僕人 就 有 福 了
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.A keby niekto predal svoju dcéru za slúžku, nevyjde, jako vychádzajú sluhovia.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Als een man zijn dochter als slavin verkoopt, zal zij na zes jaar niet vrij zijn zoals een mannelijke slaaf.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Če kdo proda svojo hčer za deklo, ne odide, kakor odhajajo hlapci.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Dacă un om îşi va vinde fata ca roabă, ea să nu iasă cum ies robii.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.És ha valaki az õ leányát szolgálóul adja el, ne úgy menjen el, mint a szolgák mennek.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Jos joku myy tyttärensä orjaksi, älköön tämä pääskö vapaaksi, niinkuin miesorjat pääsevät.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Když by pak prodal někdo dceru svou, aby byla děvkou, nevyjdeť tak, jako vycházejí služebníci.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.사람이 그 딸을 여종으로 팔았으면 그는 남종 같이 나오지 못할 지며
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Når en Mand sælger sin Datter som Trælkvinde, skal hun ikke frigives som Trællene.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Når nogen selger sin datter til trælkvinne, da skal hun ikke gis fri som trælene.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Nếu ai bán con gái mình làm con đòi, con gái đó không được ra như các đầy tớ kia.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Nếu ai bán con_gái mình làm con_đòi , con_gái đó không được ra như các đầy_tớ kia .
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Om någon säljer sin dotter till trälinna, så skall hon icke givas fri såsom trälarna givas fria.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Quando un uomo venderà la figlia come schiava, essa non se ne andrà come se ne vanno gli schiavi
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Se um homem vender sua filha para ser serva, ela não saira como saem os servos.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Si un homme vend sa fille pour être esclave, elle ne sortira point comme sortent les esclaves.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Verkauft jemand sein Tochter zur Magd, so soll sie nicht ausgehen wie die Knechte.
‹‹Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.Zaś jeźliby kto zaprzedał córkę swoję, aby była niewolnicą, nie wynijdzie jako wychodzą niewolnicy.
İlgili Sayfalar