köleler ile cümle

köleler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu maden silahlı gangsterler tarafından... ...çocuk köleleri kullanılarak çıkartılır.החל את דרכו במכרה מסורתי
Bu maden silahlı gangsterler tarafından... ...çocuk köleleri kullanılarak çıkartılır.في شرق الكونغو و ينجم من قبل عصابات مسلحة
Bu maden silahlı gangsterler tarafından... ...çocuk köleleri kullanılarak çıkartılır.部品の一部はギャングが 子供奴隷を使って採掘した
Bu mühim kararname siyahi köleler için büyük bir umut ışığı oldu.그중대한 선언은 불의의 불길에 그슬리던 수백만 흑인노예들에게
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Also auch wir, da wir unmündig waren, waren wir gefangen unter den äußerlichen Satzungen.
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Assim também nós, quando éramos meninos, estávamos reduzidos � servidão debaixo dos rudimentos do mundo;
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Azonképen mi is, mikor kiskorúak valánk, a világ elemei alá voltunk vettetve szolgaként:
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Begitu juga dengan kita: Selama kita masih belum dewasa, kita diperhamba oleh roh-roh yang menguasai dunia ini
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Chúng ta cũng như vậy, khi còn thơ ấu, phải phục dưới các lề thói của thế gian.
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Chúng_ta cũng như_vậy , khi còn thơ_ấu , phải phục dưới các lề_thói của thế_gian .
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Così anche noi quando eravamo fanciulli, eravamo come schiavi degli elementi del mondo
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.이와 같이 우리도 어렸을 때에 이 세상 초등 학문 아래 있어서 종노릇 하였더니
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Således stode også vi, dengang vi vare umyndige, som Trælle under Verdens Børnelærdom.
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Således var også vi, dengang vi var barn, trælbundet under verdens barnelærdom;
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Sammalunda höllos ock vi, när vi voro barn, i träldom under världens »makter».
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Samoin mekin; kun olimme alaikäisiä, olimme orjuutetut maailman alkeisvoimien alle.
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Tak i my, když jsme byli maličcí, pod živly světa byli jsme v službu podrobeni.
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Tak i my: keď sme boli nedospelí, boli sme podrobení pod živly sveta, v službu.
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Tako smo bili tudi mi, dokler smo bili nedoletni, pod prvim ukom sveta zasužnjeni;
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Także i my, gdyśmy byli dziećmi, pod żywioły świata byliśmy zniewoleni.
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Tot aşa şi noi, cînd eram nevrîstnici, eram supt robia învăţăturilor începătoare ale lumii.
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Ουτω και ημεις, οτε ημεθα νηπιοι, υπο τα στοιχεια του κοσμου ημεθα δεδουλωμενοι
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Боя се за вас, да не би напусто да съм се трудил помежду ви.
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Так же й ми, як були малолітками, були підневолені первотинами сьвіта.
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Так и мы, доколе были в детстве, были порабощены вещественным началам мира;
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.ככה גם אנחנו בעוד היותנו קטנים היינו משעבדים ליסדות העולם׃
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.هكذا نحن ايضا لما كنا قاصرين كنا مستعبدين تحت اركان العالم.
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.我 們 為 孩 童 的 時 候 、 受 管 於 世 俗 小 學 之 下 、 也 是 如 此
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.我 們為 孩童 的 時候 、 受管於 世俗 小 學 之下 、 也是 如此
Buradaki resimlerde gördüğünüz gibi, bu insanlar kölelerini kırbaçlıyor ve dövüyorlardı.Açoitavam-os e espancavam-os como podem ver em algumas dessas fotos
Buradaki resimlerde gördüğünüz gibi, bu insanlar kölelerini kırbaçlıyor ve dövüyorlardı.les azotaban y les pegaban como podéis ver en algunas de estas fotografías
Buradaki resimlerde gördüğünüz gibi, bu insanlar kölelerini kırbaçlıyor ve dövüyorlardı.li frustavano e li picchiavano come potete vedere in alcune di queste foto.
Buradaki resimlerde gördüğünüz gibi, bu insanlar kölelerini kırbaçlıyor ve dövüyorlardı.Sie peitschten sie aus und verprügelten sie miserabel.
Buradaki resimlerde gördüğünüz gibi, bu insanlar kölelerini kırbaçlıyor ve dövüyorlardı."τους μαστίγωναν και τους χτυπούσαν"
Buradaki resimlerde gördüğünüz gibi, bu insanlar kölelerini kırbaçlıyor ve dövüyorlardı.Те са ги биели и бичували, както виждате на тези картини.
Çocuklarına vurmayacak ama birçok Romalı gibi kölelerin cezalandırılması gerektiğine inanıyor.Bố chẳng đánh các con bao giờ. Nhưng như mọi người La Mã khác, ông tin rằng cần phải trừng phạt nô lệ.
Çocuklarına vurmayacak ama birçok Romalı gibi kölelerin cezalandırılması gerektiğine inanıyor.Ele não vai bater nos filhos mas, como muitos outros romanos, acredita que os escravos têm de ser castigados.
Çocuklarına vurmayacak ama birçok Romalı gibi kölelerin cezalandırılması gerektiğine inanıyor.Hij slaat zijn kinderen niet, maar zoals vele Romeinen vindt hij dat slaven gestraft moeten worden.
Çocuklarına vurmayacak ama birçok Romalı gibi kölelerin cezalandırılması gerektiğine inanıyor.그는 그의 아이들을 때리려 하진 않지만, 다른 많은 로마인들과 같이 노예들은 처벌받아야 한다고 믿습니다.
Çocuklarına vurmayacak ama birçok Romalı gibi kölelerin cezalandırılması gerektiğine inanıyor.Nie bije swoich dzieci, ale jak wielu Rzymian uważa, że trzeba karać niewolników.
Çocuklarına vurmayacak ama birçok Romalı gibi kölelerin cezalandırılması gerektiğine inanıyor.No golpeará a sus hijos, pero como muchos otros romanos, cree que los esclavos deben ser castigados.
Çocuklarına vurmayacak ama birçok Romalı gibi kölelerin cezalandırılması gerektiğine inanıyor.Non picchierà i suoi figli, ma come molti altri romani, crede che gli schiavi vadano puniti.
Çocuklarına vurmayacak ama birçok Romalı gibi kölelerin cezalandırılması gerektiğine inanıyor.Он не поднимает руку на детей, но как большинство римлян, он считает, что рабы должны быть наказаны.
Çocuklarına vurmayacak ama birçok Romalı gibi kölelerin cezalandırılması gerektiğine inanıyor.הוא לא יכה את ילדיו, אבל כמו הרבה רומאים, הוא מאמין שעבדים צריך להעניש.
Çocuklarına vurmayacak ama birçok Romalı gibi kölelerin cezalandırılması gerektiğine inanıyor.他のローマ人同様 奴隷は罰せられるべきだと 考えているのです 主人の帰りに備えて むちが置かれています
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.A gdy już szedł, zabieżeli mu słudzy jego i oznajmili, mówiąc: Dziecię twoje żyje.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.A mint pedig már megy vala, elébe jövének az õ szolgái, és hírt hozának néki, mondván, hogy: A te fiad él.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Da han nu alt var på hjemveien, møtte hans tjenere ham og fortalte at hans barn levde.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Di tengah jalan, pelayan-pelayannya datang kepadanya dan mengabarkan, "Anak Tuan sudah sembuh.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Ja jo hänen ollessaan paluumatkalla hänen palvelijansa kohtasivat hänet ja sanoivat, että hänen poikansa eli.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Když pak on již šel, potkali se s ním služebníci jeho a zvěstovali mu, řkouce: Syn tvůj živ jest.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.내려가는 길에서 그 종들이 오다가 만나서 아이가 살았다 하거늘
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Ko pa je že na potu doli, ga srečajo hlapci njegovi in mu sporoče, da sin njegov živi.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Men allerede medens han var på Hjemvejen, mødte hans Tjenere ham og meldte, at hans Barn levede.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Mientras todavía descendía, sus siervos salieron a recibirle diciendo que su hijo vivía
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Người đang đi dọc đàng , các đầy_tớ người đến đón mà rằng : Con_trai chủ sống .
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Người đang đi dọc đàng, các đầy tớ người đến đón mà rằng: Con trai chủ sống.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Och medan han ännu var på vägen hem, mötte honom hans tjänare och sade: »Din son kommer att leva.»
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Pe cînd se pogora el, l-au întîmpinat robii lui, şi i-au adus vestea că fiul lui trăieşte.
Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler.Proprio mentre scendeva, gli vennero incontro i servi a dirgli: «Tuo figlio vive!»
İlgili Sayfalar