Senin tarafından bir köle gibi davranılmayı reddediyorum.I refuse to be treated like a slave by you.
Lincoln köleliğe karşı idi.Lincoln was opposed to slavery.
Lincoln kölelere özgürlük verdi.Lincoln granted liberty to slaves.
Lincoln köleleri serbest bıraktı.Lincoln set the slaves free.
Lincoln ABD'de köleliğin kaldırılması için yola çıktı.Lincoln set out to abolish slavery in the United States.
Lincoln, ülkedeki bütün kölelerin serbest bırakılması emrini verdi.Lincoln ordered that all the slaves in the country should be set free.
Köle, hayatı için kaçtı.The slave ran for his life.
Herkes köle kızın gerçekte bir prenses olduğunun keşfedilmesine çok şaşırmıştı.Everyone was very surprised to discover that the slave girl was in reality a princess.
Köleler pek çok karıncalar gibi çalışıyorlardı.The slaves were working like so many ants.
Bir zamanlar Amerika'da birçok köle vardı.At one time there were many slaves in America.
Amerika 1863 yılında köleliği halletmiştir.America did away with slavery in 1863.
Amerikan tarihinin ilk zamanlarında, siyahlar kölelik yaşadı.In the early days of American history, blacks lived in slavery.
19. yüzyılda birçok Afrikalı Amerika'da köle olarak satıldı.In the nineteenth century, many Africans were sold as slaves in the United States.
İlk kölelik yasağı on dokuzuncu yüzyılın ortasındaydı.The first prohibition of slavery was in the mid-nineteenth century.
Çocuk köle olarak satıldı.The boy was sold into slavery.
Devlet başkanı köleliği kaldırdı.The president abolished slavery.
O, bana kölesi gibi davranır.He treats me like his slave.
O, kölelerinin özgürlüğünü garantiledi.He guaranteed his slaves' freedom.
O bir moda kölesi.She is a slave of fashion.
Patronum köle gibi çalıştıran bir amir.My boss is a slave driver.
Avrupa'da köleliğin kaldırılması, sonunda Amerika'ya ulaştı.The abolition of slavery in Europe eventually reached America.
Onlar köleliliğin kötü olduğunu hissettiler.They felt that slavery was evil.
Onlar köleleri özgürleştirmek için savaşmazlardı.They would not fight to free the slaves.
Köleliğin daha fazla yayılmasını istemediler.They wanted no further spread of slavery.
Köleliğin daha fazla yayılmasına karşı çıktılar.They opposed any further spread of slavery.
ABD'nin her yerinde köleliği yasaklamak istediler.They wanted to ban slavery everywhere in the United States.
O, köleliğin kaldırılmasından yana biri değildi.He was not an abolitionist.
O, tek cevabın bir köle isyanı olduğunu söyledi.He said the only answer was a slave rebellion.
Britanya halkı köleliğe kuvvetle karşı çıktı.The British people strongly opposed slavery.
Kölelik muhaliflerinin çoğu oy vermedi.Most opponents of slavery did not vote.
Lincoln köleliğe karşı çıktı.Lincoln opposed slavery.
Lincoln bütün kölelerin serbest bırakılmasını kabul etti.Lincoln agreed that all slaves should be freed.
Kölelik orada yasal idi.Slavery was legal there.
Köleler işin çoğunu yaptı.Slaves did most of the work.
Douglas, köleliğe karşı koymadı.Douglas did not oppose slavery.
Köleler mal olarak kabul edildi.Slaves were considered property.
Batıda hiç köle yoktu.There were no slaves in the West.
Zachary Taylor bir köle sahibiydi.Zachary Taylor was a slave owner.
Başkan Monroe bir köle sahibiydi.President Monroe was a slave-owner.
Kuzeydeki birçok kişi köleliğin yanlış olduğunu düşünüyordu.Many in the North felt slavery was wrong.
Kölelik Texas Cumhuriyeti'nde yasaldı.Slavery was legal in the new Republic of Texas.
On üçüncü yasa değişikliği tüm zenci köleleri serbest bıraktı.The Thirteenth Amendment freed all Negro slaves.
Günümüzde dünyadaki çoğu insan köleliği kınıyor.Today, most people in the world condemn slavery.
Kölelik, insanlık dışı bir suçtur.Slavery is a crime against humanity.
O moda için bir köledir.She's a slave to fashion.
Bu kişi senin kölen, değil mi?This person is your slave, right?
Tom Mary'ye bir köle gibi davrandı.Tom treated Mary like a slave.
Ben kölen değilim!I'm not your slave!
Kölelik hâlâ burada hassas bir konudur.Slavery is still a sensitive subject around here.
Avrupa'da köleliğin kaldırılması, sonunda Amerikan anakarasına ulaştı.The abolition of slavery in Europe eventually reached the American continent.
Efendi, köleyi övdü.The master praised the slave.
Beni köleniz yapacağınızı düşünüyorsanız, onu unutabilirsin.If you think that you are going to make me your slave, you can forget it.
Bir köle gibi çalışıyorum!I work like a slave!
Bu mutlu köleler özgürlüğün en çılgın düşmanlarıdır.These happy slaves are the most furious enemies of freedom.
Afrika'dan Amerika'ya kaç köle getirilmiş?How many slaves were taken from Africa to America?
Ben senin kölen değilim.I'm not your slave.
İçkinin kölesiyim.I am a slave to drink.
Köleler gibi yaşamak ister misin?Do you want to live like slaves?
İnsan, alışkanlıklarının kölesidir.Man is a slave to habits.
Köleleri Afrika’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne getirmek çok riskliydi.Taking slaves from Africa to the United States was very risky.