köşeye ile cümle
köşeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Köşeye sıkıştırdığım hayvanlar...Nämä eläimet I nurkkaan ...
Köşeye sıkıştırdığım hayvanlar... Şimdi ne hissettiklerini anlıyorum.Aceste animale I încolţit ... acum ştiu cum s-au simţit.
Köşeye sıkıştırdığım hayvanlar... Şimdi ne hissettiklerini anlıyorum. Ahmet, Bayan Trowbridge...Binatang Aku terpojok ... sekarang saya tahu bagaimana perasaan mereka.
Köşeye sıkıştırdığım hayvanlar... Şimdi ne hissettiklerini anlıyorum. Ahmet, Bayan Trowbridge...De dyr jeg trængt ... nu ved jeg hvordan de følte.
Köşeye sıkıştırdığım hayvanlar... Şimdi ne hissettiklerini anlıyorum. Ahmet, Bayan Trowbridge...Những động vật tôi dồn ... bây giờ tôi biết họ cảm thấy như thế nào.
Köşeye sıkıştırdığım hayvanlar... Şimdi ne hissettiklerini anlıyorum. Ahmet, Bayan Trowbridge...Questi animali sono spalle al muro ... ora so come si sentivano.
Köşeye sıkıştırdığım hayvanlar... Şimdi ne hissettiklerini anlıyorum. Ahmet, Bayan Trowbridge...Τα ζώα αυτά θα στριμώξει ... τώρα ξέρω πώς αισθάνθηκαν.
Köşeye sıkıştırdığım hayvanlar... Şimdi ne hissettiklerini anlıyorum. Ahmet, Bayan Trowbridge...Ці тварини Я загнаний у кут ... тепер я знаю, як вони себе відчували.
Köşeye sıkıştırdığım hayvanlar... Şimdi ne hissettiklerini anlıyorum. Ahmet, Bayan Trowbridge...Эти животные Я загнан в угол ... теперь я знаю, как они себя чувствовали.
Köşeye sıkıştırdığım hayvanlar... Şimdi ne hissettiklerini anlıyorum. Ahmet, Bayan Trowbridge...أنا تلك الحيوانات يحشر... الآن أعرف كيف شعرت.
Köşeye sıkıştırdığım hayvanlar... Şimdi ne hissettiklerini anlıyorum. Ahmet, Bayan Trowbridge...アクメッド、ミストローブリッジ...
Köşeye sıkıştırdığım hayvanlar... Şimdi ne hissettiklerini anlıyorum.All die Tiere, die ich in die Enge getrieben habe... ...jetzt weiß ich, wie sie sich gefühlt haben müssen.
Köşeye sıkıştırdığım hayvanlar... Şimdi ne hissettiklerini anlıyorum.Azok az állatok I sarokba ... most már tudom, hogyan érezték magukat.
Köşeye sıkıştırdığım hayvanlar... Şimdi ne hissettiklerini anlıyorum.Ces bêtes affamées, je sais maintenant à quoi elles servent
Köşeye sıkıştırdığım hayvanlar... Şimdi ne hissettiklerini anlıyorum.Die dieren die ik in het nauw gedreven ... nu weet ik hoe ze zich voelden.
Köşeye sıkıştırdığım hayvanlar... Şimdi ne hissettiklerini anlıyorum.Тези животни, аз в ъгъла ... сега знам, как са се почувствали.
Köşeye sıkıştırdığım hayvanlar...Te živali, sem Uglavljen ...
Köşeye sıkıştırdığım hayvanlar...Te zwierzęta, mam opanowany ...
Köşeye sıkıştırdığım hayvanlar...Všechna ta zvířata, která jsem zahnal do úzkých...
Köşeye şöyle yazmıştı:Había escrito:
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".A scris, "Vag, dar incitant" cu creionul, în colţ.
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".Aveva scritto, "Vago, ma eccitante" a matita, in un angolino.
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".Dia telah menulis, "Samar-samar, tapi menarik," dengan pensil, di sudut.
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".Er schrieb "Unklar, aber hochinteressant", mit Bleistift in die Ecke.
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici". (Gülüşmeler)"Bizonytalan, de érdekes" (Nevetés)
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici". (Gülüşmeler)Ông ghi bằng bút chì ở trong góc, "không rõ ràng, nhưng thú vị" (Tiếng cười)
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici". (Gülüşmeler)"Vaag, maar opwindend" (Gelach)
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".Il avait écrit "vague mais intéressant" au crayon dans un coin.
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".사후에 발견됐는데, 코멘트를 남겨뒀더라구요. "명확하진않지만, 멋짐"
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".Είχε γράψει με μολύβι στην άκρη, "Αόριστο, αλλά συναρπαστικό,".
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".Бе написал "неясна, но вълнуваща" с молив в ъгъла.
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".Він написав "Туманно, але захоплююче", олівцем, в кутку.
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".הוא כתב "מעורפל, אך מלהיב" בעיפרון, בפינה.
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".لقد كتب، "غامضة، لكنها مثيرة،" بقلم الرصاص، في الناصية.
Köşeye şöyle yazmıştı: "Muğlak, ama heyecan verici".(笑)
Köşeye şöyle yazmıştı:Napisał ołówkiem w rogu:
Köşeye ulaştığında bir grup genç Afro-Amerikan'ın zar oynadıklarını gördü.A jde za roh - najde partu Afroameričanů, jak hrají kostky.
Köşeye ulaştığında bir grup genç Afro-Amerikan'ın zar oynadıklarını gördü.Befordul a sarkon -- egy csoport afro-amerikai férfit talál, akik kockáznak.
Köşeye ulaştığında bir grup genç Afro-Amerikan'ın zar oynadıklarını gördü.Er geht um die Kurve - und sieht eine Gruppe junger Afroamerikaner beim Würfelspiel.
Köşeye ulaştığında bir grup genç Afro-Amerikan'ın zar oynadıklarını gördü.Et, dans un coin, il tombe sur un groupe de jeunes afro-américains jouant aux dés.
Köşeye ulaştığında bir grup genç Afro-Amerikan'ın zar oynadıklarını gördü.Gira l'angolo, e trova un gruppo di giovani afro-americani che giocano a dadi.
Köşeye ulaştığında bir grup genç Afro-Amerikan'ın zar oynadıklarını gördü.Hij draait de hoek om en treft een groep jonge Afro-Amerikanen aan die aan het dobbelen zijn.
Köşeye ulaştığında bir grup genç Afro-Amerikan'ın zar oynadıklarını gördü.코너를 돌아가니 젊은 흑인 몇명이 주사위 놀이를 하고 있었습니다.
Köşeye ulaştığında bir grup genç Afro-Amerikan'ın zar oynadıklarını gördü.Quando dobra a esquina, encontra um grupo de jovens afro-americanos a jogar os dados.
Köşeye ulaştığında bir grup genç Afro-Amerikan'ın zar oynadıklarını gördü.Şi când ajunge după colţ -- găseşte un grup de bărbaţi afro-americani tineri jucând zaruri.
Köşeye ulaştığında bir grup genç Afro-Amerikan'ın zar oynadıklarını gördü.Za rogiem widzi młodych Murzynów, grających w kości. Za rogiem widzi młodych Murzynów, grających w kości.
Köşeye ulaştığında bir grup genç Afro-Amerikan'ın zar oynadıklarını gördü.Ανεβαίνει τις σκάλες, στρίβει στη γωνία και βλέπει μια ομάδα νεαρών Αφροαμερικανών να παίζουν ζάρια.
Köşeye ulaştığında bir grup genç Afro-Amerikan'ın zar oynadıklarını gördü.И в ъгъла вижда група млади афро-американски мъже да играят на зарове.
Köşeye ulaştığında bir grup genç Afro-Amerikan'ın zar oynadıklarını gördü.Поворачивает за угол — и видит группу молодых афроамериканцев, играющих в кости.
Köşeye ulaştığında bir grup genç Afro-Amerikan'ın zar oynadıklarını gördü.והוא עובר את הפינה -- ומוצא קבוצת צעירים אפרו-אמריקאים שמשחקים קוביות.
Köşeye ulaştığında bir grup genç Afro-Amerikan'ın zar oynadıklarını gördü.فأتى حول ركن السلم، فوجد مجموعة من الشباب من البشرة السوداء يلعبون الزهر.
Köşeye ulaştığında bir grup genç Afro-Amerikan'ın zar oynadıklarını gördü.若いアフリカ系アメリカ人の男性グループがダイスをしていました
Köşeye zaman ebedi ofisime getirdi코너 때 영원한 제 사무실로 가져
Köşeye zaman ebedi ofisime getirdiנצח נלחצים הביא למשרד שלי
Köşeye zaman ebedi ofisime getirdiعندما يحشر الأبدية جلبت إلى مكتبي
Köşeye zaman ebedi ofisime getirdi私のオフィスに持って来ら 彼のカリフォルニアを告白しただけでなく、 私への活動
Masa için dört altın halka dökerek dört ayak üzerindeki dört köşeye yerleştirdi.A ulial mu štyri obrúčky zo zlata a dal ich na štyri uhly, ktoré boly pri jeho štyroch nohách.
Masa için dört altın halka dökerek dört ayak üzerindeki dört köşeye yerleştirdi.Azután önte hozzá négy arany karikát, és a karikákat ráilleszté a négy láb négy szegletére.
Masa için dört altın halka dökerek dört ayak üzerindeki dört köşeye yerleştirdi.Dibuatnya empat gelang untuk kayu pengusungnya dan dipasangnya di keempat sudut kaki meja
Masa için dört altın halka dökerek dört ayak üzerindeki dört köşeye yerleştirdi.Fundiu-lhe também nos quatro cantos que estavam sobre os seus quatro pés.