köşeye ile cümle
köşeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kigali piyasasını köşeye sıkıştırmıştık, ve kadınlar ülke ortalamasının ¾'ü kadarını kazanıyorlardı.قمنا بالهيمنة على سوق كيغالي، وكانت النسوة يكسبن ثلاثة إلى أربعة أضعاف متوسط الدخل في الدولة.
Kigali piyasasını köşeye sıkıştırmıştık, ve kadınlar ülke ortalamasının ¾'ü kadarını kazanıyorlardı.国民平均の3倍から4倍の収入を得るようになりました 自信がついたところで 本物のパン屋を仕立てようと
Kölelik her ülküde yasa dışı olmasıyla beraber, bizim küresel kamuoyu tarafında bir köşeye itildi.A minden országban törvénytelen rabszolgaság a globális társadalom peremvidékére szorult.
Kölelik her ülküde yasa dışı olmasıyla beraber, bizim küresel kamuoyu tarafında bir köşeye itildi.Cưỡng bức nô lệ, tội phạm của tất cả các quốc gia, đã bị đẩy ra ngoài lề của xã hội toàn cầu.
Kölelik her ülküde yasa dışı olmasıyla beraber, bizim küresel kamuoyu tarafında bir köşeye itildi.노예제는 모든 국가에서 불법이며 국제사회에서도 가장자리로 밀려나고 있죠.
Kölelik her ülküde yasa dışı olmasıyla beraber, bizim küresel kamuoyu tarafında bir köşeye itildi.La schiavitù, illegale in qualsiasi paese, è stata spinta ai bordi della nostra società globale.
Kölelik her ülküde yasa dışı olmasıyla beraber, bizim küresel kamuoyu tarafında bir köşeye itildi.L'esclavage, illégal dans tous les pays a été relégué aux marges de notre société globale.
Kölelik her ülküde yasa dışı olmasıyla beraber, bizim küresel kamuoyu tarafında bir köşeye itildi.Niewolnictwo jest nielegalne i dlatego zostało tylko na marginesie globalnej społeczności.
Kölelik her ülküde yasa dışı olmasıyla beraber, bizim küresel kamuoyu tarafında bir köşeye itildi.Perbudakan, ilegal di setiap negara telah terdorong hingga ke tepi dari masyarakat global kita.
Kölelik her ülküde yasa dışı olmasıyla beraber, bizim küresel kamuoyu tarafında bir köşeye itildi.Sclavia, ilegală în toate țările a fost împinsă la marginile societății noastre globale.
Kölelik her ülküde yasa dışı olmasıyla beraber, bizim küresel kamuoyu tarafında bir köşeye itildi.Sklaverei, illegal in jedem Land, ist an die Grenzgebiete unserer globalen Gesellschaft getrieben worden.
Kölelik her ülküde yasa dışı olmasıyla beraber, bizim küresel kamuoyu tarafında bir köşeye itildi.Slavernij is illegaal in elk land en is verbannen naar de randen van onze mondiale samenleving.
Kölelik her ülküde yasa dışı olmasıyla beraber, bizim küresel kamuoyu tarafında bir köşeye itildi.Η δουλεία, παράνομη σε όλες τις χώρες έχει σπρωχθεί στο περιθώριο της παγκόσμιας κοινωνίας μας.
Kölelik her ülküde yasa dışı olmasıyla beraber, bizim küresel kamuoyu tarafında bir köşeye itildi.Рабство, нелегальне у кожній країні, виштовхується на обочину глобального суспільства.
Kölelik her ülküde yasa dışı olmasıyla beraber, bizim küresel kamuoyu tarafında bir köşeye itildi.Рабство, противозаконное в любой стране, было отброшено на задворки нашего мирового сообщества.
Kölelik her ülküde yasa dışı olmasıyla beraber, bizim küresel kamuoyu tarafında bir köşeye itildi.Робството, незаконно във всяка страна, е било изтласкано към ръбовете на глобалното ни общество.
Kölelik her ülküde yasa dışı olmasıyla beraber, bizim küresel kamuoyu tarafında bir köşeye itildi.העבדות, שהיא נגד החוק בכל מדינה נדחפה לשוליים של החברה הגלובאלית.
Kölelik her ülküde yasa dışı olmasıyla beraber, bizim küresel kamuoyu tarafında bir köşeye itildi.الاستعباد، الغير قانوني في كل دول العالم تم دفعه إلى هامش مجتمعنا العالمي.
Kölelik her ülküde yasa dışı olmasıyla beraber, bizim küresel kamuoyu tarafında bir köşeye itildi.国際社会の隅に追いやられてきました ある意味では私たちの気づかぬうちに
Köşeye bir tane koyuyorlar ve tuzağa düşmeni bekliyorlar.Así que solo ponte en la esquina esperando que caiga.
Köşeye bir tane koyuyorlar ve tuzağa düşmeni bekliyorlar.Così ti mettono all angolo in attesa che ci caschi.
Köşeye bir tane koyuyorlar ve tuzağa düşmeni bekliyorlar.Jadi itu hanya menempatkanmu di pojok menunggumu gagal untuknya
Köşeye bir tane koyuyorlar ve tuzağa düşmeni bekliyorlar.Слагат я в ъгъла и чака да се хванете.
Köşeye bir tane koyuyorlar ve tuzağa düşmeni bekliyorlar.インターネットで、こんな部品が手に入る。
Köşeye doğru nasıl zum yaptığını görüyor musunuz?Sehen Sie, wie es auf eine Ecke hin vergrößert?
Köşeye doğru nasıl zum yaptığını görüyor musunuz?Vedi come aumenta lo zoom sull'angolo?
Köşeye doğru nasıl zum yaptığını görüyor musunuz?Verás cómo la imagen se acerca a la esquina.
Köşeye doğru nasıl zum yaptığını görüyor musunuz?Vidíte, jak se pohled přiblíží směrem k rohu?
Köşeye doğru nasıl zum yaptığını görüyor musunuz?Vous remarquez comme le zoom est centré sur l'angle?
Köşeye doğru nasıl zum yaptığını görüyor musunuz?Ziet u hoe hij naar die hoek zoomt?
Köşeye doğru nasıl zum yaptığını görüyor musunuz?Zobacz, jak widok jest powiększany w stronę tego rogu.
Köşeye doğru nasıl zum yaptığını görüyor musunuz?Видите, как изменяется масштаб в направлении выбранного угла?
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun.Du alltid använder den linjen när Du är hörn.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun.Em luôn nói vậy mỗi khi bị dồn vào thế bí.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun.Je gebruikt altijd die lijn bij U in het nauw gedreven.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir.Mày nói khoác rằng mày đã ngủ với Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!Ea este lauda ca ea este culcat cu Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!Ela se vangloria de que ela está dormindo com Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!Hän on kehua, että hän on maannut Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!Hun praler, at hun er i seng med Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!Ő büszkélkedik, hogy ő lefeküdt Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!Ona chwali się, że jest ona spała z Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!Ona je sa chváliť, že ona je spala s Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!Ona je se chlubit, že ona je spala s Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!Sie ist Prahlerei, dass sie mit JUNGWOO wird geschlafen.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!Είναι επαίρεται ότι έχει κοιμηθεί με Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!Вона хвалиться, що вона спала з Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!היא מתגאה שהיא שכבה עם Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir. Öyledir işte!هي تتفاخر بأنها تنام مع جنجوو
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir.Quand on était enfant, on se battait tout le temps.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun.Siempre usar esa línea cuando están acorralados.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun.Siempre usas esa frase cuando estas acorralada.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun.Tohle říkáš vždycky, když nevíš kudy kam.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun.Tu dis toujours ça quand tu sais plus quoi répondre.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun.Винаги го казваш, когато си натясно.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun.Ты всегда так говоришь когда хочешь уйти от ответственности.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun.Тя се хвали, че тя е спала с Jungwoo.
Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun.أنت دائما تستعملي تلك الجملة عندما تكونين منحرجة
Köşeye sıkıştırdığım hayvanlar...Aj tieto zvieratá do kúta ...
Köşeye sıkıştırdığım hayvanlar...De djur jag hörn ...