köşeye ile cümle
köşeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Theodote'a kör bırakılmış kocasıyla özel bir sarayda köşeye çekilmesine izin verildi.На Теодота е разрешено да се оттегли в един малък дворец заедно със слепия си съпруг.
Köşeye sıkıştıklarında güçlü bacaklarıyla tekme savurabilirler.Когато са вързани, прилепват по-плътно по крака.
En yaşlı ise baş köşeye, en gençleri ise kapı dibine otururdu.U juniorima je bio standardno na vratima a u seniorskoj momčadi pojavljivao se povremeno kao treći vratar.
Tom'u köşeye sıkıştırır, fakat fişek söner ve hile ortaya çıkmış olur.Ti se obrnejo proti njemu, vulkana Speči in Molčečnež izbruhneta in Atlantida se potopi.
Köşeye taş yerleştirmek için ilk hamleden itibaren hazırlık hamlelerini dikkatli bir şekilde yapmak gerekir.Esiteks on tarvis kiviaja olusid piisavalt täpselt teada.
Ama eğer onlara kendi aldıkları eğitimi soracak olursanız sizi köşeye sıkıştırırlar.Ale jeśli zapytacie o ich edukację, to przyprą cię do muru.
Ama eğer onlara kendi aldıkları eğitimi soracak olursanız sizi köşeye sıkıştırırlar.Ale pokud se zeptáte na jejich vzdělání, chytnou se vás a už nepustí.
Ama eğer onlara kendi aldıkları eğitimi soracak olursanız sizi köşeye sıkıştırırlar.Ampak, če jih povprašaš po njihovi izobrazbi, te pribijejo na križ.
Ama eğer onlara kendi aldıkları eğitimi soracak olursanız sizi köşeye sıkıştırırlar.De ha megkérdezem őket a saját oktatásukról, a falhoz szögeznek.
Ama eğer onlara kendi aldıkları eğitimi soracak olursanız sizi köşeye sıkıştırırlar.Fragen Sie sie nach ihrer Schulbildung, nageln sie Sie an die Wand.
Ama eğer onlara kendi aldıkları eğitimi soracak olursanız sizi köşeye sıkıştırırlar.반대로 당신이 상대방의 교육에 관해 질문을 하면
Ama eğer onlara kendi aldıkları eğitimi soracak olursanız sizi köşeye sıkıştırırlar.Mais si vous les questionnez sur leur éducation, ils ne vous lâcheront plus.
Ama eğer onlara kendi aldıkları eğitimi soracak olursanız sizi köşeye sıkıştırırlar.Ma se tu chiedi dei loro studi ti attaccano al muro.
Ama eğer onlara kendi aldıkları eğitimi soracak olursanız sizi köşeye sıkıştırırlar.Mas se lhes perguntarem qual é o curso deles, não vos largam.
Ama eğer onlara kendi aldıkları eğitimi soracak olursanız sizi köşeye sıkıştırırlar.Men hvis du spørger om deres uddannelse, så skal du bare se.
Ama eğer onlara kendi aldıkları eğitimi soracak olursanız sizi köşeye sıkıştırırlar.Men om du frågar om deras utbildning, nålar dom upp dig på väggen.
Ama eğer onlara kendi aldıkları eğitimi soracak olursanız sizi köşeye sıkıştırırlar.Mutta jos kysytte heidän koulutuksestaan, he eivät tahdo lopettaa.
Ama eğer onlara kendi aldıkları eğitimi soracak olursanız sizi köşeye sıkıştırırlar.Pero si les preguntas por su educación, te arrinconan contra la pared.
Ama eğer onlara kendi aldıkları eğitimi soracak olursanız sizi köşeye sıkıştırırlar.Tetapi bila anda bertanya mengenai pendidikan mereka, mereka akanmenyudutkan anda.
Ama eğer onlara kendi aldıkları eğitimi soracak olursanız sizi köşeye sıkıştırırlar.Vraag hen niet over hún onderwijs, dan nágelen ze je aan de muur.
Ama eğer onlara kendi aldıkları eğitimi soracak olursanız sizi köşeye sıkıştırırlar.Αλλά αν τους ρωτήσετε για τη δική τους εκπαίδευση, σας καρφώνουν στον τοίχο.
Ama eğer onlara kendi aldıkları eğitimi soracak olursanız sizi köşeye sıkıştırırlar.Але якщо ви спитаєте про їхню освіту, вони просто притиснуть вас до стіни.
Ama eğer onlara kendi aldıkları eğitimi soracak olursanız sizi köşeye sıkıştırırlar.Однако если спросить собеседника о его образовании, он оскорбится.
Ama eğer onlara kendi aldıkları eğitimi soracak olursanız sizi köşeye sıkıştırırlar.אך אם אתה מביע עניין בחינוך שלהם, הם מצמידים אותך לקיר,
Ama eğer onlara kendi aldıkları eğitimi soracak olursanız sizi köşeye sıkıştırırlar.لكن إذا سألتهم عن تعليمهم،
Ama eğer onlara kendi aldıkları eğitimi soracak olursanız sizi köşeye sıkıştırırlar.彼らは熱心に話し出すでしょう。教育というのは
Ayağa kalkıyor, köşeye kadar yürüyor, titriyor, yere yatıyor ve bariz bir acı içinde.Es steht auf, läuft in die Ecke, es zittert, und es legt sich hin und es leidet ganz offensichtlich.
Ayağa kalkıyor, köşeye kadar yürüyor, titriyor, yere yatıyor ve bariz bir acı içinde.Felkel, odasétál a sarokba, reszket, majd lefekszik, és egyértelműen látszik rajta, hogy gyötrődik.
Ayağa kalkıyor, köşeye kadar yürüyor, titriyor, yere yatıyor ve bariz bir acı içinde.Het staat op, loopt naar de hoek en bibbert. Het lam gaat vervolgens liggen en is duidelijk in nood.
Ayağa kalkıyor, köşeye kadar yürüyor, titriyor, yere yatıyor ve bariz bir acı içinde.Il se relève, va jusqu'au coin, il tremble comme une feuille, et il s'allonge et ne va pas bien.
Ayağa kalkıyor, köşeye kadar yürüyor, titriyor, yere yatıyor ve bariz bir acı içinde.Jagnię wstaje, idzie do kąta, drży, kładzie się, wyraźnie cierpi.
Ayağa kalkıyor, köşeye kadar yürüyor, titriyor, yere yatıyor ve bariz bir acı içinde.일어나서 구석으로 가는데, 양이 떨고 있었습니다. 그리고 바닥에 누웠는데, 분명 보기에도 고통스러워했죠.
Ayağa kalkıyor, köşeye kadar yürüyor, titriyor, yere yatıyor ve bariz bir acı içinde.Nó đứng dậy, đi tới góc, run rẩy, rồi nó năm xuống, tỏ rõ vể bất an.
Ayağa kalkıyor, köşeye kadar yürüyor, titriyor, yere yatıyor ve bariz bir acı içinde.Se levanta, camina a la esquina, está temblando, y se recuesta y está obviamente sufriendo.
Ayağa kalkıyor, köşeye kadar yürüyor, titriyor, yere yatıyor ve bariz bir acı içinde.Se ridică, merge în colţ, tremură, şi se aşază şi este evident că suferă.
Ayağa kalkıyor, köşeye kadar yürüyor, titriyor, yere yatıyor ve bariz bir acı içinde.Si alza, va all'angolo, sta tremando e si accuccia ed è in ovvia sofferenza.
Ayağa kalkıyor, köşeye kadar yürüyor, titriyor, yere yatıyor ve bariz bir acı içinde.Står upp, går till ett hörn, den skälver, lägger sig ned och är i uppenbar nöd.
Ayağa kalkıyor, köşeye kadar yürüyor, titriyor, yere yatıyor ve bariz bir acı içinde.Σηκώνεται, πάει σε μια γωνία, τρέμει, ξαπλώνει και προφανώς υποφέρει.
Ayağa kalkıyor, köşeye kadar yürüyor, titriyor, yere yatıyor ve bariz bir acı içinde.Он поднимается, идет в угол, его трясёт, он ложится на землю, и становится очевидно, что он сильно страдает.
Ayağa kalkıyor, köşeye kadar yürüyor, titriyor, yere yatıyor ve bariz bir acı içinde.Става, отива в ъгъла, трепери, ляга и очевидно страда.
Ayağa kalkıyor, köşeye kadar yürüyor, titriyor, yere yatıyor ve bariz bir acı içinde.מתרומם, הולך לפינה, רועד, והוא נשכב על הרצפה, במצוקה ברורה לעין.
Ayağa kalkıyor, köşeye kadar yürüyor, titriyor, yere yatıyor ve bariz bir acı içinde.يستيقظ، يمشي إلى الزاوية ويرتعش ويقع من التعب.
Ayağa kalkıyor, köşeye kadar yürüyor, titriyor, yere yatıyor ve bariz bir acı içinde.横たわって かなり苦しんでいる この羊をみて 私が「アルバート どれくらいだ?
Ayrıca, ben hala lisedeyim. Köşeye sıkıştığında hep bu lafı ediyorsun. Lise bir hükümdarlık değildir.Hočeš zaslužiti lopnil?
Belki bu şekilde Ramone'u köşeye sıkıştırıp J-Cub'ı öldürdüğünü itiraf ettirebilirler.Forse possono fare un po' di pressione su Ramone e fargli confessare l'omicidio di J-Cub.
Belki bu şekilde Ramone'u köşeye sıkıştırıp J-Cub'ı öldürdüğünü itiraf ettirebilirler.Peut-être que la police pourra exercer une sorte de pression sur Ramone pour avouer le meurtre de J-Cub.
Belki bu şekilde Ramone'u köşeye sıkıştırıp J-Cub'ı öldürdüğünü itiraf ettirebilirler.Vielleicht können die Druck auf Ramone ausüben damit er zugibt J-Cub umgebracht zu haben.
Belki bu şekilde Ramone'u köşeye sıkıştırıp J-Cub'ı öldürdüğünü itiraf ettirebilirler.Ίσως πιέσουν κατά κάποιον τρόπο τον Ραμόν για να ομολογίσει ότι σκότωσε τον Τζέι-Καμπ.
Belki bu şekilde Ramone'u köşeye sıkıştırıp J-Cub'ı öldürdüğünü itiraf ettirebilirler.Может они надавят на Рамона и он признается, что убил Джейкоба.
Belki bu şekilde Ramone'u köşeye sıkıştırıp殺しを白状させられるかも
Beyaz köşeden, 90 derecelik açının olduğu köşeye ve turuncu köşeye.흰색 꼭짓점에서 점B 그리고 주황색 각까지
Beyaz köşeden, 90 derecelik açının olduğu köşeye ve turuncu köşeye.Fra den hvide vinkelspids går vi til 90 grader vinklen og til sidst til den orange vinkel.
Beyaz köşeden, 90 derecelik açının olduğu köşeye ve turuncu köşeye.Od bílého vrcholu, přes vrchol s pravým úhlem a k oranžovému vrcholu.
Beyaz köşeden, 90 derecelik açının olduğu köşeye ve turuncu köşeye.Біла вершина до вершини з кутом 90 градусів до оранжевої вершини.
Beyaz köşeden, 90 derecelik açının olduğu köşeye ve turuncu köşeye.Бял връх, прав ъгъл, оранжев ъгъл.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.Escondiam-se num canto e não exploravam o espaço como antes.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.쥐들은 구석에 몸을 웅크린 채로 옛날처럼 여기저기 돌아다니지 않았어요.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.Kuliły się kątach i nie buszowały po klatkach, jak wcześniej.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.Schovávali se v rohu a nezkoumali své okolí tak, jako předtím.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.Sie hockten in der Ecke und erforschten den Platz nicht in gewohnter Weise.