köşesinde ile cümle

köşesinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
(Tulpar dünyanın bir başka köşesinde olsa da, kendi sürüsünü bulur.)(Suomesta listalle pääsi Lappeen­rannan teknil­linen yli­opisto.)
Walnut (ceviz) caddesinin köşesinde, King Toot's Music Store ile kapı komşusudur.Sarja on pääosin johdonmukainen siinä, että Moen kapakan vieressä sijaitsee King Toot's -soitinkauppa.
Eski bir Yahudi semti olan Josefov, Eski Kent'in kuzeybatı köşesinde Vltava'ya doğru yer almaktadır.Josefov eli Juutalaiskortteli sijaitsee vanhankaupungin pohjoispuolella.
Mutfak,tuvalet,ahır avlunun bir köşesindedir.Keittiö ja kylpyhuone ovat L:n nurkassa.
Ben binanın köşesinde bir oda istiyorum.Haluaisin huoneen rakennuksen nurkasta.
Walnut (ceviz) caddesinin köşesinde, King Toot's Music Store ile kapı komşusudur.Baren ligger på hjørnet af Walnut Street, som nabo til "King Toot's musik butik".
Resmin sağ köşesinde, kapının önünde duran kişi José Nieto Velázquez'dır.Personerne i Las Meninasfra venstre mod højre: Diego Velázquez.
Bayrağın sol üst köşesinde bulunan mavi karenin içerisinde ise haç bulunmaktaydı.I øverste venstre hjørne af flaget på den blå stribe var en enkelt hvid stjerne.
Resmin sağ köşesinde, kapının önünde duran kişi José Nieto Velázquez'dır.Personene i Las Meninas er, fra venstre mot høyre: Diego Velázquez.
Ekranın sağ alt köşesinde, "oluşturmak" kırmızı bir düğme son kişileri gösterir.Di sudut kanan bawah layar, merah "menulis" tombol menunjukkan kontak terakhir.
Kolorado Platosu'nun güneybatı köşesinde Kolorado Nehri'nin geçtiği Büyük Kanyon bulunur.Di penjuru barat daya Dataran Tinggi Colorado terletak Grand Canyon dari Sungai Colorado.
Güneybatı köşesinde Salomon, Saul, La Gringa ve Escuba bulunmaktadır.Góc phía tây nam là các đảo đá Salomon, Saul, La Gringa và Escuba.
Yangın, Circus Maximus'un güneydoğu köşesinde çabuk tutuşan mallar satan dükkânlarda başladı.Trận hỏa hoạn xuất phát từ phía đông nam của Circus Maximus trong khu cửa hàng bán đồ dễ cháy.
Harimin sağ köşesinde hünkar mahfili yer alır.Bên trái sân chùa có cội bồ đề rợp mát.
Yuma Kontluğu (Yuma County), ABD'nin Arizona eyaletinin güney batı köşesinde bulunan bir kontluktur.Quận Yuma (tiếng Anh: Yuma County) là một quận nằm ở góc tây nam của tiểu bang Arizona, Hoa Kỳ.
Hacerü'l-Esved: Doğu köşesinde bulunan kara parlak taştır.漆黒の剣 - 右腕から魔物の爪を具現化させる。
Başlıklar, kullanıcıya yaptığı işi kesintiye uğratmadan ekranın sağ üst köşesinde görüntülenir.居城の前庭から最深部へと至り、ボスを倒すまでが描かれる。
Ekranın sağ alt köşesinde, "oluşturmak" kırmızı bir düğme son kişileri gösterir.盤面右側にある「初号機役モノ」が開口し、「暴走ランプ」が点灯する。
"IstoÉ" haber dergisinde haftalık hazırladığı köşesinde yazılar yazdı.週刊誌にリークしたのは、森田だった。
Cami avlusunun dört köşesinde birer minare bulunmaktadır.土塁の四隅には砲座が配置されている。
1847 yılında Kaliforniya'da ilk devlet okulu meydanın güneybatı köşesinde açıldı.1847年,加州第一所公立学校设在广场西南角。
Sol üst köşesinde kırmızı kalp amblemi bulunmaktadır.前後翅腹面中央有一條紅褐色波浪線紋貫穿。
Zamanla fes imparatorluğun her köşesinde yaygınlaştı.도로는 각 지역에서 해당 제국의 영역으로 성장하고 있었다.
Kolorado Platosu'nun güneybatı köşesinde Kolorado Nehri'nin geçtiği Büyük Kanyon bulunur.בפינה הדרום-מערבית של רמת קולורדו שוכן הגרנד קניון של נהר הקולורדו.
Ardından The Riott Squad, bir masa kurdu ve ringin köşesinden Natalya'ya masanın üzerine powerbomb yaptı.לאחר מכן, ה-Riott Squad פתחו שולחן מחוץ לזירה וביצעו על נטליה את מהלך הפאוורבומב מדופן הזירה אל תוך השולחן.
Hakem arkasını döndüğü sırada Vega, Gargano'ya ringin köşesindeki çelik merdivenlere doğru Hurricanrana yaptı.כשדעתו של השופט הוסחה, וגה תקפה את גרגאנו בעזרת מהלך ההוריקראנה מצד הזירה אל עבר מדרגות הפלדה.
Mohave Kontluğu ABD'nin Arizona eyaletinin kuzey batı köşesinde bulunan bir kontluktur.מחוז מוהאבי הוא מחוז בפינה הצפון-מערבית של אריזונה, ארצות הברית.
1991 yılının ocak ayında ilk şiiri "Deyişler-1" Milliyet Sanat dergisinin Genç Şairler köşesinde yayımlandı.בדצמבר 2003 הופיע ספרה הראשון - מכתבים למתעמל צעיר.
Tablonun sol üst köşesinde ressamın imzası yer alıyor.В долния ляв ъгъл се намира подписа на художника.
3 Haziran NXT bölümünde, köşesinde Blake ve Murphy'nin olduğu maçta bir kez daha Carmella'yı yendi.На 3 юни на NXT, Блис отново победи Кармела, с Блейк и Мърфи в нейния ъгъл.
Nim’den gelen mesaj üzerine dünyanın ücra köşesindeki bu adaya hiç istemeden gitmek zorunda kalır.Тя предпазливо изисква от децата никога да не отидат в забранената страна на острова.
Haritanın sol alt köşesinde mavi, sağ üst köşesin kırmızı takım bulunmaktadır.При „тесния“ вариант на регистрационната табела синята лента е разположена в горния ляв ъгъл.
Ekranın sağ alt köşesinde, "oluşturmak" kırmızı bir düğme son kişileri gösterir.U donjem desnom kutu zaslona crveni gumb "Nova poruka" prikazuje nedavne kontakte.
Kilisenin güneybatı köşesinde bir merdivenin kalıntıları göze çarpmaktadır.Prie bažnyčios pietryčių kampo prišlieta aukšta varpinė.
Sol üst köşesinde kırmızı kalp amblemi bulunmaktadır.Priekinių sparnų apačioje yra išilginė raudona dėmė.
Ayrıca ülkenin dört bir köşesinde Azerbaycan Satranç Federasyonuna bağlı birçok satranç kulübü vardır.Tačiau iš kai kurių šalių narėmis yra ir jų atskirų regionų šachmatų federacijos.
İlk şiir ve yazıları, Milli Gazete’nin ‘sizden gelenler’ köşesinde yayınlandı.Võrdleme romaani ja ajalehte, mille abil rahvuslust hakati representeerima.
Ülkenin her köşesinde zulüm, göçler, açlık ve ölümle karşılaşırlar.Ümberringi valitseb kaos, viletsus ja nälg.
-1 çarpı d. Elmasın sağ alt köşesinde d var. d = 2.これは2です。。
Açık kaynağın, hayatımızın her köşesinde yenilikleri hızlandırması şaşırtıcı mıdır sizce?Czy to w ogóle dziwneć, że open source przyśpiesza innowacje w każdym zakątku naszego życia?
Açık kaynağın, hayatımızın her köşesinde yenilikleri hızlandırması şaşırtıcı mıdır sizce?Non c'è da meravigliarsi che l'open source sta accelerando l'innovazione in ogni angolo della nostra vita.
Adam, kalabalıkları peşinden sürükledi. Onun mucizeleri ve kendi sözleri Dünyanın her köşesinde yankılandı.Muž, který dokázal přitáhnout davy svými zázraky a slovy, které se ozývaly na každém rohu.
Ama aklınızın bir köşesinde hepAle pravděpodobně si matně pamatujete, že to dostanete později.
Ancak Zimbabve kırsalının uzak ücra bir köşesinde bunu bulacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.Ale vůbec jsem netušil, že jej najdu v odlehlé části buše Zimbabwe.
Ancak Zimbabve kırsalının uzak ücra bir köşesinde bunu bulacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.Dar habar n-aveam că-l voi găsi în tufişurile din îndepărtatul Zimbabwe.
Ancak Zimbabve kırsalının uzak ücra bir köşesinde bunu bulacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.Dù không có ý niệm gì, nhưng tôi tìm ra điều đó tại một nơi hẻo lánh trong rừng Zimbabwe
Ancak Zimbabve kırsalının uzak ücra bir köşesinde bunu bulacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.Ich hatte jedoch keine Ahnung, dass ich sie im Busch von Zimbabwe finden würde.
Ancak Zimbabve kırsalının uzak ücra bir köşesinde bunu bulacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.Ik had echter nooit verwacht dat ik het zou vinden in een afgelegen deel van de Zimbabwaanse bush.
Ancak Zimbabve kırsalının uzak ücra bir köşesinde bunu bulacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.I tak się stało, choć nie wiedziałem, że znajdę go w odległym buszu Zimbabwe.
Ancak Zimbabve kırsalının uzak ücra bir köşesinde bunu bulacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.Jag hade ingen aning däremot, att jag skulle hitta den långt ute i Zimbabwes vildmark.
Ancak Zimbabve kırsalının uzak ücra bir köşesinde bunu bulacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.그래도 그걸 짐바브웨의 외딴 풀숲에서 찾게 되리라곤 상상도 하지 못했었죠.
Ancak Zimbabve kırsalının uzak ücra bir köşesinde bunu bulacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.Ma non avrei mai immaginato di trovarlo in una zona remota del bush dello Zimbabwe.
Ancak Zimbabve kırsalının uzak ücra bir köşesinde bunu bulacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.Mégis, nem gondoltam, hogy Zimbabwe egy eldugatott részén fogom ezt megtalálni.
Ancak Zimbabve kırsalının uzak ücra bir köşesinde bunu bulacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.Namun tidak pernah terpikir sebelumnya, bahwa saya akan menemukannya di tempat terpencil di hutan Zimbabwe.
Ancak Zimbabve kırsalının uzak ücra bir köşesinde bunu bulacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.No sabía, sin embargo, que lo encontraría en una zona remota de las selvas de Zimbabue.
Ancak Zimbabve kırsalının uzak ücra bir köşesinde bunu bulacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.Par contre, je ne savais pas que je le trouverai dans la brousse du Zimbabwe.
Ancak Zimbabve kırsalının uzak ücra bir köşesinde bunu bulacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.Δεν είχα ιδέα, όμως, πως θα τον έβρισκα σε ένα απομακρυσμένο μέρος της ζούγκλας της Ζιμπάμπουε.
Ancak Zimbabve kırsalının uzak ücra bir köşesinde bunu bulacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.И представа си нямах, обаче,че ще го намеря в пущинака на един от затънтените райони на Зимбабве.
Ancak Zimbabve kırsalının uzak ücra bir köşesinde bunu bulacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.Но я понятия не имел, что найду её в отдалённой части зарослей Зимбабве.
Ancak Zimbabve kırsalının uzak ücra bir köşesinde bunu bulacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.Хоча я поняття не мав, що знайду її у віддаленій частині Зімбабве.

İlgili Sayfalar