köşesinde ile cümle
köşesinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Ancak Zimbabve kırsalının uzak ücra bir köşesinde bunu bulacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.אבל לא ידעתי שאמצא זאת בחלק נידח של הסבך בזימבאבווה.
Ancak Zimbabve kırsalının uzak ücra bir köşesinde bunu bulacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.私たちが パトロールする上空には ハゲタカが舞っていて
Anlatıcı: Kamerun'un ücra bir köşesinde, iki avcı avlarını takip ediyorlar.Nas profundezas de uma região remota dos Camarões, dois caçadores seguem a sua presa.
Anlatıcı: Kamerun'un ücra bir köşesinde, iki avcı avlarını takip ediyorlar.Sâu trong vùng hoang sơ của Cameroon hai thợ săn bám theo con mồi của họ
Ardından da şu vardı: "Mobilyalara ihtiyacı var. Bu dairenin bir köşesinde yatıyor."Aztán rájöttek, hogy bútorokra van szükségem, mert szinte a földön aludtam.
Ben çarpma eğer - Beni bu köşesinde bu yapalım. artı b kez eksi b.(a+b)(a-b) これは、なんですか?
Ben çarpma eğer - Beni bu köşesinde bu yapalım. artı b kez eksi b.Ak vynásobím - ukážem to tu v rohu a plus b krát a mínus b.
Ben çarpma eğer - Beni bu köşesinde bu yapalım. artı b kez eksi b.At hvis jeg formere - lad mig gøre det i dette hjørne. et plus b gange et minus b.
Ben çarpma eğer - Beni bu köşesinde bu yapalım. artı b kez eksi b.Che se moltiplico --- fammelo fare in quest'angolino. (a + b) * (a - b)
Ben çarpma eğer - Beni bu köşesinde bu yapalım. artı b kez eksi b.Jeśli pomnożę -- pozwólcie zrobić to w rogu. a plus b razy a minus b.
Ben çarpma eğer - Beni bu köşesinde bu yapalım. artı b kez eksi b.Que si se multiplican - me permite hacer esto en este rincón. un plus b veces menos b.
Ben çarpma eğer - Beni bu köşesinde bu yapalım. artı b kez eksi b.Si je multiplie-- laissez moi faire ça dans un coin. (a+b) par (a-b)
Ben çarpma eğer - Beni bu köşesinde bu yapalım. artı b kez eksi b.Това е ако умножа-нека попиша в този ъгъл. а плюс b, умножено по а минус b.
Ben çarpma eğer - Beni bu köşesinde bu yapalım. artı b kez eksi b.ففي حالة القسمة-- دعوني اقوم بهذا في هذه الزاوية (a+b) (a-b)
Bence bazı politikacıların akıllarının bir köşesinde şu fikir var:그리고 어딘가에서, 정확히 말하자면 정책 전문가의 마음 구석 한편에는 이런 생각이 있을 수 있습니다.
Bence bazı politikacıların akıllarının bir köşesinde şu fikir var:ואיפשהו, אני חושב, בירכתי מוחותיהם של קובעי המדיניות מקנן הרעיון:
Bence bazı politikacıların akıllarının bir köşesinde şu fikir var:وأعتقد أنه، وفي مكان ما في مؤخرة رؤوس بعض المشرّعين، تكمن فكرة أنه
Bence bazı politikacıların akıllarının bir köşesinde şu fikir var:上手く調整し ちゃんと設定しさえすれば
Beni dinlemek zorundasın neden kaydetmek için eylemler köşesinde harfler karışık bir tutmak been yapmak itiraf그게 자네가 내 말을 들어야한다 이유 기록 행위 코너 문자에 혼합 내가있다 제가 살았 할 고백
Beni dinlemek zorundasın neden kaydetmek için eylemler köşesinde harfler karışık bir tutmak been yapmak itirafNevím totožnost noci ale to bylo
Beni dinlemek zorundasın neden kaydetmek için eylemler köşesinde harfler karışık bir tutmak been yapmak itirafلهذا السبب يجب أن يستمع لي لتسجيل الأعمال مختلطة على الحروف الزاوية لدي اعتراف لجعل لقد تم حفظ
Beni dinlemek zorundasın neden kaydetmek için eylemler köşesinde harfler karışık bir tutmak been yapmak itiraf記録する行為 私が持っているコーナーの文字を混在 私が保持しておいたように告白 あなたから何か
Benkyo-do denilen ve Sutter ve Bunchanan'ın köşesinde olduğuBenkyo-do, op de hoek van Sutter en Buchanan.
Benkyo-do denilen ve Sutter ve Bunchanan'ın köşesinde olduğu벤쿄-도라고 부르는 데요. 수터 와 부케넌 거리의 코너에 있습니다.
Benkyo-do denilen ve Sutter ve Bunchanan'ın köşesinde olduğullamado Benkyo-do, que está en la esquina de Sutter y Buchaman.
Benkyo-do denilen ve Sutter ve Bunchanan'ın köşesinde olduğuבשם בנקיו-דו, בפינה של רחוב סאטר ורחוב ביוקאנן
Benkyo-do denilen ve Sutter ve Bunchanan'ın köşesinde olduğuيدعا بنكو دو، الذي يقع على زاوية سوتر وبوشانان.
Benkyo-do denilen ve Sutter ve Bunchanan'ın köşesinde olduğuベンキョウドウは、実際、
Birazdan başına gelecek olan şey, dünyanın her köşesinde, ofislerde, evlerde hergün tekrarlanıyor.Ceea ce i se intampla lui acum, se intampla zilnic in birourile si casele din intreaga lume.
Birazdan başına gelecek olan şey, dünyanın her köşesinde, ofislerde, evlerde hergün tekrarlanıyor.Ciò che sta per accadergli accade quotidianamente in case e uffici di tutto il mondo
Birazdan başına gelecek olan şey, dünyanın her köşesinde, ofislerde, evlerde hergün tekrarlanıyor.Co se právě má přihodit, stává se denně v kancelářích a domácnostech po celém světě
Birazdan başına gelecek olan şey, dünyanın her köşesinde, ofislerde, evlerde hergün tekrarlanıyor.Αυτό που πρόκειται να του συμβεί, συμβαίνει καθημερινά σε γραφεία και σπίτια σε ολόκληρο τον κόσμο.
Bir kenarın köşesinden karşı kenarın orta noktasına bir doğru çizince buna medyan denir .선을 그어보겠습니다 이 선이 바로 중선입니다
Bir kenarın köşesinden karşı kenarın orta noktasına bir doğru çizince buna medyan denir .Si apoi taiem la jumatate latura opusa Deci asta de aici va fi o mediana
Bir kenarın köşesinden karşı kenarın orta noktasına bir doğru çizince buna medyan denir .Takže těžnice je, když začneme v jednom z vrcholů, začněme tedy v tomto, a pak rozpůlíme protější stranu.
Bir kenarın köşesinden karşı kenarın orta noktasına bir doğru çizince buna medyan denir .Vi halverer den modstående side. Det her er en median.
Bir kenarın köşesinden karşı kenarın orta noktasına bir doğru çizince buna medyan denir .Това тук ще бъде медиана.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde --En flicka, om du har tur, i hörnet av ett mörkt rum
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde --어두운 방 안의 구석 자리에서 코란을 읽을 수 잇을 정도로 운이 좋은
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Ak máte to štastie, uvidíte dievča v rohu tmavej miestnosti, ktoré má štastie, že sa môže pozrieť na Korán.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Dívka, pokud máte štěstí, v rohu tmavé místnosti -- je ráda za to, že se může dívat na Korán.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Dziewczynki mogły tylko w kącie ciemnego pokoju czytać Koran.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Een meisje, als je goed kijkt, in de hoek van een donkere kamer -- bevoorrecht dat ze de Koran kon inkijken.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Egy kislány, ha szerencsés volt, a szoba sötét sarkában olvashatta a Koránt.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Một cô bé, nếu may mắn, trong góc phòng tối -- may mắn có thể đọc được kinh Koran.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.O fată, dacă ești norocos, în colțul unei camere întunecoase - fericită să poate citi Coranul.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Seorang gadis, jika beruntung, di sudut ruangan gelap -- cukup beruntung untuk dapat melihat Al-Quran.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Uma rapariga, se tiver sorte, no canto de um quarto escuro tendo a possibilidade de ter o Corão.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Una niña, si tienes suerte, en la esquina de un cuarto oscuro... afortunada de poder ver el Corán.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Девушка, если ей повезло, сидела в углу темной комнаты - счастлива, что у нее есть возможность читать Коран.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde -- Kuran'a bakabilme şansına sahipti.Момиче, и то ако имате късмет, което стои в ъгъла на тъмна стая, и щастливо, че може да гледа Корана.
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde --נערה ברת-מזל, בפינת חדר אפל--
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde --فتاة في زاوية غرفة .. ان كانت محظوظة بما فيه الكفاية
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde --コーランを眺めています。これは、 その女の子は恵まれていると言えます。
Bir kız, eğer şanslıysa, karanlık bir odanın köşesinde --我徒步穿越阿富汗,
Birleşik Devletler'in kuzeybatı köşesindeEn la esquina noroeste de los EE.
Birleşik Devletler'in kuzeybatı köşesinde Kanada sınırının hemen yanında,Az USA északnyugati szegletében, a kanadai határ közelében, van egy kis montanai város, Libby.
Birleşik Devletler'in kuzeybatı köşesinde Kanada sınırının hemen yanında,I det nordvästra hörnet av USA, nära den Kanadensiska gränsen,
Birleşik Devletler'in kuzeybatı köşesinde Kanada sınırının hemen yanında,Im Nordwesten der Vereinigten Staaten, nahe der kanadischen Grenze,
Birleşik Devletler'in kuzeybatı köşesinde Kanada sınırının hemen yanında,In de noordwestelijke uithoek van de Verenigde Staten, vlakbij de Canadese grens,