Ekranın sağ alt köşesinde, "oluşturmak" kırmızı bir düğme son kişileri gösterir.Dans le coin inférieur droit de l'écran, un bouton rouge Composer montre les contacts récents.
Dijital reklam panosu 47. ve 7. köşede yer aldı ve Ağustos ayının tamamı boyunca izlenebilir oldu.Le panneau digital était placé au coin de 47th et 7th et était visible pour un mois.
Heptagram veya septagram yedi düz çizgiden oluşan yedi köşeli bir yıldızdır.Un heptagramme est une étoile à sept branches dessinée sur la base de sept droites.
Beş köşeli kızıl yıldız, sosyalizm ve komünizmin simgesidir.L'Étoile rouge à cinq branches est un symbole du communisme et du socialisme.
Star gazetesindeki köşe yazarlığı görevinden Kasım 2014'te ayrıldı.Le pavillon dans sa fonction de salle de projection ferme ses portes en novembre 2014.
"Köşe yazıları".Papiers de vers".
En yaşlı ise baş köşeye, en gençleri ise kapı dibine otururdu.Les plus jeunes sont au centre, tandis que les plus anciennes sont à l'extérieur.
Kösen üç erkek ve bir kız kardeşi ve ailesi ile birlikte yaşamaktadır.Will a grandi entouré de trois frères et une sœur.
Beşir Ağa’nın kabri Eyüp Sultan Camii avlusunun sağ arka köşesinde yer almaktadır.Repas dans la maison de Simon, bord droit.
Fakat köşe dükkânlarda bira satılabilir.Les bières sont vendues localement.
Bilim kurgu hayranları topluluğu Amazing Stories dergisindeki Mektuplar köşesinden ortaya çıkmıştır.Le courrier des lecteurs fait rapidement son apparition dans les pages d'Amazing Stories.
Bıçak ile köşe yuvarlatma.Cesse de jouer avec ce couteau !
Şöyle bir köşeye sıkışmış gibiydik.Fût torsadé d'une colonne.
Dört minarelilerde iç avlunun köşelerindedir.Quatre minarets sont aux coins de la mosquée.
Ama mahallede köse geleneği vardır.Pour autant, le quartier conserve des coutumes populaires.
Sivri köşeli cisimler (kare silindirler) akış yönüne karşı sürüklenim gösterirler.Des fleurs ! je veux en couronner ma tête pour le combat.
Erol Köse, şirkete %51 payla ortak oldu.Danone réclame 51 % dans ses entités.
Bir dönem Birgün Pazar'da köşe yazarlığı da yapmıştır.Il la retrouve également serveuse de bar en semaine.
New York Observer`da köşe yazmaya başladı.Plus tard, elle obtient un poste de chroniqueuse au New York Observer.
Kapı dördüncü köşede bulunuyordu.Il apparaît sur la 4e colonne.
Bütün köşegenleri çizdiğimiz zaman ise, beş köşeli bir yıldız elde ederiz.Si l'on joint les arêtes alignées d'une étoile à cinq branches, on obtient un pentagramme.
Bu vezirlikten sonra 1331(?)de görevden ayrılıp köşesine çekilmiştir.Vers 1331, il dut une nouvelle fois fuir à cause d’incursions.
Takvim ve Sabah gazetesinin pazar ekinde köşe yazarlığı yapmaktadır.L'édition du week-end est diffusée le samedi et le dimanche dans une édition matinale.
19. yüzyılla birlikte yeryüzünün her köşesi kapitalist dünya ekonomiye entegre oldu.Vers 1900, le réseau commercial couvre le monde entier.
Sol üst köşede, "Yeni!"Dans l'angle supérieur droit : “13”.
Köşeden bir detay.Détail d'une colonne.
NGC 3324, Karina Bulutsusu'nun kuzey-batı köşesinde yer alır.NGC 2252 est situé près du nord-est de la nébuleuse de la Rosette.
Caddelerin kesiştiği köşede bir avlu kapısı olduğu gibi, diğer iki yönde de iki kapısı daha vardır.Toujours dans le hall, en plus de la porte d'entrée, deux autres portes desservent d'autres endroits.
"Gülşen, Erol Köse'yi savcıya şikâyet etti".Au tribunal, Lounès a osé demander au procureur une cigarette.
"Şimdi," der köşede bekleyen potansiyellere.Ils abordent l'actualité « sous l’angle de la banlieue ».
Tüm bu bir dörtyüzlüler bir köşe figürü vardır.Tous ces timbres comportent une figure centrale ronde.
Bu şehri sevme nedenim;köşebaşını döndüğümde seninle karşılaşma ihtimalimdirJe retournerais là-bas avec plaisir, car ce village m'a porté chance.
Ve Kösem adını alır.Le temple leur doit son nom.
Lewis, yalnızca bir köşenin paylaşıldığı bir ara durum olarak B'yi de öne sürdü.Lewis postule l'existence d'un état intermédiaire où seulement un coin est partagé (structure B).
Demirtaş Ceyhun; haftalık Aydınlık ve aylık Teori dergilerinde köşe yazıları yazmaktaydı.İP fait paraître un magazine hebdomadaire Aydınlık, les mensuels Teori et Bilim ve Ütopya.
Köşe yazılarından seçkileri dönemsel olarak kitaplaştırmıştır.La Britannica est occasionnellement critiquée pour ses choix éditoriaux.
Sence üç köşeli şapkalar tekrar moda olur mu?¿Crees que los tricórnios vuelven a estar de moda?
Sesli harfler sol üst köşeye yazılır (nokta 1, 2 ve 4) ve tek başlarına kullanılabilirler.Las vocales son escritas en la esquina superior izquierda (puntos 1, 2 y 4) y pueden ser usadas solas.
Onun adı sol veya sağ köşesine yazılacaktır.Su nombre está escrito en la esquina izquierda o derecha.
1847 yılında Kaliforniya'da ilk devlet okulu meydanın güneybatı köşesinde açıldı.En 1847, la primera escuela pública en California fue erigida en la esquina suroeste de la plaza.
Lewis, yalnızca bir köşenin paylaşıldığı bir ara durum olarak B'yi de öne sürdü.Lewis también postuló un estado intermedio, B, donde sólo se comparte una esquina.
İlk haftada Donghae’nin yatağının yanında köşede oturan tuhaf bir figür CCTV’de görünüyor.En la primera semana, una figura extraña aparece en el CCTV en una esquina al lado de la cama de Donghae.
Theodote'a kör bırakılmış kocasıyla özel bir sarayda köşeye çekilmesine izin verildi.Se le permitió a Teodote retirarse a un palacio privado junto con su esposo cegado.
Bunlardan Köse Musa obası, Sandıklı’da iskan edildi.Moisés y las hijas de Jetro, de Ferri, ca.
Muhafızlar, imparatorluğun değişik köşelerine gönderildi ve Castra Praetoria yerle bir edildi.Los soldados de la guardia fueron enviados a diversas partes del imperio y se demolió los Castra Praetoria.
Albümün plak versiyonunda her köşe "Bemis" ve "Gerber" olarak isimlendirilmiştir.En la versión en vinilo del álbum, los lados del disco se llaman "Bemis" y "Gerber".
Bu hayvanların balinalarınkine benzeyen ve sıra dışı olan üç köşeli dişleri vardı.Estos animales poseían inusuales dientes triangulares, similares a los de las ballenas.
Diğer çözümler, "önce köşeler" yöntemi ile birlikte birçok farklı yöntemin kombinasyonundan oluşuyordu.Otros métodos son, por ejemplo, «esquinas primero» y métodos que combinan varios métodos.
Kuzeybatı köşesinde Fonte Gaia yer almaktadır.En el noroeste está la Fonte Gaia.
Eva ve Walther, Beckmesser seranadına başladığı zaman, daha karanlık olan köşelere çekilirler.Escena 6 Mientras Eva y Walther se retiran aún más en las sombras, Beckmesser empieza su serenata.
ABD'den döndükten sonra köşe yazarlığı yapmaya başladı.De regreso a Estados Unidos comienza a escribir artículos sobre ella.
Meydanın güneydoğusundaki küçük merdivenlere, küçük teras köşesi anlamına gelen Gradillas adı verildi.Las pequeñas escaleras al sureste de la plaza le dieron nombre a esa esquina conocida como Gradillas.
Köşeye sıkışan Fontaine kendisine çok fazla "Adem" enjekte eder ve bir yaratığa dönüşür.Fontaine, arrinconado, se inyecta con vastas cantidades de ADAM y se convierte en un monstruo inhumano.
Eğer giysiye gereksinimimiz varsa gidip köşedeki sokaktan alıp mükemmel görünürüz.Podemos encontrar ropa en la calle, salir, vernos fantásticos y romperla.
(Portreler: 6) Köşe yazıları[[Categoría:Registros públic
Dürzîler'in kutsal simgesi beş köşeli bir yıldızdır.Su corte transversal es el de una estrella de cinco puntas.
Son sahnede Rihanna odanın köşesinde yere çöküp ağlıyor.El video termina con Rihanna acurrucada en el rincón de una habitación, llorando.
1997'de günümüzde de devam eden bir köşe yazarı olarak çalışmaya başladı.En 1997 comenzó su trabajo como columnista, que continúa hoy.
Bu imza bizi bir daha ıssız kuytu köşelere döndürmeyecek.Ya no volveré a correr en estos mundos débiles y atrasados.
Beş köşeli kızıl yıldız, sosyalizm ve komünizmin simgesidir.Estrella roja de 5 puntas, símbolo del comunismo y socialismo.