Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Hai seguito la via di tua sorella, la sua coppa porrò nelle tue mani»
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.네가 네 형의 길로 행하였은즉 내가 그의 잔을 네 손에 주리라
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Mầy đã đi theo đường của chị mầy ; vậy nên ta sẽ để chén của nó vào trong tay mầy .
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Mầy đã đi theo đường của chị mầy; vậy nên ta sẽ để chén của nó vào trong tay mầy.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Nénéd útján jártál, azért az õ poharát adom kezedbe.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.No caminho de tua irmã andaste; por isso entregarei o seu cálice na tua mão.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.På din søsters vei har du gått; derfor rekker jeg dig det samme beger som hun måtte tømme.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Po poti sestre svoje si hodila, zato tudi dam nje čašo v roko tvojo.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Sinä vaelsit sisaresi tietä, ja minä annan hänen maljansa sinun käteesi.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Tu as marché dans la voie de ta soeur, Et je mets sa coupe dans ta main.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.U bent uw zuster achterna gegaan, daarom zal Ik u met dezelfde rampen straffen.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Εν τη οδω της αδελφης σου περιεπατησας δια τουτο θελω δωσει εις την χειρα σου το ποτηριον αυτης.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Така си ходила в пътя на сестра си; затова ще дам в ръката ти нейната чаша.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Ты ходила дорогою сестры твоей; за то и дам в руку тебе чашу ее.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.בדרך אחותך הלכת ונתתי כוסה בידך׃
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.في طريق اختك سلكت فادفع كأسها ليدك.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.你 走 了 你 姐 姐 所 走 的 路 、 所 以 我 必 將 他 的 杯 交 在 你 手 中
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.你 走 了 你姐姐 所 走 的 路 、 所以 我 必 將 他 的 杯交 在 你 手中
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.C'est un peu comme une assiette de spaghetti. Parfois il vous suffit de manger et de voir ce qui se passe.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Det kan være lidt ligesom en skål spaghetti: sommetider må man bare spise det og se hvad der sker.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Es como un plato de espaguetis. A veces hay que comerlo y ver qué es lo que sucede.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Het lijkt soms op een bord spaghetti: soms moet je gewoon beginnen met eten en zien wat er gebeurt.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Je to tak trochu jako s mísou špaget: někdy to prostě jen musíte sníst a čekat, co se stane.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Kicsit olyan, mint egy tál spagetti: néha enned kell belőle ahhoz, hogy lásd, mi történik.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.스파게티볼 효과를 일으킬 수 있다는 겁니다. 스파게티를 먹을 때 국수 가닥이 얽히고 설키 듯말이죠.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Lahko je kot skleda špagetov: včasih jih je treba samo pojesti in videti, kaj se zgodi.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Może być trochę jak talerz spaghetti - czasem po prostu musisz go zjeść, żeby sprawdzić co się stanie.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Môže to byť ako misa špagiet. Niekedy ich proste musíte zjesť, aby ste videli, čo sa stane.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Nó có thể giống một đĩa mỳ Ý: đôi khi bạn phải ăn để xem chuyện gì sẽ xảy ra.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Poate să fie ca o farfurie cu spaghete. Uneori nu trebuie decât să o manânci şi să vezi apoi ce se întâmplă.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Pode ser como um prato de esparguete: às vezes, temos de o comer e ver o que acontece.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Può essere un po' come un piatto di spaghetti: a volte bisogna solo mangiarlo per vedere che succede.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Suara dapat menyerupai semangkuk spageti: kadang-kadang anda harus memakannya dan melihat apa yang terjadi.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Μπορεί να είναι κάπως σαν ένα πιάτο σπαγγέτι: μερικές φορές απλά πρέπει να φας για να δεις τι συμβαίνει.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Его можно сравнить с тарелкой спагетти: иногда, чтобы узнать, что получится, надо просто съесть.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Це може бути схоже на миску спагеті: іноді ви просто повинні з'їсти його і подивитися, що буде.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.זה קצת כמו קערת ספגטי: לפעמים צריך פשוט לאכול את זה ולראות מה קורה.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.فيكمن أن نصفه كأنه صحن من معكرونة الاسبغتي .. أحياناً يجب أن تأكله بأكمله لترى ما الذي سيحدث
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.時にはまず食べてみてどうなるか試してみなければいけません 今日のお話で音について皆さんに意識して頂ければ幸いです
Sarhoş olacak, umutsuzluğa boğulacaksın, Kızkardeşin Samiriyenin kâsesi Yıkım, perişanlık kâsesidir.Av rus og sorg skal du bli full - et ødeleggelsens og herjingens beger er din søster Samarias beger.
Sarhoş olacak, umutsuzluğa boğulacaksın, Kızkardeşin Samiriyenin kâsesi Yıkım, perişanlık kâsesidir.budeš naplnená opilosťou a zármutkom; bude to pohár hrôzy a spustošenia, pohár tvojej sestry Samárie.
Sarhoş olacak, umutsuzluğa boğulacaksın, Kızkardeşin Samiriyenin kâsesi Yıkım, perişanlık kâsesidir.De embriaguez e de dor te encherás, do cálice de espanto e de assolação, do cálice de tua irmã Samária.
Sarhoş olacak, umutsuzluğa boğulacaksın, Kızkardeşin Samiriyenin kâsesi Yıkım, perişanlık kâsesidir.det er fuldt af Beruselse og Stønnen, et Bæger med Gru og Rædsel er din Søster Samarias Bæger.
Sarhoş olacak, umutsuzluğa boğulacaksın, Kızkardeşin Samiriyenin kâsesi Yıkım, perişanlık kâsesidir.네가 네 형 사마리아의 잔 곧 놀람과 패망의 잔에 넘치게 취하고 근심할지라
Sarhoş olacak, umutsuzluğa boğulacaksın, Kızkardeşin Samiriyenin kâsesi Yıkım, perişanlık kâsesidir.Mầy sẽ phải đầy sự say sưa và buồn rầu; vì chén của chị Sa-ma-ri mầy, là chén gở lạ và hoang vu.
Sarhoş olacak, umutsuzluğa boğulacaksın, Kızkardeşin Samiriyenin kâsesi Yıkım, perişanlık kâsesidir.Mầy sẽ phải đầy sự say_sưa và buồn_rầu ; vì chén của chị Sa-ma-ri mầy , là chén gở lạ và hoang_vu .
Sarhoş olacak, umutsuzluğa boğulacaksın, Kızkardeşin Samiriyenin kâsesi Yıkım, perişanlık kâsesidir.Opilstvím a zámutkem naplněna budeš, kalichem pustiny a zpuštění, kalichem sestry své Samaří.
Sarhoş olacak, umutsuzluğa boğulacaksın, Kızkardeşin Samiriyenin kâsesi Yıkım, perişanlık kâsesidir.Pijaóstwem i boleścią napełniona będziesz, kubkiem spustoszenia i smutku, kubkiem siostry swej Samaryi!
Sarhoş olacak, umutsuzluğa boğulacaksın, Kızkardeşin Samiriyenin kâsesi Yıkım, perişanlık kâsesidir.Polna bodeš pijanosti in žalosti; ker čaša groze in otožnosti je sestre tvoje Samarije čaša.
Sarhoş olacak, umutsuzluğa boğulacaksın, Kızkardeşin Samiriyenin kâsesi Yıkım, perişanlık kâsesidir.Részegséggel és bánattal megtelsz; pusztaság és elpusztulás pohara a te nénéd, Samaria pohara!
Sarhoş olacak, umutsuzluğa boğulacaksın, Kızkardeşin Samiriyenin kâsesi Yıkım, perişanlık kâsesidir.Te llenarás de embriaguez y de dolor; copa de horror y de desolación es la copa de tu hermana Samaria
Sarhoş olacak, umutsuzluğa boğulacaksın, Kızkardeşin Samiriyenin kâsesi Yıkım, perişanlık kâsesidir.Te vei umplea de beţie şi durere; căci potirul sorei tale Samaria este un potir de groază şi spaimă!
Sarhoş olacak, umutsuzluğa boğulacaksın, Kızkardeşin Samiriyenin kâsesi Yıkım, perişanlık kâsesidir.Tulet juopumusta ja murhetta täyteen: kauhun ja häviön malja on sinun sisaresi Samarian malja.
Sarhoş olacak, umutsuzluğa boğulacaksın, Kızkardeşin Samiriyenin kâsesi Yıkım, perişanlık kâsesidir.Опьянения и горести будешь исполнена: чаша ужаса и опустошения – чаша сестры твоей, Самарии!
Sarhoş olacak, umutsuzluğa boğulacaksın, Kızkardeşin Samiriyenin kâsesi Yıkım, perişanlık kâsesidir.Ще се изпълниш с пиянство и скръб, с чашата на смайването и на запустението, с чашата на сестра си Самария.
Sarhoş olacak, umutsuzluğa boğulacaksın, Kızkardeşin Samiriyenin kâsesi Yıkım, perişanlık kâsesidir.שכרון ויגון תמלאי כוס שמה ושממה כוס אחותך שמרון׃
Sarhoş olacak, umutsuzluğa boğulacaksın, Kızkardeşin Samiriyenin kâsesi Yıkım, perişanlık kâsesidir.تمتلئين سكرا وحزنا كاس التحيّر والخراب كاس اختك السامرة.
Sarhoş olacak, umutsuzluğa boğulacaksın, Kızkardeşin Samiriyenin kâsesi Yıkım, perişanlık kâsesidir.你 必 酩 酊 大 醉 、 滿 有 愁 苦 、 喝 乾 你 姐 姐 撒 瑪 利 亞 的 杯 、 就 是 令 人 驚 駭 淒 涼 的 杯
Sarhoş olacak, umutsuzluğa boğulacaksın, Kızkardeşin Samiriyenin kâsesi Yıkım, perişanlık kâsesidir.你 必 酩酊大醉 、 滿有 愁苦 、 喝乾 你 姐姐 撒 瑪利亞 的 杯 、 就是 令人驚駭淒涼 的 杯
Yani, çekimin kutsal kasesi problemi çözüldüAssim, o Santo Graal da gravidade, está resolvido!