Ana içeriğe geç
Sözlük

kâsesi ile cümle

kâsesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun kâsesine sıktım. Sonra kâseyi ona verdim.››Tay tôi đương cầm cái chén của Pha-ra-ôn; tôi hái nho đó, ép nước nho vào, rồi dâng tửu bôi vào tay Pha-ra-ôn.
Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun kâsesine sıktım. Sonra kâseyi ona verdim.››и чаша фараонова в руке у меня; я взял ягод, выжал их в чашу фараонову и подал чашу в руку фараону.
Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun kâsesine sıktım. Sonra kâseyi ona verdim.››וכוס פרעה בידי ואקח את הענבים ואשחט אתם אל כוס פרעה ואתן את הכוס על כף פרעה׃
Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun kâsesine sıktım. Sonra kâseyi ona verdim.››وكانت كاس فرعون في يدي. فاخذت العنب وعصرته في كاس فرعون واعطيت الكاس في يد فرعون.
Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun kâsesine sıktım. Sonra kâseyi ona verdim.››法 老 的 杯 在 我 手 中 、 我 就 拿 葡 萄 擠 在 法 老 的 杯 裡 、 將 杯 遞 在 他 手 中
Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun kâsesine sıktım. Sonra kâseyi ona verdim.››法老 的 杯 在 我 手中 、 我 就 拿 葡萄擠 在 法老 的 杯裡 、 將杯遞 在 他 手中
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.Die Rabbis vergleichen dies mit einem König, der eine schöne, zerbrechliche Glaskugel hat.
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.I rabbini illustrano questo aspetto con l'esempio di un re che ha un vaso di vetro bellissimo e fragile.
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.Les Rabbins décrivent ceci comme être un roi qui a un magnifique, fragile bol en verre.
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.Los rabinos describen esto como ser como un rey que tiene un cuenco precioso y frágil, de vidrio.
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.Những giáo sĩ Do Thái miêu tả điều này như là một vị vua có một cái chén thủy tinh đẹp, mong manh.
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.Os rabinos descreveram isto como se fosse um rei que tem um belo copo de vidro frágil.
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.Rabbijnen beschrijven dit als een koning zijn die een schitterende, fragiele, glazen kom heeft.
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.Rabbinerna jämför detta med en kung som har en vacker, skör glasskål.
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.Rabinii descriu acest lucru facand o comparatie cu un rege care are un bol de sticla frumos si fragil.
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.Rabinowie przytaczają przykład króla, który ma piękną, delikatną szklaną wazę.
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.Οι ραβίνοι το περιγράφουν αυτό όπως το να είσαι ένας βασιλιάς που έχει ένα όμορφο, εύθραυστο γυάλινο μπωλ.
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.Рабини описують, що це як бути королем, у якого є чарівна тендітна скляна чаша.
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.Раввины описывают это как быть царем, который имеет красивую и хрупкую стеклянную вазу.
Hahamlar bunu kral olmak gibi açıklıyor. Bu kralın çok güzel ve kırılgan bir cam kasesi var.Равините описват това, все едно си цар, който има красива, чуплива стъклена купа.
Hem de tortilla kasesi içinde yeniyor.I en tortilla skål.
Hem de tortilla kasesi içinde yeniyor. İğrenç.Dobré ráno.
Hem de tortilla kasesi içinde yeniyor. İğrenç.Es ist mein Lieblingsessen!
Hem de tortilla kasesi içinde yeniyor.나지
Hem de tortilla kasesi içinde yeniyor.فى وعاء التورتيا .
Hem de tortilla kasesi içinde yeniyor.うわー気持ち悪っ
Hem Rabbin, hem cinlerin kâsesinden içemezsiniz; hem Rabbin, hem cinlerin sofrasına ortak olamazsınız.I kan ikke drikke Herrens kalk og onde ånders kalk; I kan ikke ha del I Herrens bord og i onde ånders bord.
Hem Rabbin, hem cinlerin kâsesinden içemezsiniz; hem Rabbin, hem cinlerin sofrasına ortak olamazsınız.너희가 주의 잔과 귀신의 잔을 겸하여 마시지 못하고 주의 상과 귀신의 상에 겸하여 참예치 못하리라
Hem Rabbin, hem cinlerin kâsesinden içemezsiniz; hem Rabbin, hem cinlerin sofrasına ortak olamazsınız.Nebo nemůžete kalicha Páně píti a kalicha ďáblů; nemůžete účastníci býti stolu Páně a stolu ďáblů.
Hem Rabbin, hem cinlerin kâsesinden içemezsiniz; hem Rabbin, hem cinlerin sofrasına ortak olamazsınız.Nemôžete piť kalich Pánov i kalich démonov. Nemôžeme mať účasť na stole Pánovom i na stole démonov.
Hem Rabbin, hem cinlerin kâsesinden içemezsiniz; hem Rabbin, hem cinlerin sofrasına ortak olamazsınız.Nu puteţi bea paharul Domnului şi paharul dracilor; nu puteţi lua parte la masa Domnului şi la masa dracilor.
Hem Rabbin, hem cinlerin kâsesinden içemezsiniz; hem Rabbin, hem cinlerin sofrasına ortak olamazsınız.Не можете чашу Господню пити і чашу бісовську, не можете трапезї Господнїй причащати ся і трапезї бісовській.
Hem Rabbin, hem cinlerin kâsesinden içemezsiniz; hem Rabbin, hem cinlerin sofrasına ortak olamazsınız.לא תוכלו לשתות יחד כוס אדנינו וגם כוס השדים ולא תוכלו להתחבר אל שלחן אדנינו וגם אל שלחן השדים׃
Hem Rabbin, hem cinlerin kâsesinden içemezsiniz; hem Rabbin, hem cinlerin sofrasına ortak olamazsınız.لا تقدرون ان تشربوا كاس الرب وكاس شياطين. لا تقدرون ان تشتركوا في مائدة الرب وفي مائدة شياطين.
Hem Rabbin, hem cinlerin kâsesinden içemezsiniz; hem Rabbin, hem cinlerin sofrasına ortak olamazsınız.你 們 不 能 喝 主 的 杯 、 又 喝 鬼 的 杯 . 不 能 喫 主 的 筵 席 、 又 喫 鬼 的 筵 席
Hem Rabbin, hem cinlerin kâsesinden içemezsiniz; hem Rabbin, hem cinlerin sofrasına ortak olamazsınız.你 們 不 能 喝 主 的 杯 、 又 喝 鬼 的 杯 . 不 能 喫主 的 筵席 、 又喫鬼 的 筵席
İçinde, et, peynir ve marul aromalı 'O'lar var. Hem de tortilla kasesi içinde yeniyor.E' carne-, formaggio- e verdura- condita O's in una ciotola di tortilla.
İnsan formu, özellikle insan kafası endüstrimizin Kutsal Kasesi olarak düşünülmüştü.De menselijke vorm, en dan vooral het hoofd, werd beschouwd als de heilige graal van onze industrie.
İnsan formu, özellikle insan kafası endüstrimizin Kutsal Kasesi olarak düşünülmüştü.Forma umană, capul uman în special, era considerat Sfântul Graal al industriei noastre.
İnsan formu, özellikle insan kafası endüstrimizin Kutsal Kasesi olarak düşünülmüştü.Hình dáng con người, cụ thể là đầu người, được xem như Chén thánh trong ngành công nghiệp của chúng tôi.
İnsan formu, özellikle insan kafası endüstrimizin Kutsal Kasesi olarak düşünülmüştü.La forma humana, especialmente la cabeza, ha sido considerada el Cáliz Sagrado de nuestra industria.
İnsan formu, özellikle insan kafası endüstrimizin Kutsal Kasesi olarak düşünülmüştü.Postać człowieka, a w szczególności głowa, uznawane były za Święty Graal naszej branży.
İnsan formu, özellikle insan kafası endüstrimizin Kutsal Kasesi olarak düşünülmüştü.인체의 표현은, 특히나 얼굴 부분은, 영화계에서는 성배 (the Holy Grail) 처럼 여겨져 왔지요.
İnsan formu, özellikle insan kafası endüstrimizin Kutsal Kasesi olarak düşünülmüştü.Η ανθρώπινη μορφή και ειδικά το κεφάλι, θεωρείται ως το Άγιο Δισκοπότηρο στον τομέα μας.
İnsan formu, özellikle insan kafası endüstrimizin Kutsal Kasesi olarak düşünülmüştü.Людські форми, а особливо голова людини, вважались Святим Граалем в нашій індустрії.
İnsan formu, özellikle insan kafası endüstrimizin Kutsal Kasesi olarak düşünülmüştü.Человеческие формы, в особенности человеческая голова, считались священным Граалем для нашей индустрии.
İnsan formu, özellikle insan kafası endüstrimizin Kutsal Kasesi olarak düşünülmüştü.Човешкото тяло, и по-специално главата, се счита за Светия Граал на нашата индустрия.
İnsan formu, özellikle insan kafası endüstrimizin Kutsal Kasesi olarak düşünülmüştü.הצורה האנושית, וביחוד ראש האדם,
İnsan formu, özellikle insan kafası endüstrimizin Kutsal Kasesi olarak düşünülmüştü.حيث إن شكل الإنسان ، ولا سيما رأس الإنسان ، كان يعتبر مثل الكأس المقدسة في مجال صناعتنا .
İnsan formu, özellikle insan kafası endüstrimizin Kutsal Kasesi olarak düşünülmüştü.私たちの業界では神の領域とされていました 10年ほど経ってからプロジェクトが再始動しました
Karşınızda, Tac-O! İçinde, et, peynir ve marul aromalı 'O'lar var. Hem de tortilla kasesi içinde yeniyor.Memperkenalkan, Tac-O's rasa daging, keju dan daun selada di mangkok tortilla.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Ai mers pe calea sorei tale, deaceea, şi Eu îţi pun potirul ei în mînă.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Anduviste en el camino de tu hermana. ¡Yo, pues, pondré su copa en tu mano!'
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Cestou sestry své chodila jsi, protož dám kalich její v ruku tvou.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Chodila si cestou svojej sestry, a preto dám jej pohár do tvojej ruky.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Chodziłaś drogą siostry swej, dlatego dam kubek jej w rękę twoję.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Du bist auf dem Wege deiner Schwester gegangen; darum gebe ich dir auch deren Kelch in deine Hand.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Du vandrade på din systers väg; därför skall jag sätta i din hand samma kalk som gavs åt henne.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Du vandrede i din Søsters Spor; derfor giver jeg dig hendes Bæger i Hånden.
Kızkardeşinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden içireceğim.Engkau mengikuti jejak kakakmu, oleh sebab itu engkau akan Kuhukum dengan hukuman yang sama.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod