Ana içeriğe geç
Sözlük

kâhya ile cümle

kâhya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Ta biết_điều ta sẽ làm , để khi bị cách_chức , có kẻ tiếp_rước ta về nhà .
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Tudom mit tegyek, hogy mikor a sáfárságtól megfosztatom, befogadjanak engem házaikba.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Vem, kaj bom storil, da me sprejmo v hiše svoje, kadar bom odstavljen od oskrbništva.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Viem, čo urobím, aby ma, keď budem odstránený zo správy, prijali do svojich domov.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Vím, co učiním, aby, když budu zbaven vladařství, přijali mne do svých domů.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Wiem, co uczynię, że gdy będę złożony z szafarstwa, przyjmą mię do domów swoich.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›¡Ya sé lo que haré para que cuando sea destituido de la mayordomía, me reciban en sus casas!
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›ενοησα τι πρεπει να καμω, δια να με δεχθωσιν εις τους οικους αυτων, οταν αποβληθω της οικονομιας.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›знаю, что сделать, чтобы приняли меня в домы свои, когда отставлен буду от управления домом.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Знаю, що зроблю, щоб, як відставлений буду від приставнищтва, прийняли мене в господи свої.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›ידעתי מה אעשה למען יאספוני אל בתיהם בעת אוסר מפקדתי׃
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›قد علمت ماذا افعل حتى اذا عزلت عن الوكالة يقبلوني في بيوتهم.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›我 知 道 怎 麼 行 、 好 叫 人 在 我 不 作 管 家 之 後 、 接 我 到 他 們 家 裡 去
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›我 知道 怎 麼行 、 好 叫人 在 我 不 作 管家 之後 、 接 我 到 他 們家裡去
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.A dohoniac ich hovoril im tieto slová.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Cuando él los alcanzó, les repitió estas palabras
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.De huismeester ging achter de broers aan en zei precies wat Jozef hem had opgedragen.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Dogoniwszy ich tedy, mówił do nich te słowa.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Dojde jih torej in ogovori s takimi besedami.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Economul i -a ajuns, şi le -a spus aceste cuvinte.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Egli li raggiunse e ripetè loro queste parole
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Então ele, tendo-os alcançado, lhes falou essas mesmas palavras.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.És utóléré õket, és ilyen szavakkal szóla nékik.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Ketika pelayan itu sampai kepada saudara-saudara Yusuf, dikatakannya apa yang diperintahkan Yusuf
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.청지기가 그들에게 따라 미쳐 그대로 말하니
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Kun hän sitten saavutti heidät, puhui hän heille nämä sanat.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.L`intendant les atteignit, et leur dit ces mêmes paroles.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.När han nu hann upp dem, sade han detta till dem.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Og da han havde indhentet dem, sagde han det til dem.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Og han innhentet dem og sa dette til dem.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Quản gia theo kịp, lặp lại mấy lời ấy;
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Quản_gia theo kịp , lặp lại mấy lời ấy ;
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Tedy dohoniv se jich, mluvil jim slova ta.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Und als er sie ereilte, redete er mit ihnen solche Worte.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Και καθως επροφθασεν αυτους, ειπε προς αυτους τους λογους τουτους.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.И човекът ,като ги настигна, каза им тия думи.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.Он догнал их и сказал им эти слова.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.וישגם וידבר אלהם את הדברים האלה׃
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.فادركهم وقال لهم هذا الكلام.
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.家 宰 追 上 他 們 、 將 這 些 話 對 他 們 說 了
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.家宰 追上 他 們 、 將這 些 話對 他 們說了
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.A przywiódłszy on mąż one ludzie w dom Józefów, dał im wody, i umyli nogi swe; dał też obrok osłom ich.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.A tak voviedol človek mužov do domu Jozefovho. A dal im vody, a umyli si nohy. A dal ich oslom obrok.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.De broers werden het paleis binnengeleid en kregen water om hun voeten te wassen en de ezels werden gevoederd.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.In mož jih pripelje v hišo Jožefovo in jim da vode, da si umijejo noge, in da tudi klaje njih oslom.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Ja hän vei miehet Joosefin taloon ja antoi heille vettä jalkain pesemiseksi ja heidän aaseilleen rehua.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.그들을 요셉의 집으로 인도하고 물을 주어 발을 씻게 하며 그 나귀에게 먹이를 주더라
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Och han förde männen in i Josefs hus och gav dem vatten till att två sina fötter och gav foder åt deras åsnor.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Og de fremtog deres Gave, før Josef kom hjem ved Middagstid, thi de hørte, at de skulde spise der.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.rồi đưa anh em vào nhà Giô-sép, đem nước ra cho rửa chơn, và cũng cho những lừa ăn cỏ nữa.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.rồi đưa anh_em vào nhà Giô-sép , đem nước ra cho rửa chơn , và cũng cho những lừa ăn cỏ nữa .
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Så la de gaven til rette til Josef skulde komme hjem om middagen; for de hadde hørt at de skulde ete der.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.und führte sie in Josephs Haus, gab ihnen Wasser, daß sie ihre Füße wuschen, und gab ihren Eseln Futter.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Uved tedy muž ten lidi ty do domu Jozefova, dal jim vody, aby umyli nohy své, dal také obrok oslům jejich.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.И ввел тот человек людей сих в дом Иосифов и дал воды, и они омыли ноги свои; и дал корму ослам их.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.И домакинът въведе човеците в Иосифовия дом и им даде вода та си умиха нозете; даде и храна за ослите им.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.ויבא האיש את האנשים ביתה יוסף ויתן מים וירחצו רגליהם ויתן מספוא לחמריהם׃
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.وادخل الرجل الرجال الى بيت يوسف واعطاهم ماء ليغسلوا ارجلهم واعطى عليقا لحميرهم.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.家 宰 就 領 他 們 進 約 瑟 的 屋 裡 、 給 他 們 水 洗 腳 、 又 給 他 們 草 料 餧 驢
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.家宰 就 領 他 們進 約瑟 的 屋裡 、 給 他 們水洗 腳 、 又 給 他 們草料 餧驢
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod