Masako, Japonya'da liseyi bitirdi ve sonra Harvard'dan mezun oldu.Masako acabó el instituto en Japón y después se graduó en Harvard.
Ken Japonya'dan geri dönmemek üzere mi ayrıldı?¿Ken se fue a Japón para no volver?
Mary Japonya'yı sever, değil mi?A Mary le gusta Japón, ¿verdad?
Tom ilk kez üç yaşındayken Japonya'ya geldi.Tom vino a Japón por primera vez cuando tenía tres años.
Tom üç yıl önce Japonya'ya geldi ve o zamandan beri burada yaşamaktadır..Tom vino a Japón hace tres años y desde entonces vive aquí.
Japonya'ya hoş geldiniz.Bienvenidos a Japón.
Japonyalı görünüyorsun.Te ves japonés.
Ben üç yıldır Japonya'yım.Llevo tres años en Japón.
Japonyayı nasıl buluyorsun?¿Qué te parece Japón?
Japonya hakkında bir şey bilmiyorum.Yo no sé nada acerca de Japón.
Japonya'ya geçen yıl geldim.El año pasado vine a Japón.
Arkadaşım George ilkbaharda Japonya'ya gidiyor.Mi amigo George viene a Japón en primavera.
Japonya'da haziran ayında çok yağmur yağar.En Japón llueve mucho en junio.
Japonya'da doğmayı tercih ederdim.Yo preferiría haber nacido en Japón.
Hiç Japonya'da bulundun mu?¿Has estado en Japón alguna vez?
Japonya petrol ithal etmeli.Japón debe importar petróleo.
Japonya hakkında herhangi bir şey bilmiyorum.No sé nada sobre Japón.
Japonya Asya'dadır.Japón está en Asia.
Japonya'dan ayrıldığından beri üç ay oldu.Han pasado tres meses desde que se fue de Japón.
Bay Suzuki Japonya'dan ne zaman ayrıldı?¿Cuándo se fue de Japón el señor Suzuki?
Yarın Japonya'ya geri geleceğim.Mañana volveré a Japón.
May bir yıldır Japonya'dadır.May lleva un año en Japón.
Böylesi Japonya'da olamaz.Algo así no puede ocurrir en Japón.
Japonya'da, bütün çocuklar okula gider.En Japón, todos los niños van a la escuela.
Japonya'da çok deprem vardır.En Japón hay muchos terremotos.
Japonya'da en uzun nehir hangisidir?¿Cuál es el río más largo de Japón?
Bay Davis İngilizce öğretmek için Japonya'ya geldi mi?¿El señor Davis vino a Japón a enseñar inglés?
Amerika'da doğdu ve Japonya'da büyüdü.Nació en América y creció en Japón.
Tokyo Japonya'daki bütün şehirlerden daha büyüktür.Tokio es más grande que cualquier otra ciudad de Japón.
Bizim geldiğimiz aynı günde Japonya'dan ayrıldı.Se fue de Japón el mismo día que llegamos nosotros.
Japonya'daki bir arkadaşımdan bir mektup aldım.Recibí una carta de un amigo de Japón.
Japonya'da başka hiçbir göl Biwa gölü kadar büyük değildir.En Japón no hay ningún lago tan grande como el lago Biwa.
O Japonya'yı sever mi?¿Le gusta Japón?
Birçok yabancı Japonya'ya Japonca öğrenmek için gelir.Muchos extranjeros vienen a Japón a aprender japonés.
1943'te Japonya savaştaydı.En 1943, Japón estaba en guerra.
Başkan olduğu zaman Japonya'yı ziyaret etti.Visitó Japón cuando era presidente.
Japonya'nın havası İngiltere'den daha sıcaktır.El clima de Japón es más cálido que el de Inglaterra.
Japonya'da 18 yaşında araba kullanabiliriz.Podemos manejar en Japón a los 18 años.
Başka hiçbir ülkede Japonya'daki kadar sıklıkla deprem olmaz.En ningún otro país ocurren tan frecuentemente los terremotos como en Japón.
Japonya'da çok deprem oluyor.En Japón hay muchos terremotos.
Japonya'da çok deprem olur.En Japón hay muchos seísmos.
Birlikte Japonya'ya dönelim.Volvamos juntos a Japón.
Japonya ılıman bir iklime sahiptir.Japón tiene un clima templado.
İki yıl önce Japonya'ya geldim.Vine a Japón hace dos años.
Japonya 20 yıl öncesinden çok daha farklıdır.Japón ahora es muy diferente de lo que era hace veinte años.
Dünyada, depremlerin Japonya'daki kadar sık olduğu başka bir ülke yoktur.No hay otro país en el mundo donde los terremotos son tan frecuentes como en Japón.
Japonya'da yaklaşık 1,9 milyon tane milyoner var.En Japón hay alrededor de 1,9 millones de millonarios.
Ne yazık ki, bu politikalar Japonya'yı 1999 ve 2004 yılları arasında defalarca deflasyona itti.Lamentablemente, esta política condujo Japón en una deflación en numerosas ocasiones entre 1999 y 2004.
Bugünkü Japonya.El Japón de hoy.
Yeşil çay, Çin ve Japonya’da kullanılır, Kore’de yalnızca çay içmenin bir çeşidi olarak değildir.El té verde, tal como se consume en China y Japón, no es el único tipo de té que se toma en Corea.
Dileklerimiz ve dualarımız tüm Japonya halkının yanında.Nuestros pensamientos y oraciones están con todo el pueblo de Japón.
Popülerliği Japonya'daki rekabetçi karuta profilini artırdı.Su popularidad aumentó el perfil del karuta competitivo en Japón.
Üçlü patentler ile ilgili olarak Almanya, ABD ve Japonya'dan sonra üçüncü sırada yer almaktadır.Con respecto a las patentes triádicas Alemania ocupa el tercer lugar después de los EE.UU. y Japón.
Kyoto, Japonya: Benrido Co., Ltd.Kioto, Japón: Benrido Co., Ltd.
Fakat, 1992'de, Japonya’nın reel GSMH büyümesi %1.7 oranda yavaşlamıştır.En 1992, sin embargo, el crecimiento real del PNB de Japón se desaceleró hasta el 1,7%.
Concerto, Japonya'da üretilmektedir ve satılmaktadır.El Concerto también fue fabricado y vendido en Japón.
1999'da Japonya'da bir nükleer santralde bir sorun çıkar.1997: en Japón sucede un problema nuclear.
Ayrıca tur kapsamında, Japonya'da bir konser düzenlediler ve bir hafta içinde 13,000 bilet sattılar.También recorrieron Japón y dieron un concierto, la venta de 13 000 entradas en una semana.
Japonya Çin Kuzey Kore VietnamCorea Japón China
Delvecchio Japonya ile Güney Kore'deki 2002 Dünya Kupası'na da götürüldü ancak forma şansı bulamadı.Delvecchio también viajó a Corea y Japón para el mundial de 2002 pero no jugó.