Bu paketi Japonya'ya göndermek istiyorum.I'd like to send this package to Japan.
Bu şarkı Japonya'da çok popüler.This song is very popular in Japan.
Bilim adamı sadece Japonya'da değil fakat aynı zamanda yabancı ülkelerde de ünlü.The scientist is famous not only in Japan but also in foreign countries.
Bu kartpostalı Japonya'ya göndermek istiyorum.I want to send this postcard to Japan.
Japonya'da burada çok arkadaşın var mı?Do you have many friends here in Japan?
Gary gelecek ay altı yıldır Japonya'da bulunuyor olacak.Gary will have been in Japan for six years next month.
Kaliforniya yaklaşık Japonya kadar büyüktür.California is about as large as Japan.
Kanada, Japonya'dan daha büyüktür.Canada is larger than Japan.
Kanada'nın iklimi Japonya'nınkinden daha soğuktur.The climate of Canada is cooler than that of Japan.
Bir zamanlar Japonya'da altın gümüşten daha az değerliydi.Once gold was less valuable than silver in Japan.
Kazu'nun Japonya'da en iyi futbol oyuncusu olduğu söylenmektedir.It is said that Kazu is the best soccer player in Japan.
Yıl sonu hediyeleri gönderme Japonya'ya özgü geleneklerden biridir.Sending year-end gifts is one of the customs peculiar to Japan.
Yetersiz eğitim politikası Japonya için zararlıdır.The poor educational policy is a detriment to Japan.
Avustralya’yı ziyaret edene kadar, Japonya’nın ne kadar küçük olduğunu anladım.It was not until I visited Australia that I realized how small Japan was.
Japonya'nın ne kadar küçük olduğunu Avustralya'yı ziyaret edinceye kadar fark etmedim.I didn't realize till I visited Australia how small Japan really is.
Mısır'da Japonya'dakinden daha az yağış var.They have less rain in Egypt than in Japan.
Birçok ülke ziyaret ettim fakat en çok Japonya'yı seviyorum.I've visited many countries, but I like Japan best of all.
Japonya'ya ne zaman hareket etmeyi planlıyorsunuz?When do you plan to leave for Japan?
Japonya'da ne kadar kalacaksın?How long are you staying in Japan?
İtalya'nın nüfûsu, Japonya'nınkinin yaklaşık yarısı kadardır.The population of Italy is about half as large as that of Japan.
İngiltere ve Japonya'nın politik sistemlerinin ortak bir sürü şeyi var.The political systems of Britain and Japan have a great deal in common.
İngiltere birçok yönden Japonya'ya benzer.England resembles Japan in many respects.
Ortalama bir Amerikan yaşam alanı Japonya'daki yaşam alanının iki katı kadar büyüktür.The average American living space is twice as large as the living space in Japan.
Amerikan yemeği Japonya'da burada popüler mi?Is American food popular here in Japan?
Japonya'da ne kadar süre kalacak?How long is he going to stay in Japan?
Geçen aydan beri Japonya'da bulundun mu?Have you been in Japan since last month?
Japonya'dan temelli olarak ayrılmıyorsun, değil mi?You aren't leaving Japan for good, are you?
Japonya'ya ne zaman geri dönersin?When do you go back to Japan?
Japonya'ya ne zaman geri döneceksin?When will you go back to Japan?
Japonya'dan gidersen, seni fena halde özlerim.I will badly miss you if you leave Japan.
JST Japonya Standart Zamanı anlamına gelir.JST stands for Japan Standard Time.
Japonya'da, 4 uğursuz bir sayıdır.Four is an unlucky number in Japanese.
Japonya'nın ihracatı 1998'de ithalatını 77.8 milyar dolar aştı.Japan's exports exceeded imports by $77.8 billion in 1998.
1978 yılında Japonya ve Çin arasında bir barış antlaşmasına varıldı.In 1978 a peace treaty was concluded between Japan and China.
1970'lerin otomotiv endüstrisinde Japonya kendi oyununda ABD'yi yendi.In the automotive industry of the 1970's, Japan beat the U.S. at its own game.
Japonya sporcularını 1912'den beri Olimpiyatlara gönderiyor.Japan has been sending her athletes to the Olympics since 1912.
1853'te Perry Japonya'nın kapıyı Amerika'ya açmasını istedi.In 1853, Perry asked Japan to open the door to America.
1639'dan sonra Japonya yabancı mutfağın kapısını kapattı.After 1639 Japan closed the door to foreign cuisine.
On yıldır Japonya'dan ilk defa çıkıyorum.I left Japan for the first time in ten years.
On yıl içinde ilk kez Japonya'dan ayrıldım.I left Japan for the first time in ten years.
"Bill Japonya'da mıydı?" "Evet, öyleydi.""Was Bill in Japan?" "Yes, he was."
O zamandan beri, Japonya'da büyük bir değişim oldu.Since then, a great deal of change has occurred in Japan.
Ken Japonya'dan geri dönmemek üzere mi ayrıldı?Has Ken left Japan for good?
Ken, geçen yıl Japonya'da idi.Ken was in Japan last year.
Şu anda Japonya çapında 200 tane iyi örgütlenmiş satış büromuz var.We currently have 200 well organized sales offices all over Japan.
Sanırım Japonya'ya dönmek uzun zaman alacak.I guess it will be a long time before I can return to Japan.
Japonya bugün bile on yıl önce olduğu gibi değil.Japan today is not what it was even ten years ago.
Bugün Japonya dünyanın en büyük ekonomik güçlerinden biri olarak kabul edilir.Japan is today considered to be one of the greatest economic powers of the world.
Son zamanlarda, Japonya'da çalışan ya da okuyan yabancıların sayısı arttı.Recently, the number of foreigners working or studying in Japan has increased.
İlk atom bombası Japonya'ya bırakıldı.The first atomic bomb was dropped on Japan.
Japonya geçen yıl büyük bir politik değişim gördü.Last year saw a big political change in Japan.
Sapporo Japonya'da beşinci en büyük şehirdir.Sapporo is the fifth largest city in Japan.
O, Japonya'ya ilk ziyaretimdi.That was my first visit to Japan.
Japonya'da sadece birkaç ay kaldım.I stayed in Japan only a few months.
Ben Kyoto'yu görmek için Japonya'ya geldim.I came to Japan to see Kyoto.
Yakın zamanda Peter'ı Japonya'ya davet etmeyi istiyoruz.We wish to invite Peter to Japan in the near future.
Biz gelecek ay Japonya'dan ayrılıyoruz.We are leaving Japan next month.
Japonya'da tek başıma seyahat etmem kolay değil.It's not easy for me to travel alone in Japan.
Arkadaşım George, bu yaz Japonya'ya gelecek.My friend George is coming to Japan this summer.
Arkadaşlarımdan birkaçı bu yıl Japonya'ya gitti.Several of my friends have been to Japan this year.