İki yıl önce Japonya'ya geldim.I came to Japan two years ago.
Ben üç yıldır Japonya'yım.I have been in Japan for three years.
Bir yıl boyunca kalmak amacıyla dört yıl önce Japonya'ya geldim.I came to Japan four years ago intending to stay for one year.
Japonya'ya gelişini dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to your coming to Japan.
Sana Japonya'dan bahsedeceğim.I will tell you about Japan.
Tom'un Japonya'dan ne zaman ayrılacağını bilmiyorum.I don't know when Tom will leave Japan.
Bob'un ne zaman Japonya'ya geldiğini bilmiyordum.I didn't know when Bob had come to Japan.
Japonya'ya geçen yıl geldim.I came to Japan last year.
Japonya ile ilgili bulabildiğim her kitabı aldım.I bought every book on Japan I could find.
Geçen yıl Japonya'ya gelmeye karar verdim.I decided to come to Japan last year.
Ben üç yıl önce Japonya'da yaşadım.I lived in Japan three years ago.
Birkaç yıl içerisinde Japonyayı tekrar ziyaret edeceğim.I'll be visiting Japan again in a few years.
Çin'den Japonya'ya geldim.I came to Japan from China.
Umuyorum ki,Japonya anayasaya göre hareket edecek.I hope that Japan will abide by its Constitution.
Japonya umarım anayasasının 9. maddesine uyar.I hope that Japan will abide by Article 9 of her Constitution.
Japonya'daki bir arkadaşımdan bir mektup aldım.I got a letter from a friend of mine in Japan.
Ben Japonya'ya dönmeden önce Boston'da müzik okuyordum.I had been studying music in Boston before I returned to Japan.
Japonya'ya geldiğimde köprüleri yaktım.When I came to Japan, I burned my bridges.
Ben Japonya'da yaşıyorum.I live in Japan.
Japonya'da yaşıyorum.I live in Japan.
Ben Japonya'ya ger döndüm.I returned to Japan.
Ben iki aydır Japonya'dayım.I have been in Japan for two months.
Japonya hakkında bir şey bilmiyorum.I don't know anything about Japan.
Japonya hakkında herhangi bir şey bilmiyorum.I don't know anything about Japan.
Japonya'da doğmuş olmayı tercih ederdim.I would rather have been born in Japan.
Bence Japonya çok güvenli bir ülke.I think that Japan is a very safe country.
Japonya'dan ayrılmaya karar verdim.I have made up my mind to leave Japan.
Japonya'dan ayrılmayı kafama koydum.I have made up my mind to leave Japan.
Yarın sabah Japonya'dan ayrılıyorum.I am leaving Japan tomorrow morning.
Japonya'da seyahat ediyordum.I was traveling in Japan.
O, Japonya'dayken onunla tanıştım.I met him while he was in Japan.
Yarın Japonya'ya geri geleceğim.I'll come back to Japan tomorrow.
Otomobil endüstrisi Japonya'daki ana sektörlerden biridir.The automobile industry is one of the main industries in Japan.
Gerçek duygularını göstermek Japonya'da bir erdem olarak düşünülmemektedir.Showing your real feelings is not considered a virtue in Japan.
Bu senin Japonya'ya ilk ziyaretin mi?Is this your first visit to Japan?
Bu, Japonya'ya ilk ziyaretiniz mi?Is this your first visit to Japan?
Japonya'yı ilk ne zaman ziyaret ettiniz?When did you first come over to Japan?
Japonya'da şimdi tüketim vergisi yüzde 5.The consumption tax is now 5 percent in Japan.
Japonya'daki başka bir nehir Shinano'dan daha uzun değil.No other river in Japan is longer than the Shinano.
Japonya'daki hiçbir nehir Şinano'dan uzun değildir.No other river in Japan is longer than the Shinano.
Shinano Japonya'daki başka herhangi bir nehirden daha uzundur.The Shinano is longer than any other river in Japan.
Yeni okul yılı Japonya'da nisan ayında başlar.The new school year begins in April in Japan.
Birkaç yıl önce, Japonya'nın denizaşırı birlikler göndermesi akıl almazdı.A few years ago it would have been inconceivable for Japan to send troops overseas.
Batı ülkeleri konuyla ilgili tutumundan dolayı Japonya'ya atlıyor.Western countries are jumping on Japan for its stance on the issue.
Savaştan sonra, demokrasi fikri Japonya geneline yayıldı.After the war, the idea of democracy spread throughout Japan.
Savaştan beri Japonya bilim ve teknolojide geniş ölçüde gelişti.Since the war, Japan has advanced greatly in science and technology.
Geçen yüzyılın ortasına kadar Japonya'nın feodal bir devlet olduğu iyi bilinmektedir.It is well known that up to the middle of the last century Japan was a feudal state.
Bir sürü şey Çin'den Japonya'ya getirildi.Many things were brought to Japan from China.
Birçok Avrupalı modern Japonya'yı tanımıyor.Many Europeans do not know modern Japan.
Birçok Avrupalı çağdaş Japonya'yı bilmiyor.Many Europeans do not know modern Japan.
Çok sayıda yabancı insan çalışmak için Japonya'ya gelir.Many foreign people come to Japan to work.
Japonya'daki birçok genç insan kahvaltıda ekmek yer.Many young people in Japan eat bread for breakfast.
Çok sayıda insan Japonyayı ziyaret etti.Scores of people visited Japan.
Bir tayfun Japonya'ya yaklaşıyor.A typhoon is approaching Japan.
Osaka, Japonya'nın ikinci en büyük şehridir.Osaka is the second largest city of Japan.
Osaka, Japonya'daki ticaret merkezidir.Osaka is the center of commerce in Japan.
Büyükelçi bu gece Japonya'dan ayrılıyor.The ambassador is leaving Japan tonight.
Başkan Japonya ziyaretini erteledi.The president put off visiting Japan.
Çin ve Japonya birçok noktada farklılık gösterirler.China and Japan differ in many points.
Çin'in çölünde Japonya'nın tamamında bulunandan daha çok insan var.China's desert supports more people than are in Japan.