O günlerde Japonya'da hiç radyo yoktu.There were no radios in Japan in those days.
Ada Japonya'nın güneyine doğrudur.The island is to the south of Japan.
Ada Japonya'nın batısında yer alır.The island lies to the west of Japan.
Ada Japonya'nın batısına doğru uzanır.The island lies to the west of Japan.
Kasaba Japonya'nın en uç kuzeyindedir.The town is located in the extreme north of Japan.
O, Japonya'yı değiştiren savaştı.It was the war which has changed Japan.
Bu devlet adamının adı Japonya'daki herkes tarafından bilinir.The name of this statesman is known to everybody in Japan.
Yeni ulus, Japonya'nın ekonomik etkisi altında.The new nation is under the economic influence of Japan.
Bankanın şubeleri Japonya'nın her yerinde bulunmaktadır.The branch offices of the bank are located all over Japan.
Şarkıcı sadece Japonya'da değil, aynı zamanda Avrupa'da da ünlü.The singer is famous not only in Japan but also in Europe.
Müzisyen hem Japonya hem de Amerika Birleşik Devletleri'nde büyük ilgi görüyor.The musician is enjoying great popularity both in Japan and in America.
Müzisyen Japonya'nın yanı sıra yurtdışında da ünlüdür.The musician is famous abroad as well as in Japan.
Filmin Japonya'da bir başarısı yoktu.The film was not a success in Japan.
Hareket, Japonya tarihine yeni bir sayfa ekledi.The movement added a new page to the history of Japan.
O listedeki kitapları Japonya'da bulmak zor olacak.The books which are on that list will be difficult to find in Japan.
Haber bütün Japonya'ya yayıldı.The news spread all over Japan.
Bay Smith New York'ta doğduğunu ama eşinin Japonyalı olduğunu söylüyor.Mr Smith says he was born in New York, but that his wife comes from Japan.
İspanya'nın nüfusu Japonya'nınkinin yaklaşık üçte biri kadar büyüktür.The population of Spain is about one-third as large as that of Japan.
John, Japonya'da yapılmış bir arabaya sahiptir.John has a car made in Japan.
John dün Japonya'ya geldi.John came to Japan yesterday.
Judy yarın Japonya hakkında konuşacak.Judy will talk about Japan tomorrow.
Patateslar Japonya'ya ne zaman getirildiler?When were potatoes introduced into Japan?
Jim Japonya'yı sevmeyi öğrendi.Jim has learned to like Japan.
Jim değişim öğrencisi olarak Japonya'da bizimle kaldı.Jim stayed with us while he was in Japan as an exchange student.
Jane, geri dönmemek üzere Japonya'yı terk etti mi?Has Jane left Japan for good?
Futbol Japonya'da eskisinden daha popüler.Soccer is more popular in Japan than it used to be.
Böyle bir şey Japonya'da olamaz.Such a thing can't happen in Japan.
Böylesi Japonya'da olamaz.Such a thing can't happen in Japan.
Kolera Japonya'da yaygın değildir.Cholera is uncommon in Japan.
Bu otomobiller Japonya'da yapılmıştır.These cars are made in Japan.
Bu kameralar Japonya'da üretilir.These cameras are made in Japan.
Japonya'yı görmek için fazla zamanım olmadı.I haven't had much time to see Japan.
Bu, Japonya'ya özgü bir gelenektir.This is a custom peculiar to Japan.
Bu, Japonya'da yapılan bir saat.This is a watch made in Japan.
Bu, Japonya'da yapılan bir kronometre.This is a stop watch made in Japan.
Bu, Japonya bayrağıdır.This is the flag of Japan.
Bu, Japonya'da yapılan bir otomobil.This is the car made in Japan.
Bu, Japonya'da yapılmış bir kamera.This is a camera made in Japan.
Bu, Japonya'nın en yüksek kulesi.This is the tallest tower in Japan.
Bu Japonya'da en yüksek kule.This is the tallest tower in Japan.
Bu Japonya.This is Japan.
Bu Japonya'nın ikinci en uzun nehri.This is the second longest river in Japan.
Bu teori Japonya'nın gerçeğidir.This theory is true of Japan.
Bu kitap, Japonya'da iyi sattı.This book sold well in Japan.
Bu kitap Japonya'da mevcut değildir.This book is not available in Japan.
Japonya bu alanda Abd'yi yakaladı.Japan caught up with the United States in this field.
Japonya'da bu mallar için piyasa yoktur.There is no market for these goods in Japan.
Bu program ABD'den Japonya'ya yayınlandı.This program is beamed from US to Japan.
Bu kuş ne Japonya'da ne de Çin'de yaşar.This bird lives neither in Japan nor in China.
Bu kuş, ne Japonya'da, nede Çin'de yaşar.This bird lives neither in Japan nor in China.
Bu gelenek Japonya'ya özgüdür.This custom is peculiar to Japan.
Bu tür köpek sadece Japonya'da bulunur.This kind of dog exists only in Japan.
Ben, bunu Japonya'ya fakslamak istiyorum.I'd like to fax this to Japan.
Bu araba Japonya'da üretildi.This car was made in Japan.
Bu araba Japonya'da yapılır.This car is made in Japan.
Bu saat Japonya'da yapılmıştır.This watch is made in Japan.
Bu dergiye göre, Japonya'da ekonomik durum yıldan yıla gittikçe kötüleşiyor.According to this magazine, the economic situation in Japan is getting worse year by year.
Japonya'da bu göl en derin göldür.This lake is the deepest in Japan.
Bu göl Japonya'da ki en derin göldür.This lake is the deepest in Japan.
Bunları Japonya'ya göndermek istiyorum.I'd like to send these to Japan.