Benim ana dilim Japonca'dır.My mother tongue is Japanese.
Arkadaşım George, bu yaz Japonya'ya gelecek.My friend George is coming to Japan this summer.
Arkadaşlarımdan birkaçı bu yıl Japonya'ya gitti.Several of my friends have been to Japan this year.
İki yıl önce Japonya'ya geldim.I came to Japan two years ago.
Ben üç yıldır Japonya'yım.I have been in Japan for three years.
Bir yıl boyunca kalmak amacıyla dört yıl önce Japonya'ya geldim.I came to Japan four years ago intending to stay for one year.
Japonya'ya gelişini dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to your coming to Japan.
Sana Japonya'dan bahsedeceğim.I will tell you about Japan.
Burada bazı Japon insanlar görüyorum.I can see some Japanese people here.
Burada bazı Japon insanlarla karşılaşabiliyorum.I can see some Japanese people here.
Tom'un Japonya'dan ne zaman ayrılacağını bilmiyorum.I don't know when Tom will leave Japan.
Bob'un ne zaman Japonya'ya geldiğini bilmiyordum.I didn't know when Bob had come to Japan.
Japonya'ya geçen yıl geldim.I came to Japan last year.
Evlendikten sonra benim Japonca daha iyi oldu ve daha çok anlayabildim.After I got married, my Japanese got better and I could understand more.
Japonya ile ilgili bulabildiğim her kitabı aldım.I bought every book on Japan I could find.
Klasik Japon edebiyatını son kez lisede okudum.The last time I read classical Japanese literature was in high school.
Japonca bir testi geçtim.I passed a test in Japanese.
Geçen yıl Japonya'ya gelmeye karar verdim.I decided to come to Japan last year.
Ben üç yıl önce Japonya'da yaşadım.I lived in Japan three years ago.
Sadece Japonların işkolik olduğunu düşünüyordum.I thought only Japanese were workaholics.
İlk defa Japon yemeği yedim.I ate Japanese food for the first time.
Japon satrancı oynamaya düşkünüm.I'm fond of playing shogi.
Ben biraz Japonca konuşuyorum.I speak a little Japanese.
Birkaç yıl içerisinde Japonyayı tekrar ziyaret edeceğim.I'll be visiting Japan again in a few years.
Çin'den Japonya'ya geldim.I came to Japan from China.
Umuyorum ki,Japonya anayasaya göre hareket edecek.I hope that Japan will abide by its Constitution.
Japonya umarım anayasasının 9. maddesine uyar.I hope that Japan will abide by Article 9 of her Constitution.
Japonya'daki bir arkadaşımdan bir mektup aldım.I got a letter from a friend of mine in Japan.
Ben Japonya'ya dönmeden önce Boston'da müzik okuyordum.I had been studying music in Boston before I returned to Japan.
Japonya'ya geldiğimde köprüleri yaktım.When I came to Japan, I burned my bridges.
Ben Japonya'da yaşıyorum.I live in Japan.
Japonya'da yaşıyorum.I live in Japan.
Ben Japonya'ya ger döndüm.I returned to Japan.
Ben iki aydır Japonya'dayım.I have been in Japan for two months.
Japonya hakkında bir şey bilmiyorum.I don't know anything about Japan.
Japonya hakkında herhangi bir şey bilmiyorum.I don't know anything about Japan.
Ben Japon lisesinde okuyan bir kızım.I am a Japanese high school girl.
Japonya'da doğmuş olmayı tercih ederdim.I would rather have been born in Japan.
Ben Japon pirinç yastıklarından hoşlanıyorum; onlar boynum için yararlı.I like Japanese rice pillows; they are good for my neck.
Japon tarihi ile ilgileniyorum.I am interested in Japanese history.
Bence Japonya çok güvenli bir ülke.I think that Japan is a very safe country.
Japonya'dan ayrılmaya karar verdim.I have made up my mind to leave Japan.
Japonya'dan ayrılmayı kafama koydum.I have made up my mind to leave Japan.
Yarın sabah Japonya'dan ayrılıyorum.I am leaving Japan tomorrow morning.
Japonya'da seyahat ediyordum.I was traveling in Japan.
Japon ekonomisi hakkında bir yazı bitirmem gerekiyor.I have to complete a paper on the Japanese economy.
Japonca, İngilizce, ve Fransızca konuşurum.I speak Japanese, English, and French.
Japonca'da zorluğum var.I have difficulty in Japanese.
Japonca öğretmeni olmak istiyorum.I want to become a teacher of Japanese.
Beş sene Japonca çalıştım.I've studied Japanese for five years.
Beş yıldır Japonca öğrenimi yapmaktayım.I've studied Japanese for five years.
Japonca çalışmak zorunda değilim.I do not have to study Japanese.
Japonca çalışmak zorundayım.I have to study Japanese.
Japonca konuşamıyordum.I couldn't speak Japanese.
Japon tarihi üzerine kitaplar okumak istiyorum.I would like to read books on Japanese history.
Japon tarihi çalışıyorum.I study Japanese history.
Japon yemeğini severim.I like Japanese food.
Ben Japon'um ama sen bir Amerikalısın.I am Japanese, but you are an American.
Japon öğrencilerinin genel kültür bilgisinden etkilendim.I was impressed by the general knowledge of Japanese students.
O, Japonya'dayken onunla tanıştım.I met him while he was in Japan.