Yakında Japon yemekleri yemeğe alışacaksın.You'll soon get used to eating Japanese food.
Yakında Japon yemeklerini yemeye alışırsın.You will soon get used to eating Japanese food.
Japonya'ya ne zaman geri dönersin?When do you go back to Japan?
Japonya'ya ne zaman geri döneceksin?When will you go back to Japan?
Amerika Birleşik Devletleri'nde Japon yemeklerini özleyeceksin.You will miss Japanese food in the United States.
Okulunda şimdi Japonca öğretiliyor mu?Is Japanese taught in your school now?
Japonya'dan gidersen, seni fena halde özlerim.I will badly miss you if you leave Japan.
Japon olduğunuzu düşünmüştüm.I thought you were Japanese.
Eğer aşağıdakini okuyabilirsen, Japonca da haberleşebiliriz.If you can read the following, we can communicate in Japanese, too.
JST Japonya Standart Zamanı anlamına gelir.JST stands for Japan Standard Time.
Japonya'da, 4 uğursuz bir sayıdır.Four is an unlucky number in Japanese.
Biri Japon diğeri İtalyan.One is Japanese and the other is Italian.
1 ocak birçok Japonun türbeye gittiği gündür.January 1st is a day when many Japanese go to the shrine.
Japonya'nın ihracatı 1998'de ithalatını 77.8 milyar dolar aştı.Japan's exports exceeded imports by $77.8 billion in 1998.
1978 yılında Japonya ve Çin arasında bir barış antlaşmasına varıldı.In 1978 a peace treaty was concluded between Japan and China.
1970'lerin otomotiv endüstrisinde Japonya kendi oyununda ABD'yi yendi.In the automotive industry of the 1970's, Japan beat the U.S. at its own game.
1960'larda, Japon üniversite öğrencileri kendi hükümetlerine karşı gösteri düzenlediler.In the 1960's, Japanese college students demonstrated against their government.
Japonya sporcularını 1912'den beri Olimpiyatlara gönderiyor.Japan has been sending her athletes to the Olympics since 1912.
1853'te Perry Japonya'nın kapıyı Amerika'ya açmasını istedi.In 1853, Perry asked Japan to open the door to America.
1639'dan sonra Japonya yabancı mutfağın kapısını kapattı.After 1639 Japan closed the door to foreign cuisine.
On yıldır Japonya'dan ilk defa çıkıyorum.I left Japan for the first time in ten years.
On yıl içinde ilk kez Japonya'dan ayrıldım.I left Japan for the first time in ten years.
Çocuk cevap verdi: "Ben Japonum.""I'm Japanese," the boy answered.
"Sen bir Japon öğrenci misin?" "Evet öyleyim.""Are you a Japanese student?" "Yes, I am."
"Bill Japonya'da mıydı?" "Evet, öyleydi.""Was Bill in Japan?" "Yes, he was."
O zamandan beri, Japonya'da büyük bir değişim oldu.Since then, a great deal of change has occurred in Japan.
İngilizcede, Japoncadan ödünç alınmış bazı kelimeler vardır.In English there are some words borrowed from Japanese.
Ken Japonya'dan geri dönmemek üzere mi ayrıldı?Has Ken left Japan for good?
Ken, geçen yıl Japonya'da idi.Ken was in Japan last year.
Yeni Yıl Günü birçok Japon ibadet etmek için türbeye giderler.On New Year's Day many Japanese go to the shrine to worship.
Şu anda Japonya çapında 200 tane iyi örgütlenmiş satış büromuz var.We currently have 200 well organized sales offices all over Japan.
Japonca öğretmenimiz bize karşı çok kibar.Our Japanese teacher is very nice to us.
Sanırım Japonya'ya dönmek uzun zaman alacak.I guess it will be a long time before I can return to Japan.
Japonya bugün bile on yıl önce olduğu gibi değil.Japan today is not what it was even ten years ago.
Bugün Japonya dünyanın en büyük ekonomik güçlerinden biri olarak kabul edilir.Japan is today considered to be one of the greatest economic powers of the world.
Japon ekonomisinin büyüme hızı bu yıl % 0.7'yi geçecek.The growth rate of the Japanese economy will top 0.7% this year.
Son çalışmaya göre, Japonların ortalama hayat süresi hâlâ artıyor.According to a recent study, the average life span of the Japanese is still increasing.
Son zamanlarda, Japonya'da çalışan ya da okuyan yabancıların sayısı arttı.Recently, the number of foreigners working or studying in Japan has increased.
İlk atom bombası Japonya'ya bırakıldı.The first atomic bomb was dropped on Japan.
Geçen temmuz ayınd bir Japon Lisesine devam ettiğimde, gördüklerimden etkilendim.When I attended a Japanese high school last July, I was impressed with what I saw.
Japonya geçen yıl büyük bir politik değişim gördü.Last year saw a big political change in Japan.
Sapporo Japonya'da beşinci en büyük şehirdir.Sapporo is the fifth largest city in Japan.
Bayan Yamada büyüleyici Japon masalını düz Japoncaya çevirdi.Ms. Yamada translated the fascinating fairy tale into plain Japanese.
O, Japonya'ya ilk ziyaretimdi.That was my first visit to Japan.
Japonya'da sadece birkaç ay kaldım.I stayed in Japan only a few months.
Ben Kyoto'yu görmek için Japonya'ya geldim.I came to Japan to see Kyoto.
Japonca çalışmaya başlayalı kırk yıl oldu.It is forty years since I began studying Japanese.
Japon olduğumu bilmiyorlar.They don't know that I'm Japanese.
İlk ödülü bir Japon öğrenciye veriyoruz.We are giving the first prize to a Japanese student.
Çoğunlukla Japon siyasetinden bahsettikWe often talked about Japanese politics.
Biz romanı Japoncadan İngilizceye çevirdik.We translated the novel from Japanese into English.
Yakın zamanda Peter'ı Japonya'ya davet etmeyi istiyoruz.We wish to invite Peter to Japan in the near future.
Gelecek Cuma saat 15:00'te Japon'yadan ayrılacağız.We leave Japan at 3 p.m. next Friday.
Bazı Japon şarkılarını öğrenmek istiyoruz.We want to learn some Japanese songs.
Biz Japonca konuşuruz.We speak Japanese.
Biz gelecek ay Japonya'dan ayrılıyoruz.We are leaving Japan next month.
Japonya'da tek başıma seyahat etmem kolay değil.It's not easy for me to travel alone in Japan.
Bildiğim kadarıyla, kitap Japoncaya hiç çevrilmedi.So far as I know, the book has never been translated into Japanese.
Bildiğim kadarıyla, kitap Japoncaya çevrilmedi.As far as I know, the book has never been translated into Japanese.
Bildiğim kadarıyla roman Japonca'ya çevrilmedi.As far as I know, the novel is not translated into Japanese.