Bu gelenek Japonya'ya özgüdür.This custom is peculiar to Japan.
Bu tür köpek sadece Japonya'da bulunur.This kind of dog exists only in Japan.
Ben, bunu Japonya'ya fakslamak istiyorum.I'd like to fax this to Japan.
Bu araba Japonya'da üretildi.This car was made in Japan.
Bu araba Japonya'da yapılır.This car is made in Japan.
Bu saat Japonya'da yapılmıştır.This watch is made in Japan.
Bu dergiye göre, Japonya'da ekonomik durum yıldan yıla gittikçe kötüleşiyor.According to this magazine, the economic situation in Japan is getting worse year by year.
Bu ülkede hiç Japon yoktu.There were no Japanese in this country.
Japonya'da bu göl en derin göldür.This lake is the deepest in Japan.
Bu göl Japonya'da ki en derin göldür.This lake is the deepest in Japan.
Buralarda bir Japon restoranı var mı?Are there any Japanese restaurants near here?
Bunları Japonya'ya göndermek istiyorum.I'd like to send these to Japan.
Bu paketi Japonya'ya göndermek istiyorum.I'd like to send this package to Japan.
Bu şarkı Japonya'da çok popüler.This song is very popular in Japan.
Bilim adamı sadece Japonya'da değil fakat aynı zamanda yabancı ülkelerde de ünlü.The scientist is famous not only in Japan but also in foreign countries.
Bu fiyat ile, ürününüz Japon pazarında rekabetçi olmazdı.With this price, your product would not be competitive in the Japanese market.
Bu melodi birçok Japona tanıdıktır.This melody is familiar to many Japanese.
Bu kartpostalı Japonya'ya göndermek istiyorum.I want to send this postcard to Japan.
Bu seminer Japon firmalarından üst düzey pazarlama liderlerini hedef alacaktır.This seminar will target senior marketing leaders from Japanese firms.
Bu parçayı okuyup Japonca'ya çevir.Read this passage and translate it into Japanese.
Japonya'da burada çok arkadaşın var mı?Do you have many friends here in Japan?
Burada Japonca konuşan biri var mı?Does anyone here speak Japanese?
Ken, birçok Japon şarkılarını ezbere öğrendi.Ken learned many Japanese songs by heart.
Gary gelecek ay altı yıldır Japonya'da bulunuyor olacak.Gary will have been in Japan for six years next month.
Japon dana eti dün indirimli idi.Japanese beef was on sale yesterday.
Kaliforniya yaklaşık Japonya kadar büyüktür.California is about as large as Japan.
Kanada, Japonya'dan daha büyüktür.Canada is larger than Japan.
Kanada'nın iklimi Japonya'nınkinden daha soğuktur.The climate of Canada is cooler than that of Japan.
Bir zamanlar Japonya'da altın gümüşten daha az değerliydi.Once gold was less valuable than silver in Japan.
Kazu'nun Japonya'da en iyi futbol oyuncusu olduğu söylenmektedir.It is said that Kazu is the best soccer player in Japan.
Ailenizin bir Japon arabasına sahip olduğuna şaşırdım.I am surprised that your family has a Japanese car.
Yıl sonu hediyeleri gönderme Japonya'ya özgü geleneklerden biridir.Sending year-end gifts is one of the customs peculiar to Japan.
Yetersiz eğitim politikası Japonya için zararlıdır.The poor educational policy is a detriment to Japan.
Avustralya’yı ziyaret edene kadar, Japonya’nın ne kadar küçük olduğunu anladım.It was not until I visited Australia that I realized how small Japan was.
Japonya'nın ne kadar küçük olduğunu Avustralya'yı ziyaret edinceye kadar fark etmedim.I didn't realize till I visited Australia how small Japan really is.
Mısır'da Japonya'dakinden daha az yağış var.They have less rain in Egypt than in Japan.
Wendy her zaman Japon festivalleriyle ilgilenmiyordu.Wendy was not always interested in Japanese festivals.
Birçok ülke ziyaret ettim fakat en çok Japonya'yı seviyorum.I've visited many countries, but I like Japan best of all.
Japonya'ya ne zaman hareket etmeyi planlıyorsunuz?When do you plan to leave for Japan?
Japonya'da ne kadar kalacaksın?How long are you staying in Japan?
İtalya'nın nüfûsu, Japonya'nınkinin yaklaşık yarısı kadardır.The population of Italy is about half as large as that of Japan.
İngiliz ve Japon arabalarında direksiyon sağ taraftadır.British and Japanese cars have steering wheels on the right side.
İngiltere ve Japonya'nın politik sistemlerinin ortak bir sürü şeyi var.The political systems of Britain and Japan have a great deal in common.
İngiltere birçok yönden Japonya'ya benzer.England resembles Japan in many respects.
ABD, Japon ürünleri için iyi bir pazardır.The USA is a good market for Japanese products.
Ortalama bir Amerikan yaşam alanı Japonya'daki yaşam alanının iki katı kadar büyüktür.The average American living space is twice as large as the living space in Japan.
Amerikan mutfakları Japon mutfaklarından çok daha büyüktür.American kitchens are much bigger than Japanese ones.
Amerikan yemeği Japonya'da burada popüler mi?Is American food popular here in Japan?
Amerika'dakilerle karşılaştırıldığında, Japon evlilikleri nadiren boşanmayla sonuçlanıyor.Compared with those in America, Japanese marriages rarely end in divorce.
Japonya'da ne kadar süre kalacak?How long is he going to stay in Japan?
Sen Japon değilsin.You are not Japanese.
Japonca konuşabiliyor musun?Do you speak Japanese?
Geçen aydan beri Japonya'da bulundun mu?Have you been in Japan since last month?
İngilizceyi Japoncaya çevirebilir misin?Can you translate English into Japanese?
Japoncayı mı yoksa İngilizceyi mi seversin?Do you like Japanese or English?
Japonya'dan temelli olarak ayrılmıyorsun, değil mi?You aren't leaving Japan for good, are you?
Lucy'nin Japonca konuşabilip konuşamadığını biliyor musunuz?Do you know if Lucy can speak Japanese?
Daha çok Japonca çalışmalısın.You have to study Japanese harder.
Japon yiyeceğinin hangi türlerini seversin?What kinds of Japanese food do you like?
Hangi tür Japon yiyeceklerini seversin?What kinds of Japanese food do you like?