Ana içeriğe geç
Sözlük

japon ile cümle

japon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yeni Zelanda'nın iklimi, Japonya'nınkine benzerdir.The climate of New Zealand is similar to that of Japan.
Nicole çok iyi Japonca konuşabiliyor.Nicole can speak Japanese very well.
Neden Japonya'ya geldin?Why did you come to Japan?
Niçin Japonya'ya geldin?Why did you come to Japan?
Yeni evli Japon erkek niçin karısı hakkında kötü bir şey söyledi?Why did the newly married Japanese man say something bad about his wife?
Dolar Japon para birimi karşısında 360 Yenden 308 yene devalüe edildi.The dollar was devalued against the Japanese currency from 360 yen to 308 yen.
Tom Japoncayı akıcı olarak konuşur.Tom is a fluent speaker of Japanese.
Tom Japonya'ya gitmek istiyor.Tom wants to go to Japan.
Tom sürekli olarak Japonya'da yaşamaya niyetleniyor.Tom intends to live in Japan for good.
Tom Japonya'da on yıl yaşadı.Tom lived in Japan for ten years.
Tom'un Japoncası yavaş yavaş gelişiyor.Tom's Japanese is improving little by little.
Nereye giderseniz gidin, Japon turistleri bulursunuz.Wherever you go, you'll find Japanese tourists.
Lütfen bu cümleyi Japoncaya çevir.Please translate this sentence into Japanese.
Neden Japonya, kirliliğin bu kadar kötüye gitmesine izin verdi?Why has Japan let pollution get so bad?
Teksas neredeyse Japonya'nın iki katı kadar büyüktür.Texas is nearly twice as large as Japan.
Bay Davis Japonya'ya İngilizce öğretmek için mi geldi?Did Mr Davis come to Japan to teach English?
Tina kısa sürede Japon yemeklerine alıştı.Tina soon got used to Japanese food.
Çoğu Japon pirinçle beslenir.Most Japanese live on rice.
Çoğu Japon, suyu musluktan içer.Most Japanese drink water from the tap.
Çoğu Japon öğrencinin çok çalıştığını düşünmüyor musunuz?Don't you think most Japanese students work hard?
Birçok Japon tapınağı ahşaptan yapılmıştır.Most Japanese temples are made of wood.
Çoğu Avrupalı, bir Japon'u bir Çinli'den ayırt edemez.Most Europeans cannot tell a Japanese from a Chinese.
Onun Japoncaya nasıl çevrildiğini bilmiyorum.I don't know how to put it in Japanese.
O, Japon yiyeceği midir?Is it Japanese food?
O, Japonya'da yaygın olaydır.That is the common occurrence in Japan.
İlacın üreticisi bir Japon şirketidir.The manufacturer of the medicine is a Japanese company.
Kitabı İspanyolcadan Japoncaya çeviren Bay Hino'ydu.It was Mr Hino who translated the book from Spanish into Japanese.
O gelenek, Japonlara oldukça yabancıdır.That custom is quite foreign to the Japanese.
Yılın sonunda Japonya'dan ayrıldı.He left Japan at the end of the year.
Kayalar Japon tarzı bahçede güzel biçimde düzenlendi.Rocks are beautifully arranged in the Japanese-style garden.
O Japonca kelimenin İngilizcede bir karşılığı yok.That Japanese word has no equivalent in English.
O günden sonra, biz onun Japonca öğrenmesine yardımcı olduk.From that day on, we helped him learn Japanese.
O gün, Japon bayrakları dalgalanıyordu.On that day, Japanese flags were flying.
O günlerde Japonya'da hiç radyo yoktu.There were no radios in Japan in those days.
Ada Japonya'nın güneyine doğrudur.The island is to the south of Japan.
Ada Japonya'nın batısında yer alır.The island lies to the west of Japan.
Ada Japonya'nın batısına doğru uzanır.The island lies to the west of Japan.
Bahçe Japon tarzında kuruldu.The garden is laid out in the Japanese style.
Bahçe, Japon tarzında tasarlandı.The garden is laid out in the Japanese style.
Kasaba Japonya'nın en uç kuzeyindedir.The town is located in the extreme north of Japan.
Savaş Japonların nükleer silahlara bakış şeklini değiştirdi.The war affected the way the Japanese view nuclear weapons.
O, Japonya'yı değiştiren savaştı.It was the war which has changed Japan.
Nehir Japon Denizi'ne akar.The river flows into the Sea of Japan.
Bu devlet adamının adı Japonya'daki herkes tarafından bilinir.The name of this statesman is known to everybody in Japan.
Yeni ulus, Japonya'nın ekonomik etkisi altında.The new nation is under the economic influence of Japan.
Ders sırasında Japonca konuşmamalısın.You must not speak Japanese during the class.
Ders sırasında Japonca konuşmamalısınız.You must not speak Japanese during the class.
Ders esnasında Japonca konuşmamalısın.You must not speak Japanese during the class.
Ders esnasında Japonca konuşmamalısınız.You must not speak Japanese during the class.
Giriş, japon resimleriyle dekore edilmiş.The hall was decorated with Japanese paintings.
Bankanın şubeleri Japonya'nın her yerinde bulunmaktadır.The branch offices of the bank are located all over Japan.
Yabancı, anadili gibi Japonca konuştu.The foreigner spoke Japanese as if it were her mother tongue.
Yabancı Japoncayı hiç bilmiyordu.The foreigner didn't know Japanese at all.
Yabancı oldukça iyi Japonca konuşur.The foreigner speaks Japanese fairly well.
Yabancı kısa sürede Japon yemeklerine alıştı.The foreigner soon got used to Japanese food.
Şarkıcı sadece Japonya'da değil, aynı zamanda Avrupa'da da ünlü.The singer is famous not only in Japan but also in Europe.
Müzisyen hem Japonya hem de Amerika Birleşik Devletleri'nde büyük ilgi görüyor.The musician is enjoying great popularity both in Japan and in America.
Müzisyen Japonya'nın yanı sıra yurtdışında da ünlüdür.The musician is famous abroad as well as in Japan.
Filmin Japonya'da bir başarısı yoktu.The film was not a success in Japan.
Hareket, Japonya tarihine yeni bir sayfa ekledi.The movement added a new page to the history of Japan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod