Japonlar genellikle naziktirler.Japanese people in general are polite.
Japonlar genellikle kibardırlar.Japanese people in general are polite.
Japonlar genellikle incedirler.Japanese people in general are polite.
Çin, Japonya'dan yirmi kat daha büyüktür.China is twenty times bigger than Japan.
Bay Ou Japonca okumak için Japonya'ya geldi.Mr Ou has come to Japan to study Japanese.
Günümüzde Japonya'da ninjalar ya da samuraylar yok.Nowadays there are no ninjas or samurais in Japan.
Japonya'ya geri döndü.He returned to Japan.
Sanıyorum Japonya'da gıda pahalıdır.I think food is expensive in Japan.
Neredeyse Japonya'da hiç silahlı çatışma yok.There are almost no gunfights in Japan.
Bill biraz Japonca konuşabiliyor.Bill can speak a little Japanese.
Bill az biraz Japonca konuşur.Bill speaks a little Japanese.
Milli kurtarma ekipleri beklemede Japonya'ya uçmaya hazır.National rescue teams are on standby ready to fly to Japan.
Herkes Japonya'da artık kötü bir şey asla olmayacağını umuyor.Everyone is hoping nothing bad will ever happen in Japan.
Hepimiz Japonya için dua ediyoruz.We are all praying for Japan.
8.8 büyüklüğündeki büyük deprem bugün Japon adalarını vurdu.A massive earthquake of magnitude 8.8 hit the Japanese islands today.
Dün Japonya'da bir sürü bina deprem dolayısıyla yıkıldı.A lot of buildings collapsed in Japan due to the earthquake yesterday.
Dün depremden dolayı, Japonya'da çok sayıda bina çöktü.A lot of buildings collapsed in Japan due to the earthquake yesterday.
Ne yazık ki birçok Japon öldü.Sadly, many Japanese people died.
Japonya'da sık sık okonomiyaki yedim.In Japan, I often ate okonomiyaki.
Kanji için Japonca ve Çince telaffuz çok farklı, değil mi?The Japanese and Chinese pronunciation for kanji is very different, isn't it?
Japonca okuyabilmeyi istiyorum.I want to be able to read Japanese.
Ben Japonya'da sık sık köri yedim.I often ate curry in Japan.
Japonya? Orada özel bir şey oldu mu?Japan? Did anything special happen there?
Japonya Asya'da yer almaktadır.Japan is situated in Asia.
Savaş Japonya için önemli bir yenilgiydi.The battle was an important defeat for Japan.
Japonya savaşı kazandığını biliyordu.Japan knew it was winning the war.
Japonya 1905 yılında bir savaşta Rusya'yı yenmişti.Japan had defeated Russia in a war in 1905.
Japonya'nın saldırısı Amerika'yı savaşın içine çekmişti.Japan's attack had brought America into the war.
Almanya ve Japonya yenildi.Germany and Japan were defeated.
Japonya Mançurya'nın kontrolünü istiyordu.Japan wanted control of Manchuria.
Manila, Japon askerlerine düştü.Manila fell to Japanese troops.
Japon güçleri Birmanya'ya yürüdü.Japanese forces marched into Burma.
Japonlar Pearl Harbor'ı tahrip etti.The Japanese destroyed Pearl Harbor.
Japonya Asya'da daha güçlü hale geliyordu.Japan was becoming more powerful in Asia.
Japonya'nın en önemli rakibi Çin'di.Japan's most important opponent was China.
Bankalar Japon-Amerikalılara borç para vermeyi reddetti.Banks refused to lend money to Japanese-Americans.
Japonya, Kore için herhangi bir Rus tehdidini sona erdirmek istiyordu.Japan wanted to end any Russian threat to Korea.
Japonya, 1937 Temmuz ayında yeni bir Çin işgali başlattı.Japan launched a new invasion of China in July, 1937.
Japon askeri güçleri durdurmak için çok güçlü görünüyordu.The Japanese military forces seemed too strong to stop.
İlk kez, Japon Deniz Kuvvetleri yenilmişti.For the first time, the Japanese Navy had been defeated.
Birkaç gün içerisinde, Japonya, Amerikan Guam adasını ele geçirdi.Within days, Japan captured the American island of Guam.
Birçok Amerikalı, Japon işgali hakkında kızgındı.Many Americans were angry about the Japanese invasion.
Japon ve Amerikan güçleri hâlâ acımasızca mücadele ediyorlardı.Japanese and American forces were still fighting bitterly.
Fakir Japon göçmenler düşük ücretle çalışmaya istekliydiler.Poor Japanese immigrants were willing to work for low pay.
Birçok ülke Kyoto, Japonya'da 1997 yılında antlaşma imzaladı.Many nations had signed the treaty in 1997 in Kyoto, Japan.
Japonya'da, askeri liderler, hükümetin kontrolünü ele geçirdiler.In Japan, military leaders gained control of the government.
Başkan Roosevelt, Japonya'da hemen karşılık vermemeye karar verdi.President Roosevelt decided not to strike back at Japan immediately.
Müttefik askeri liderler Japon planını yenmek için bir yol buldu.Allied military leaders found a way to defeat the Japanese plan.
Roosevelt, Amerika'nın Japonya ile ilişkileri geliştirmek için çok çalıştı.Roosevelt worked hard to improve America's relations with Japan.
O yılın yaz aylarında daha fazla Japon askeri Çin'e hareket etti.In the summer of that year, more Japanese troops moved into China.
Japonya ordusu 1931 yılının sonlarında Tokyo hükümetinin kontrolünü ele geçirdi.Japan's army took control of the government in Tokyo in late 1931.
Ben yarın Japonca sınıfına gideceğim.I will go to Japanese class tomorrow.
Fransız mı, Japon mu yoksa Çin yemeği mi yemek istiyorsunuz?Do you want to eat French, Japanese or Chinese food?
Ne kadar zamandır Japonca öğreniyorsun?How long have you been studying Japanese?
Japon halkı, birçok yabancı ülkelerin çok hızlı yardımlarını takdir ediyor.The Japanese people appreciate very much the prompt assistance of many foreign countries.
Önümüzdeki ay tek başıma Japonya'ya gidiyorum.I'm going to Japan by myself next month.
Japon arabaları çok popülerdir.Japanese cars are very popular.
Ve peki ya bu gece bir Japon restoranına gitseydik?And what if we went to a Japanese restaurant tonight?
Buda heykelleri Japon sanatının önemli eserleridirler.Statues of Buddha are notable works of Japanese art.
Dr. George'un sekreteri Japon'dur.Dr. George's secretary is Japanese.