Onun kız arkadaşı Japon.His girlfriend is Japanese.
Sumo güreşi, geleneksel bir Japon sporudur.Sumo wrestling is a traditional Japanese sport.
Japonya'da sık sık depremler vardır.There are frequently earthquakes in Japan.
Japonya'da sık sık deprem olur.There are frequently earthquakes in Japan.
Japonya sık depremlere sahiptir.Japan has frequent earthquakes.
Japonya'da Biwa gölünden daha büyük herhangi bir göl yoktur.In Japan there aren't any lakes bigger than Lake Biwa.
Japonya'da Biwa gölünden daha iyi bir göl yok.In Japan, there isn't any lake greater than Lake Biwa.
Bay Wright Japoncayı bir Japon gibi konuşur.Mr. Wright speaks Japanese like a native speaker.
Japonya'da, Biwa gölünden daha büyük bir göl yoktur.In Japan, there is no lake bigger than Lake Biwa.
Japonya'nın kırsal manzarasının büyük ölçüde değiştiği söylenir.It's said that Japan's rural landscape has changed greatly.
Japon yeni yükseldi.The Japanese yen rose.
Neden gidip birlikte Japon şehriyesi almıyorsunuz?Why not go and have ramen together?
Okinawa, Japonya'nın en güneydeki adasıdır.Okinawa is the southernmost island in Japan.
Japon tapınaklarının çoğunluğu ahşaptan yapılmıştır.The majority of Japanese temples are made out of wood.
Çin, Japonya'dan daha büyüktür.China is bigger than Japan.
Ne zamana kadar Japonya'da kalacaksın?Until when will you stay in Japan?
Ne kadar süre Japonya'da olacaksın?How long will you be in Japan?
Japon musun?Are you Japanese?
Japon musunuz?Are you Japanese?
Bu mektubu Japonya'ya gönderir misiniz?Could you send this letter to Japan?
Ben İngilizceden Japoncaya kelimesi kelimesine tercüme yapmadım.I didn't literally translate from English into Japanese.
"Tatoeba" Japoncada "mesela" demektir."Tatoeba" means "for example" in Japanese.
"Neden Japonya'ya gideceksin?" "Tokyo'da bir konferansa katılmak için.""Why are you going to Japan?" "To attend a conference in Tokyo."
O, Japoncada akıcıdır.He's fluent in Japanese.
Japonya'nın nüfusu Kanada'nınkinden daha büyüktür.The population of Japan is larger than that of Canada.
İyi Japonca konuşurum.I speak good Japanese.
Japonca'yı iyi konuşurum.I speak good Japanese.
Sakinlerinin % 10'u Japonya'dan geliyor.10% of the inhabitants come from Japan.
Japon yeşil kantaron çayı çok acıdır.Japanese green gentian tea is very bitter.
Japonya'da kaç tane il var?How many prefectures are there in Japan?
Japonya'da 43 makam vardır.There are 43 prefectures in Japan.
Japonya'da 43 vilayet vardır.There are 43 prefectures in Japan.
Japonya'yı her yıl binlerce yabancı ziyaret eder.Thousands of foreigners visit Japan each year.
Üç erkek kardeşim var. Biri Japonya'da diğer ikisi yurt dışında yaşıyor.I have three brothers. One lives in Japan and the other two live abroad.
O, Japonya'da dolaştı.She traveled around Japan.
Hayalim bir gün Japonya'ya gitmektir.My dream is to go to Japan someday.
Ben 2 yıl boyunca Japonya'da yaşadım ama şimdi Kaliforniya'da yaşıyorum.I lived in Japan for 2 years, but now I'm living in California.
Japonca öğrenme zamanı.It is time to study Japanese.
Hiç İngilizce Japonca sözlüğün var mı?Do you have any English-Japanese dictionaries?
Japonca da konuşabilir misin?Can you speak Japanese, too?
Japonya'da neredeyse her ailenin bir çamaşır makinesi var.In Japan, practically every family has a washing machine.
Malezya'daki gençlik Kore ve Japonya'daki ünlülerden gerçekten hoşlanıyor.The youth in Malaysia really like Korean and Japanese celebrities.
Patates Japonya'ya ne zaman tanıtıldı?When was the potato introduced in Japan?
Ben Japonum.I am Japanese.
Yakitori bir Japon yemeğidir.Yakitori is a Japanese food.
Japonca öğrenmeliyim.I must learn Japanese.
Japonya'da hiç rehber kitap var mıdır?Are there any guidebooks in Japanese?
Japonca rehber kitap var mı?Are there any guidebooks in Japanese?
Japonya petrol ithal ediyor.Japan has to import oil.
Japon yiyeceği ile ilgili düşüncen nedir?What's your opinion of Japanese food?
Japonya'da yılbaşı için pirinç kekleri yeme geleneği vardır.There is a custom of eating rice cakes for New Year's in Japan.
Büyük Japon şirketlerinin çoğu ihracata bağımlıdır.The majority of large Japanese companies depend on exports.
Japonya birçok deprem meydana gelen bir ülkedir.Japan is a country in which there are many earthquakes.
Başkan olduğu zaman Japonya'yı ziyaret etti.He visited Japan when he was president.
Babası Japondur.His father is Japanese.
O benim Japon olduğumu bilmiyor.He doesn't know that I'm Japanese.
O, Japon olduğumu bilmiyor.She doesn't know that I'm Japanese.
"Tatoeba" Japoncada "örneğin" anlamına gelir."Tatoeba" in Japanese means "for example".
Geçen yıl o, Japonya'yı terk etti.Last year she left Japan.
Japonca derginiz var mı?Do you have a Japanese magazine?