Herkes her sey icin dava edebilir ve juriye gidebilir.Każdy może wytoczyć sprawę o niemal wszystko, i wnieść ją do sądu.
Herkes her sey icin dava edebilir ve juriye gidebilir.N'importe qui peut attaquer en justice pour presque rien et amèner l'affaire devant un jury.
Herkes her sey icin dava edebilir ve juriye gidebilir.Oricine poate da în judecată pentru orice
Herkes her sey icin dava edebilir ve juriye gidebilir. Tutarli olmak icin en ufak caba yok.Si può far causa per qualsiasi cosa e portarla davanti a una giuria, senza alcuna coerenza.
Herkes her sey icin dava edebilir ve juriye gidebilir.Žalovať môže každý za skoro hocičo a prísť s tým pred porotu.
Herkes her sey icin dava edebilir ve juriye gidebilir.Žalovat může každý skoro za cokoliv a přednést toto před porotu.
Herkes her sey icin dava edebilir ve juriye gidebilir.Всеки може да съди почти за всичко и да го отнесе пред съдебни заседатели.
Herkes her sey icin dava edebilir ve juriye gidebilir.Кто угодно может подать в суд почти по любому поводу и довести дело до присяжных.
Infopankki görevlileri Infopankki’nin kullanıcı jürisi ile beraber video yarışmasını kazanını seçecektir.Infobankens redaktion utser tävlingens vinnare i samråd med Infobankens användarråd.
Infopankki görevlileri Infopankki’nin kullanıcı jürisi ile beraber video yarışmasını kazanını seçecektir.La rédaction d’Infopankki choisira le gagnant du concours vidéo avec un jury d’utilisateurs d’Infopankki.
Infopankki görevlileri Infopankki’nin kullanıcı jürisi ile beraber video yarışmasını kazanını seçecektir.Редакция сайта Infopankki избирает победителя конкурса совместно с жюри пользователей сайта Infopankki.
Infopankki görevlileri Infopankki’nin kullanıcı jürisi ile beraber video yarışmasını kazanını seçecektir.إدارة Infopankki سوف تختار الفائز في مسابقة الفيديو بالاشتراك مع لجنة تحكيم مستعملي Infopankki.
İsveç jürisi de böyle düşündü.A svéd bírák is egyetértettek.
İsveç jürisi de böyle düşündü.Ban giám khảo Thụy Điển cũng đã nghĩ tương tự.
İsveç jürisi de böyle düşündü.C'était aussi l'avis du jury suédois.
İsveç jürisi de böyle düşündü.Dat vond de Zweedse jury ook.
İsveç jürisi de böyle düşündü. Kaybettik.Die schwedische Jury fand das auch, also haben wir verloren.
İsveç jürisi de böyle düşündü. Kaybettik.El jurado tampoco lo creyó, así que perdimos.
İsveç jürisi de böyle düşündü. Kaybettik.Jury też tak myślało i przegraliśmy.
İsveç jürisi de böyle düşündü. Kaybettik.심사위원도 그렇게 생각했나봅니다. 결국 우린 떨어졌습니다.
İsveç jürisi de böyle düşündü. Kaybettik.Шведское жюри именно так и посчитало, и мы проиграли конкурс.
İsveç jürisi de böyle düşündü. Kaybettik.השופטים השוודיים גם לא חשבו ככה. אז הפסדנו.
İsveç jürisi de böyle düşündü. Kaybettik.والمحكم السويدي أيضاً لم يقتنع بذلك، لذلك خسرنا
İsveç jürisi de böyle düşündü. Kaybettik.しかしその後に会った中国人の実業家が
İsveç jürisi de böyle düşündü.La giuria Svedese pensò la stessa cosa.
İsveç jürisi de böyle düşündü.Nici juriul suedez nu credea asta.
İsveç jürisi de böyle düşündü.O júri sueco também achou o mesmo.
İsveç jürisi de böyle düşündü.Švédska porota si to tiež nemyslela.
İsveç jürisi de böyle düşündü.Η σουηδική επιτροπή πίστευε το ίδιο.
İsveç jürisi de böyle düşündü.Шведското жури също не мислеше така.
Jüri başkanı gibi bir şeydi.Bylo to jako předseda soudu.
Jüri başkanı gibi bir şeydi.Comme le président d'un jury.
Jüri başkanı gibi bir şeydi.Det var som formanden af juryen.
Jüri başkanı gibi bir şeydi.Era ca șeful juraților.
Jüri başkanı gibi bir şeydi.Era como el presidente de un jurado.
Jüri başkanı gibi bir şeydi.Era como o porta-voz de um júri.
Jüri başkanı gibi bir şeydi.Jak przewodniczący ławy przysięgłych.
Jüri başkanı gibi bir şeydi.그건 그저 위원회의 장과 같은거였어요.
Jüri başkanı gibi bir şeydi.Mint az esküdtszék vezetője.
Jüri başkanı gibi bir şeydi.So etwas wie der Vorsitz einer Jury.
Jüri başkanı gibi bir şeydi.Un po' come il capo dei giurati.
Jüri başkanı gibi bir şeydi.Zoals de juryvoorzitter.
Jüri başkanı gibi bir şeydi.Ένα είδος προϊστάμενου ενόρκων στο δικαστήριο.
Jüri başkanı gibi bir şeydi.Подобно на председател на жури.
Jüri başkanı gibi bir şeydi.Похоже на старшину присяжных.
Jüri başkanı gibi bir şeydi.Щось на кшталт Старшини присяжних.
Jüri başkanı gibi bir şeydi.זה היה כמו נציג חבר המושבעים.
Jüri başkanı gibi bir şeydi.كان مثل رئيس هيئة المحلفين.
Jüri başkanı gibi bir şeydi."主任" あるいは "監視人" と同じ重みです
Jüri danışmanlar ayna arkasındaki bir odada durur.Je kunt door die eenrichtingsspiegel heen jury-adviseurs in de ruimte erachter zien staan.
Jüri danışmanlar ayna arkasındaki bir odada durur.Jury-Berater, die in einem Raum hinter dem Spiegel stehen.
Jüri danışmanlar ayna arkasındaki bir odada durur.거울 뒤쪽의 방에 서있는 것을 볼 수 있습니다.
Jüri danışmanlar ayna arkasındaki bir odada durur.les membres du jury assis dans une pièce, de l'autre côté du miroir.
Jüri danışmanlar ayna arkasındaki bir odada durur.Pode-se ver através do espelho de duas direções os conselheiros do júri na sala atrás do espelho.
Jüri danışmanlar ayna arkasındaki bir odada durur.Se poate observa prin oglinda dublă cum stau cosultanţii juridici într-o cameră în spatele oglizii.
Jüri danışmanlar ayna arkasındaki bir odada durur.עומדים מומחי חבר-מושבעים בחדר שמעבר למראה
Jüri danışmanlar ayna arkasındaki bir odada durur.المستشارين المحلفين يقفون في غرفة وراء المرآة.
Jüri danışmanlar ayna arkasındaki bir odada durur.模擬裁判をした後の
Jüri ile ya da yargıç, israf olurdu bizim nefes. "Bez jury lub sędziego, będzie tracić oddech. "
Jüri ile ya da yargıç, israf olurdu bizim nefes. "Bez porota alebo sudcu, plytvať dych. "