Ana içeriğe geç
Sözlük

izole ile cümle

izole kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aslinda, sirkler vahsi hayvanlari, ufak kafeslerde izole bir sekilde yasamaya mahkum ediyorlar.במהותם, הקירקסים דנים חיות טבע פראיות ,לגור את שארית חיהן מבודדים ,בכלובים קטנים ושוממים
Aslında, sirkler vahşi hayvanları, ufak kafeslerde izole bir şekilde yaşamaya mahkum ediyorlar.Antaa mennä.
Aslında, sirkler vahşi hayvanları, ufak kafeslerde izole bir şekilde yaşamaya mahkum ediyorlar.במהותם, הקירקסים דנים חיות טבע פראיות לגור את שארית חיהן מבודדים, בכלובים קטנים ושוממים,
Beyninizin bağlantıların izolesi için miyelin yapımında iyoda ihtiyaç duyar.El cerebro necesita yodo para hacer mielina, el aislante de sus conexiones.
Beyninizin bağlantıların izolesi için miyelin yapımında iyoda ihtiyaç duyar.המוח זקוק ליוד כדי לייצר מיאלין, חומר הבידוד של החיווט.
Beyninizin bağlantıların izolesi için miyelin yapımında iyoda ihtiyaç duyar.ミエリンを作るためにヨウ素を必要とします それはまた 特に水銀、鉛、重金属類という
Bir buzdağına baktığınızda onların izole olduklarını, ayrı ve yalnız olduklarını düşünmek kolaydır.사람들이 빙산을 바라보며, 쉽게 가지는 생각은 "그들은 고립되어있어" "그들은 분리되어있고 외로와"라고 생각합니다.
Bir buzdağına baktığınızda onların izole olduklarını, ayrı ve yalnız olduklarını düşünmek kolaydır.Дивлячись на айсберг, можна подумати, що він ізольований, що він відокремлений і самотній.
Bir buzdağına baktığınızda onların izole olduklarını, ayrı ve yalnız olduklarını düşünmek kolaydır.זה קל לחשוב, כשאתם מסתכלים על קרחון, שהם מבודדים, שהם נפרדים ולבד,
Bir buzdağına baktığınızda onların izole olduklarını, ayrı ve yalnız olduklarını düşünmek kolaydır.من السهل الإعتقاد، حين ننظر إلى كتلة جليد متحركة، أنها منعزلة، أنها منفصلة ووحيدة،
Bir buzdağına baktığınızda onların izole olduklarını, ayrı ve yalnız olduklarını düşünmek kolaydır.孤独なのだなとか ひとりぼっちなのだなと 考えがちです
Biz izole olarak yaşamıyoruz, bir topluluk içinde yaşıyoruz.우리는 완전히 고립된 삶을 살지 않습니다. 우리는 사회의 일원이며 국민을 위한 그리고 국민에 의한 정부를 가지고 있습니다.
Biz izole olarak yaşamıyoruz, bir topluluk içinde yaşıyoruz.Vivimos en una sociedad, un gobierno para y hecho por los ciudadanos.
Biz izole olarak yaşamıyoruz, bir topluluk içinde yaşıyoruz.我々はお互いに責任を負っています
Boğmaca hastalığına sebep olan bakteri, 1906 senesinde, Belçika'da izole edilmişti.Bakteria yang mengakibatkan batuk rejan pertama sekali di isolasi di Belgia tahun 1906.
Boğmaca hastalığına sebep olan bakteri, 1906 senesinde, Belçika'da izole edilmişti.Das Keuchhusten-Bakterium wurde erstmals 1906 in Belgien isoliert.
Böylece Alisa'nın deneyimini izole etmedik.Alisas Erfahrung ist jedoch kein Einzelfall.
Böylece Alisa'nın deneyimini izole etmedik.Alisa staat niet alleen met haar ervaring.
Böylece Alisa'nın deneyimini izole etmedik.Alisa tapasztalata egyáltalán nem egyedülálló.
Böylece Alisa'nın deneyimini izole etmedik.Deci experienţa Alisei nu e izolată.
Böylece Alisa'nın deneyimini izole etmedik.Donc l'expérience d'Alisa n'est pas un cas isolé.
Böylece Alisa'nın deneyimini izole etmedik.그러므로 알리사의 경험은 제외적인 것은 아니었습니다.
Böylece Alisa'nın deneyimini izole etmedik.La experiencia de Alisa no es algo aislado.
Böylece Alisa'nın deneyimini izole etmedik.Odczucie Alisy nie jest więc odosobnione.
Böylece Alisa'nın deneyimini izole etmedik.Pengalaman ini tidak hanya dialami Alisa.
Böylece Alisa'nın deneyimini izole etmedik.Quindi l'esperienza di Alisa non è isolata.
Böylece Alisa'nın deneyimini izole etmedik.Takže Alisina skúsenosť nie je ojedinelá.
Böylece Alisa'nın deneyimini izole etmedik.Vậy nên trải nghiệm của Alisa không phải là duy nhất.
Böylece Alisa'nın deneyimini izole etmedik.Zážitek Alisy není ojedinělý.
Böylece Alisa'nın deneyimini izole etmedik.Οπότε η εμπειρία της Aλίσα δεν είναι μοναδική.
Böylece Alisa'nın deneyimini izole etmedik.Отже, Аліса не самотня у своїх почуттях.
Böylece Alisa'nın deneyimini izole etmedik.Така че преживяването на Алиса не е изолирано.
Böylece Alisa'nın deneyimini izole etmedik.Так что Алиса не одинока в своих чувствах.
Böylece Alisa'nın deneyimini izole etmedik.אז החוויה של אליסה היא לא יוצאת דופן.
Böylece Alisa'nın deneyimini izole etmedik.وأليسا ليست وحيدة بهذا الشعور - شعور الوحدة -
Böylece Alisa'nın deneyimini izole etmedik.調査によると 58%の母親が
Bu sadece bakışı izole edilmiş bir element olarak algılamak için.1 つの要素として考えるためです 同時に 見つめることに関わる—
Bu sadece bakışı izole edilmiş bir element olarak algılamak için.De façon à considérer le regard de façon isolée, comme une sorte d'élément.
Bu sadece bakışı izole edilmiş bir element olarak algılamak için.Jego wpatrujące się spojrzenie odbierane jest jako coś oderwanego od całej reszty, jak swego rodzaju element.
Bu sadece bakışı izole edilmiş bir element olarak algılamak için.대신 시선을 주변으로부터 분리시켜 말하자면 하나의 요소로서 인식하려한 겁니다.
Bu sadece bakışı izole edilmiş bir element olarak algılamak için.Per considerare lo sguardo in modo isolato come una specie di elemento a sé stante.
Bu sadece bakışı izole edilmiş bir element olarak algılamak için.Pero para considerar la mirada fija de forma aislada como una especie de elemento.
Bu sadece bakışı izole edilmiş bir element olarak algılamak için.Rămâne doar să consideri privirea într-un mod izolat, ca un fel de, ca un element.
Bu sadece bakışı izole edilmiş bir element olarak algılamak için.Um den Blick isoliert zu betrachten, als eine Art Element.
Bu sadece bakışı izole edilmiş bir element olarak algılamak için.Αλλά μόνο για να εξετάσουμε το βλέμμα απομονωμένο σαν ένα στοιχείο.
Bu sadece bakışı izole edilmiş bir element olarak algılamak için.Просто да разгледаме погледа по изолиран начин, като нещо, като един елемент.
Bu sadece bakışı izole edilmiş bir element olarak algılamak için.Только представьте себе взгляд сам по себе как отдельный элемент.
Bu sadece bakışı izole edilmiş bir element olarak algılamak için.רק מחשיבה מבט בדרך אחת ובודדת כסוג של, כמו יסוד.
Bu sadece bakışı izole edilmiş bir element olarak algılamak için.ولكن مجرد أن تنظر نظرة بطريقة معزولة كنوع من ، بوصفها عنصرا.
Değer önerisi, izole bir şekilde geliştirilmez.가치제안은 골방에서 혼자 설계하는 게 아닙니다
Değer önerisi, izole bir şekilde geliştirilmez.La propuesta de valor no es algo que ustedes crean de manera aislada.
Değer önerisi, izole bir şekilde geliştirilmez.Propozycja wartości nie jest czymś, co powstaje w odizolowaniu.
Değer önerisi, izole bir şekilde geliştirilmez.Ви не створюєте її самостійно.
Değer önerisi, izole bir şekilde geliştirilmez.مقترح القيمة ليس شيئًا تبنيه بانفراد.
Değer önerisi, izole bir şekilde geliştirilmez.顧客の問題やニーズに応えるもので
Eger 3xi izole etmek ve tek basina birakmak istiyorsak besi her iki taraftan da cikarabiliriz.본질적으로 같은 것을 할 수 있습니다 3x 만 남기려면, 양변에서 5 를 뺄 수 있습니다
Eger 3xi izole etmek ve tek basina birakmak istiyorsak besi her iki taraftan da cikarabiliriz.Musíme odečíst 5 obou stran, abychom osamostatnili 3x.
Eger 3xi izole etmek ve tek basina birakmak istiyorsak besi her iki taraftan da cikarabiliriz.Vi kan gøre det samme til højre. Hvis vi vil isolere de 3x, kan vi trække 5 fra begge sider.
Eger 3xi izole etmek ve tek basina birakmak istiyorsak besi her iki taraftan da cikarabiliriz.نفعل نفس الشيئ هنا. اذا اردنا ان نعزل الـ 3x، فيمكننا ان نطرح 5 من كلا الطرفين، نطرح
Eka-alüminyum izole edildiğinde oda sıcaklığında katı bir metal olduğunu göreceksiniz.Când eka-aluminiu e în stare pură, va fi un solid la temperatura camerei.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod