Evinizi iyice izole edin.למד לסדר את ביתך היטב.
Poliovirüs ilk olarak 1909'da Karl Landsteiner ve Erwin Popper tarafından izole edilmiştir.הנגיף בודד לראשונה ב-1909 על ידי קרל לנדשטיינר וארווין פופר.
Davy, Oerstedt ve Berzelius bu metali izole etmeye çalıştılarsa da başaramadılar.דייווי, אורשטאט וברצליוס ניסו לבודד מתכת זו, אך כשלו.
Ziyaretçi host matriste izoledir.אס, המארחת המסתורית.
Topraktan izole edilmiştir.בידוד התיילים מהאדמה.
Bu süreç içinde, son derece radyoaktif element olan izole edilmiş radyumla çalıştı.במהלך המחקר הם בודדו את היסוד רדיום, יסוד רדיואקטיבי מאוד.
Alman direnişi küçük ve genellikle izole gruplardan oluşuyordu.Германската съпротива се състои от малки и обикновено изолирани групи.
Bundan ancak 25 yıl sonra helyum yeryüzünde izole edilebildi.25 години по-късно хелият бива изолиран и на Земята.
Simetrik olmayan başlangıçlar simetrik olma eğilimi ile izole edilmiş küçük alt kalıplardır.Малки изолирани под-мозайки без начална симетрия имат склонността да се превръщат в симетрични.
Bu izole olmuş ekolojik sistemler gökyüzü adası ve/veya mikroklima olarak bilinir.Тези изолирани екологични системи или микроклимати, са известни като „небесни острови“.
Hastalığa neden olan virüs ilk kez 1947’de izole edilmiştir.Virus koji uzrokuje ovu bolest prvi puta je izoliran 1947. godine.
Evinizi iyice izole edin.Uvijek trebaš čuvati kuću.
Dağların arasında izole bir yerde konumlanmıştır.Nalazi se u unutarnjem, brdskom dijelu otoka.
Saf, kristal testosteron 1935'te izole edilmiştir.Čistý, kryštalický testosterón bol izolovaný v roku 1935.
Genellikle amaç kurbanı sosyal olarak izole etmektir.Obete je preto logicky potrebné rozdeliť podľa pohlavia.
Bu sebeple hasta izole edilmeli ve tedavisine hemen başlanılmalıdır.Liečba sepsy musí byť zahájená bezodkladne.
Diğer birkaç kafatası parçası ve otuz izole diş Alberta ve Montana bölgesinden çıkarılan diğer bulgulardır.Z Alberty a Montany sú známe aj nálezy niekoľkých ďalších fragmentov lebky a 30 izolovaných zubov.
Hastalığa neden olan virüs ilk kez 1947’de izole edilmiştir.Virus, ki povzroča bolezen, je bil prvič izoliran leta 1947.
Poliovirüs ilk olarak 1909'da Karl Landsteiner ve Erwin Popper tarafından izole edilmiştir.Prva sta ga osamila Karl Landsteiner in Erwin Popper leta 1909.
Bu sebeple hasta izole edilmeli ve tedavisine hemen başlanılmalıdır.Bolezen se mora prepoznati pravočasno in pričeti zdraviti takoj.
Dikkatli yapılan testlere rağmen neden olan ajanlar vakaların yaklaşık yarısında izole edilemeyebilir.Povzročitelja kljub skrbnemu testiranju ni mogoče določiti v približno polovici primerov.
Vanunu, hapis hayatının uzun bir zamanını diğer mahkûmlardan izole edilerek tek başına bir hücrede geçirdi.Ivan VI je preživel svoje življenje v ječi kot zapornik.
1824 yılında ise Jons Jakob Berzelius tarafından izole edilmiştir.Tai 1824 m. įrodė Jonsas Jakobas Berzelius.
Evinizi iyice izole edin.Korista oma tuba ära.
Bu sebeple hasta izole edilmeli ve tedavisine hemen başlanılmalıdır.Sel juhul tuleb ravi kohe katkestada ja vajaduse korral alustada erakorralist ravi.
Bundan ancak 25 yıl sonra helyum yeryüzünde izole edilebildi.Alles 28 aastat hiljem õnnestus see element ka Maal avastada.
Poliovirüs ilk olarak 1909'da Karl Landsteiner ve Erwin Popper tarafından izole edilmiştir.Polioviiruse avastasid 1908. aastal Austria arstid Karl Landsteiner ja Erwin Popper.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Aber ich wollte ihn nicht durch die Isolation von Menschen erreichen, ohne Ohrenschützer oder so etwas.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Dar nu am vrut să-l fac să izoleze oamenii, fără căşti sau lucruri asemănătoare.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.하지만 사람들을 소음과 떨어뜨려 놓거나 귀마개나 그런 비슷한 걸 만들고 싶지는 않았습니다.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Mais je n'ai pas voulu qu'il le fasse en isolant les gens, avec des cache-oreilles ou ce genre de choses.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Ma non ho voluto farlo isolando le persone, con dei paraorecchie o cose simili
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Nie chiałem jednak osiągnąc tego poprzez izolację, bez użycia nauszników i tego typu rzeczy.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Pero no quise hacerlo para aislar a las personas, sin EMF (campos electromagnéticos) o ese tipo de cosas.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Αλλά δεν ήθελα να το κάνω απομονώνοντας τους ανθρώπους ή με ωτοασπίδες ή παρόμοια πράγματα.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Но искам да го направя без изолиране на хората, без слушалки и такива неща.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Но мне не хотелось добиваться этого, изолируя людей, мне не нравятся затычки для ушей и тому подобное.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.אבל לא רציתי לעשות זאת ע"י בידוד אנשים, ללא מחממי אוזניים או סוג כזה של דברים.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.لكني لم أرد أن أصنعه بأن أعزل الأشخاص ، بدون سدادات الأذن وما شابهها.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.耳をヘッドフォンで覆ったり 複雑な技術を使うのではなく 複雑な技術を使うのではなく
Ama diğer motivasyon ise ülkemizin izole kalmış haline yönelikti.Ale dalším motivačních faktorem je omezená povaha naší země.
Ama diğer motivasyon ise ülkemizin izole kalmış haline yönelikti.De a másik motivációs faktor az országunk szűklátókörűsége.
Ama diğer motivasyon ise ülkemizin izole kalmış haline yönelikti.Der andere Faktor ist der inselartige Charakter unseres Landes.
Ama diğer motivasyon ise ülkemizin izole kalmış haline yönelikti.Insa celalalt factor care m-a motivat a fost natura insulara a tarii noastre.
Ama diğer motivasyon ise ülkemizin izole kalmış haline yönelikti.또 다른 동기를 말하자면 증가하고 있는 추세의 미국의 편협성입니다.
Ama diğer motivasyon ise ülkemizin izole kalmış haline yönelikti.la natura insulare del nostro pease.
Ama diğer motivasyon ise ülkemizin izole kalmış haline yönelikti.Maar een andere reden is de bekrompenheid van ons land.
Ama diğer motivasyon ise ülkemizin izole kalmış haline yönelikti.Mais l'autre facteur déclencheur vient des vues étroites de notre pays.
Ama diğer motivasyon ise ülkemizin izole kalmış haline yönelikti.Namun faktor pendorong lainnya adalah negara kita yang pada dasarnya picik.
Ama diğer motivasyon ise ülkemizin izole kalmış haline yönelikti.Nhưng một động lực khác, đó chính là bản chất hạn hẹp, thiển cận của đất nước chúng ta.
Ama diğer motivasyon ise ülkemizin izole kalmış haline yönelikti.Pero el otro motivo fundamental es la naturaleza insular de nuestro país.
Ama diğer motivasyon ise ülkemizin izole kalmış haline yönelikti.Równie ważny był jednak fakt jak ograniczone horyzonty mają obywatele naszego kraju.
Ama diğer motivasyon ise ülkemizin izole kalmış haline yönelikti.Tenho 19 anos. Esta é a minha aldeia, Santiago de Atitlan, rodeada por vulcões e um lago formoso.
Ama diğer motivasyon ise ülkemizin izole kalmış haline yönelikti.Το άλλο κίνητρο είναι ο νησιώτικος χαρακτήρας της χώρας μας.
Ama diğer motivasyon ise ülkemizin izole kalmış haline yönelikti.Другой фактор заключается в изолированности нашей страны.
Ama diğer motivasyon ise ülkemizin izole kalmış haline yönelikti.З іншого боку, мене мотивувала закритість нашої країни.
Ama diğer motivasyon ise ülkemizin izole kalmış haline yönelikti.Но другия мотивиращ фактор е изолираният характер на нашата страна.
Ama diğer motivasyon ise ülkemizin izole kalmış haline yönelikti.אבל הגורם המניע האחר הוא האופי המנותק של המדינה שלנו.
Ama diğer motivasyon ise ülkemizin izole kalmış haline yönelikti.ولكن العامل الآخر هو .. مدى انعزالية بلدنا
Ama diğer motivasyon ise ülkemizin izole kalmış haline yönelikti.私たちの国が 他国に 関心を持たないことです ナショナル・ジオグラフィックは