Ana içeriğe geç
Sözlük

izole ile cümle

izole kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kosova pek çok açıdan hâlâ oldukça izole bir bölge.Kosovo is in many ways still quite isolated.
Bunun amacı, Kosova'nın Avrupa entegrasyonunun ana yolundan izole edilmesini önlemekti.The goal was to avoid isolating Kosovo from the mainstream of European integration.
Neredeyse izole bir hayat sürüyoruz; başkalarıyla iletişim kurmuyoruz.We live almost isolated; we don't communicate with others.
Merkezi ve izole olmuş retrograd amneziFocal, isolated, and pure retrograde amnesia
Los Alamos, içerdiği işin yüksek güvenlikli olduğu gerekçesi ile izole edilmişti.Due to the top secret nature of the work, Los Alamos was isolated.
Tek kutuplu bir gözlemlenme olmamıştır, izole bir manyetik yük vardır.A monopole is an isolated magnetic charge, which has never been observed.
Güney kutbuna bağlı olmayan, izole edilmiş kuzey kutbu olarak değerlendirilirdi.It would act as an isolated north pole, not attached to a south pole, or vice versa.
Zamanla, izole olmuş popülasyonlar yeni türlere dal verebilirler.[23][24]Over time, isolated populations can branch off into new species.[23][24]
Oktopin ismini ilk kez 1927' de izole edildiği Octopus octopodiadan alır.[1]Octopine gets its name from Octopus octopodia from which it was first isolated in 1927.[1]
İlk kez Calf lensinde keşif ve izole edilmiştir.[2]It was first discovered and isolated from calf lens.[2]
Bahsi geçen karasızlıktan dolayı tespit edilebilse dahi izole edilemez:[2]Due to its instability, the compound can be detected but not isolated:[2]
Ziyaretçi host matrikste izoledir.The guest is said to be isolated within the host matrix.
Saf, kristal testosteron 1935'te izole edilmiştir. [17]Pure, crystalline testosterone was isolated in 1935.[17]
Genç bir kovboy, açık bir arazide izole halde bulunan bir bankayı soymak ister.A young cowboy robs an isolated bank on the prairie.
Buz-su ayırma yöntemi, trikomları mekanik olarak izole etmenin başka yoludur.Ice-water separation is another mechanical method of isolating trichomes.
Buz-su ekstraksiyon yöntemiyle izole edilen trikomlar.Trichomes isolated with ice-water extraction method.
13 Mart: İlk vaka teşhis edildi ve izole edildi.[1]On 13 March, the first case was confirmed, with the case being placed in isolation.[1]
COVID-19 semptomlarını yaşamadan önce kendini izole etti. [1]He was self-isolated before he began experiencing symptoms of COVID-19.[88]
Yetkililer derhal 14 gün boyunca gemideki tüm yolcuları izole etmeye karar verdiler.[1]The authorities immediately decided to isolate all passengers on board for 14 days.[1]
Bitki ve hayvanların korunması için izole edilmiş bir koruma alanıdır.An isolated protected area for the conservation of plants and animals.
Altı izole kalıcı diş bulundu.Six isolated permanent teeth were found.
4) yüksek afiniteli bağlayıcıları kodlayan genler izole edilir.4) the genes encoding the high-affinity binders are isolated.
Her iki tarafın da karekökünü alın. x {\displaystyle x} 'i izole edin.Take the square root of both sides. Isolate x {\displaystyle x} .
Her iki tarafın karekökünü alın. x {\displaystyle x} 'i izole edin.Take the square root of both sides. Isolate x {\displaystyle x} .
Ürünleri istenen sekansla izole etmek için HPLC ve diğer yöntemler kullanılabilir.HPLC and other methods can be used to isolate products with the desired sequence.
Bu, daha fazla üreticinin Sauvignon blanc parsellerini izole etmesine neden oldu.[1]This has prompted more producers to isolate their parcels of Sauvignon blanc.[14]
Leg extension, belirli bir kas grubu olan kuadrisepsleri hedef alan izole bir egzersizdir.The leg extension is an isolated exercise targeting one specific muscle group, the quadriceps.
1754 Joseph Black, "durağan hava" olarak adlandırdığı karbondioksiti ayrıştırarak izole eder.[1]1754 Joseph Black isolates carbon dioxide, which he called "fixed air".[39]
Vadideki izole çiftlik arazilerinde toplam 35 kişi yaşamaktadır.Altogether 35 people live on the isolated farmsteads in the valley.
Avusturyalılar ve İtalyanlar izole edilmiş olan elçiliklerini terk ettiler.The Austrians and Italians abandoned their isolated legations.
Çoğu tür, dişlerden ve izole edilmiş parçalardan tanımlanmıştır.Most species have been described from teeth and isolated fragments.
Doğu Gürcistan'daki daha küçük, izole buzul gruplarının görünümüView towards smaller, isolated groups of glaciers in Eastern Georgia
Doğu Gürcistan'daki buzullar genellikle daha küçük, izole gruplar halinde bulunur.Eastern Georgia's glaciers generally occur in smaller, isolated groups.
O zamandan beri salgının tekrarı bildirilmedi ancak izole vakalar oluşmaya devam ediyor. [1]No recurrence of the epidemic has since been reported, though isolated cases continue to occur.[11]
Bazı kolayca izole edilebilen hemiasetallerin ve hemiketallerin yapıları.Structures of some readily isolable hemiacetals and hemiketals.
Sertürner, afyondan morfini ilk izole eden kişi oldu.Sertürner was the first to isolate morphine from opium.
Küçük, izole bir adada özel bir villası olan zengin, orta yaşlı bir adamdır.He is a wealthy middle-age man who has a private villa on a small isolated isle.
Dişi izole etmek a aaaaIsolating the tooth
Dişi ağız ve tükürük kontaminasyonundan izole ederek aseptik bir operasyon alanı sağlar.It provides an aseptic operating field, isolating the tooth from oral and salivary contamination.
Robert Koch'tan dokuz yıl önce bakteri kolonilerini izole etti.He isolated colonies of bacteria nine years before Robert Koch.
Napolyon, Britanya'yı Kıta Avrupası'ndan izole ederek ekonomik üstünlüğüne son vereceğini umuyordu.Napoleon hoped that isolating Britain from the Continent would end its economic dominance.
Hidroklorür olarak izole edilebilir. [2]It can be isolated as the hydrochloride.[5]
Kato izole edilmiş orduyla karşılaştı ve o gece Anbyon'a çekildi. [3]Kato met the isolated army and retreated to Anbyon that night.[8]
İlk olarak Japonya'daki Kumamoto ilçesindeki bir klinik örnekten izole edilmiştir.[1]First isolated in Kumamoto Prefecture, Japan from a clinical specimen.[1]
Bugün ise daha çok izole dil olarak sınıflandırılmaktadır.Heute wird sie mehrheitlich als isolierte Sprache angesehen.
1938 yılında, ilk kez bakteriofaj kristalize ve izole etti ve bunun bir nükleoprotein olduğunu belirledi.Im Jahr 1938 isolierte und charakterisierte er als Erster Bakteriophagen und bestimmte sie als Nukleoproteine.
Oktopin ismini ilk kez 1927' de izole edildiği Octopus octopodia' dan alır.Es verdankt seinen Namen Octopus octopodia, aus dem es 1927 gewonnen wurde.
Günümüzde 5 tür ginkgolid (G-A, G-B, G-C, G-J, GM) izole edilmiştir.Bisher sind fünf Vertreter der Stoffgruppe bekannt (Ginkgolid A, B, C, J, M).
Elam dili, izole dil olarak kabul edilmektedir.Die Adai-Sprache gilt als isolierte Sprache.
S. pombe 1893'te Paul Lindner tarafından Doğu Afrika'da darı birasından izole edilmiştir.Aus ostafrikanischem Hirsebier isolierte Paul Lindner 1893 am Institut für Gärungsgewerbe diese Spalthefe.
Evinizi iyice izole edin.Dicht stand Haus an Haus.
Yalnızlık ile izole edilmeyi birbirine karıştırmamak gerek. Bunlar iki farklı şey.On ne devrait pas confondre la solitude et l'isolement. Ce sont deux choses différentes.
Saf, kristal testosteron 1935'te izole edilmiştir.Puis la testostérone cristalline pure a été isolée en 1935.
Araştırma ekipleri bu kayıp elementi saptayıp izole etmeyi denediler.Les équipes de chercheurs essayaient de découvrir et d'isoler cet élément manquant.
Theodoros'un kendisi izole edilip sığındığı Vodina'da güçsüz bırakıldı, görünüşte bu olaylara dahil olmadı.Théodore, isolé et dépourvu de moyens dans son refuge de Vodena, ne prit pas part aux évènements.
1824 yılında ise Jons Jakob Berzelius tarafından izole edilmiştir.En 1820, le tantale a été isolé par Jöns Jacob Berzelius.
Bu süreç içinde, son derece radyoaktif element olan izole edilmiş radyumla çalıştı.En el proceso, ellos aislaron el elemento radio, que es altamente radiactivo.
Burası birçok yalnız, izole edilmiş ve çaresiz insanın düştüğü oldukça rekabetçi ve yoğun bir şehir.Es una ciudad bastante competitiva e intensa, donde mucha gente solitaria, aislada y desesperada termina.
M51 Grubu'nun bir üyesidir ama diğer gökadalardan nispeten izole durumdadır.Se considera un miembro del Grupo M51, aunque en realidad es relativamente aislada de otras galaxias.
Bugün ise daha çok izole dil olarak sınıflandırılmaktadır.Actualmente se la clasifica como una lengua aislada.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod