Evimin izolasyonu yok.My house has no insulation.
O, izolasyon hücresinde oturuyor.He is sitting in the isolation cell.
Savastan sonra Kore Krallığı gittikçe izolasyonist olmaya başladı.Following these events, the Korean kingdom became increasingly isolationist.
Bugün bu izolasyon hem politik hem de başka türlü sebeplerle yerle bir olmaktadır...Today this isolation is breaking down because of many reasons, political and otherwise ...
Benzeri bir yaklaşım monovalent streptavidin izolasyonunda da kullanılır.Such an approach was used in isolation of monovalent streptavidin.
Sodyum dodesil sülfat (SDS) molekülleri proteinlerin izolasyon ve tanımlanmasına yardım ederler.It uses sodium dodecyl sulfate (SDS) molecules to help identify and isolate protein molecules.
Kalın kardan kaynaklanan termal izolasyonun eksikliği kışın daha dondurucu soğuğa neden olur.The lack of thermal insulation provided by thick snow permits much deeper freezing in winter.
Bu karar Japonya'yı uluslararası platformda izolasyona itecekti.It was primarily concerned with the effect Japanese exclusion had on international relations.
Uzay görevlerinin sürelerinin belirli olması izolasyondan gelen strese yol açabilir.That space missions are (optimally) fixed in duration can lead to stress from isolation.
Ben de izolasyonun kötü bir şey olduğunu düşünüyorum.And I also think isolation is a bad thing.
Ben, yalnızlığın ve izolasyonun harika bir şey olmadığına eminim.And there's no doubt in my mind that being lonely and being isolated is not a great thing.
Daha sonra tesisatı, elektriği ve havalandırmayla ısıtmayı ve izolasyonu yaptık.We then put in plumbing, electrical and HVAC, and insulate.
Ekonomik izolasyon altındaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni yalnızca Ankara tanıyor.Only Ankara recognises the economically isolated Turkish Republic of Northern Cyprus.
Yetkili, Sırp toplumu güçlüklerle karşılaşsa bile yanıtın izolasyon olmadığını söyledi.Although the Serb community does face difficulties, isolation is not the answer, Ruecker said.
Kıbrıslı Türkler, izolasyondan ve tasarruf tedbirlerinden memnun değilTurkish Cypriots unhappy with isolation, austerity measures
Rapor AB'yi kuzey Kıbrıs'ın izolasyonuna son verme yönünde harekete geçmeye çağırıyor.The report urges the EU to move towards ending the isolation of northern Cyprus.
Vis -- izolasyondan turizm merkezineVis -- from isolation to tourist destination
Uzay görevlerinin sürelerinin belirli olması izolasyondan gelen strese yol açabilir.That space missions are (optimally) fixed in duration can lead to stress from isolation.
"Hava boşluğu" izolasyonu veya "Paralel Ağ""Air gap" isolation or "Parallel Network"
Sodyum dedesil sülfat (SDS) molekülleri proteinlerin izolasyon ve tanımlanmasına yardım ederler.It uses sodium dodecyl sulfate (SDS) molecules to help identify and isolate protein molecules.
Matriks izolasyonuMatrix isolation
Hastaneler yoğun bakım üniteleri ve izolasyon yatakları kuruyorlar.Hospitals have been setting up ICU units and isolation beds.
DÜZENLE6 Türleşme, bir dereceye kadar üreme izolasyonu yani gen akışında bir azalma gerektirir.Speciation requires a degree of reproductive isolation—that is, a reduction in gene flow.
Ayrıca, izolasyonu nedeniyle birçok nadir bitki ve hayvan türünü besler. [1] [2]Also, because of its isolation, it nurtures many rare plants and animal species.[6][7]
Burada ülke, tüm yabancıları düşman olarak gören aşırı izolasyoncu bir ulus olarak tasvir ediliyor.Here the country is portrayed as extreme isolationist nation that views all outsiders as enemies.
Modern laboratuvarlarda protein noktalarının 2D jellerden izolasyonu için robotlar kullanılmaktadır.Robots are used for the isolation of protein spots from 2D gels in modern laboratories.
Birçok kişi aşıdan korktu ve bunun yerine karantina yoluyla izolasyonu seçti.Many feared inoculation, and instead chose isolation via quarantine.
Paradokslar listesi Sosyal izolasyonList of paradoxes Social isolation
Kirpi ikilemi, içe dönüklüğü ve kendi kendine empoze edilen izolasyonu açıklamak için kullanılır.The hedgehog's dilemma is used to explain introversion and self-imposed isolation.[citation needed]
Bu, Romanes'in Darwin'in izolasyon türleşme teorisine yaptığı üç itiraza verdiği cevaptı.This was Romanes's answer to three objections to Darwin's isolation theory of speciation.
Üreme izolasyonu da genetik farklılaşmayla birlikte artma eğilimindedir.Reproductive isolation also tends to increase with genetic divergence.
Coğrafi izolasyon çok sayıda yerel uyarlamaya yol açtı.Geographic isolation led to numerous local adaptations.
Bu kitabı yazdıktan sonra kendimi içinde bulacağım izolasyonu yeterince kapsamlı hayal etmemiştim.So I hadn't imagined broadly enough the isolation I would find myself in after writing this book.
Şebeke izolasyonu yoktur.Keine triste Isolde.
Bu karar Japonya'yı uluslararası platformda izolasyona itecekti.Elle risque selon eux d'isoler la Russie sur la scène internationale.
Bu oranın azaltılması izolasyona bağlıdır.Sa localisation géographique a conditionné son isolement.
Eser sınırlama ve izolasyon unsurlarını vurgular.I. Sistemas reproductivos y barreras de aislamiento.
İzolasyon alternatifleri çok sınırlı olduğu için MEMS boyutları izolasyon opsiyonları ile sınırlandırılmıştır.Las regiones cerebrales de interés están algo limitadas por el tamaño de los voxels.
Göstermiş olduğunuz belirtilerden dolayı tıbbi açıdan geçici olarak izolasyon altında olmanız gerekiyor.Вам необходимо временно находиться на самоизоляции из-за проявившихся у вас симптомов.
Sosyal bir fobidir ve sosyal bir izolasyona sebebiyet verebilir.Há uma tendência ao isolamento social.
Aynı zamanda ısı ve ses izolasyonu sağlamaktadırlar.Tevens draagt het bij aan de geluids- en temperatuurisolatie.
Bu karar Japonya'yı uluslararası platformda izolasyona itecekti.Hierdoor ging Japan zich nog meer isoleren binnen de internationale gemeenschap.
Şebeke izolasyonu yoktur.Nie stwierdza się miejscowej adenopatii.
Virüs izolasyon ve nükleik asit saptama testleri, antijen saptama testlerinden daha iyidir.Virusisoleringstesterna och nukleinsyradetektionstesterna fungerar bättre än antigendetektion.
Aynı zamanda ısı ve ses izolasyonu sağlamaktadırlar.Prováděna je i tepelná a zvuková izolace.
Virüs izolasyon ve nükleik asit saptama testleri, antijen saptama testlerinden daha iyidir.Izolace viru a detekce nukleových kyselin fungují lépe než detekce antigenu.
Ayrıca soğuğa karşı bir izolasyon görevi de görür.Věnoval se též problému anestézie podchlazením.
Sebep olan gerçek viral ajanın izolasyonu nadiren gerçekleştirilir.Izolarea agentului viral implicat propriu-zis este rar efectuată.
Fizyona uğramış rodyum 5 yıllık izolasyondan sonra 8.1 küri radyasyon içerir.După 5 ani de izolare, rodiul de fisiune are încă o radioactivitate specifică de 8,1 ci per gram.
Goodbye Cruel World ile de artık duvar örülmüş, Pink Floyd izolasyon süreci tamamlanmıştır.Goodbye Cruel World: Pink mentális fala felépül, teljesen elszigetelődik a külvilágtól.
Bu karar Japonya'yı uluslararası platformda izolasyona itecekti.Japánt a nemzetközi színtéren nagyobb szerephez akarta juttatni.
Her 2.9 yılda bir izolasyonu %50 oranında azalır.Ennek eredményeképpen az infláció évi átlag 2,5%-ra csökkent a kilencvenes években.
Savastan sonra Kore Krallığı gittikçe izolasyonist olmaya başladı.Korea blev stadigt mere isolationistisk.
Savastan sonra Kore Krallığı gittikçe izolasyonist olmaya başladı.Korea ble stadig mer isolasjonistisk.
Sebep olan gerçek viral ajanın izolasyonu nadiren gerçekleştirilir.Isolasi agen virus yang sesungguhnya jarang dilakukan.
Virüs izolasyon ve nükleik asit saptama testleri, antijen saptama testlerinden daha iyidir.Tes isolasi virus dan deteksi asam nukleus bekerja lebih baik daripada deteksi antigen.
Bu karar Japonya'yı uluslararası platformda izolasyona itecekti.Sebelum rapat ini, Jepang sangat terisolasi di dunia internasional.
Savastan sonra Kore Krallığı gittikçe izolasyonist olmaya başladı.Sau chiến tranh, nhà Triều Tiên ngày càng trở nên cô lập.
Bu karar Japonya'yı uluslararası platformda izolasyona itecekti.Chính phủ Nhật định nhập quần đảo này vào lãnh thổ Đài Loan thuộc Nhật.
Bu karar Japonya'yı uluslararası platformda izolasyona itecekti.このことにより日本は国際的に決定的に孤立の道を歩んでいくこととなる。