Ana içeriğe geç
Sözlük

izni ile cümle

izni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Gerçekten hastalık izni aldın mı?Did you really call in sick?
Neden sadece hastalık izni almadın?Why didn't you just call in sick?
Tom son üç gün işten hastalık izni aldı.Tom has called in sick the last three days.
Gitmek için iznime ihtiyacın yok.You don't need my permission to go.
İznime ihtiyacın yok.You don't need my permission.
Hiçbir şartla o ona dokunma iznine sahip değildir.On no condition has he permission to touch it.
Arama iznimiz var.We've got a search warrant.
Tom sadece öğrencisinin iznini aldı.Tom just got his learner's permit.
İki tane kuş, inşaat izni olmadan bir yuva inşa etti.The two birds built a nest without a building permit.
Tom telefonu kullanmak için iznimi istedi.Tom asked for my permission to use the phone.
Tom sizin izniniz olmadan gitmedi.Tom wouldn't leave without your permission.
Evinizi aramak için bir iznimiz var.We have a warrant to search your house.
İznin olmadan bunu yapabilirdim.I could've done this without your permission.
Tom öğrencisinin iznini almak üzereydi.Tom was about to get his learner's permit.
Dairenizi aramak için bir iznimiz var.We have a warrant to search your apartment.
Mülkünüzü aramak için bir iznimiz var.We have a warrant to search your property.
Ayrılmak için izninizi alıyor muyuz?Do we have your permission to leave?
İznin var, değil mi?You've got your permit, right?
İznin olmadan onu yapmamalıydım.I shouldn't have done that without your permission.
Tom bana onu yapmak için iznimin olmadığını söylüyor.Tom tells me that I don't have permission to do that.
Mary şimdi doğum izninde.Mary is on maternity leave now.
Tom iznimi istedi.Tom wanted my permission.
Dan bile iznimi istemedi.Dan didn't even ask for my permission.
Bunu yapmak için iznin var mı?Are you allowed to do that?
Benim iznim olmadan hiç kimde bana zarar veremez.Nobody can hurt me without my permission.
Benim iznim olmadan gidemezsin.You can't leave without my permission.
Onu Tom'un açık izni olmadan yapamayız.We can't do that without Tom's express permission.
Tom'un yaptığını yapma izni yoktu.Tom didn't have permission to do what he did.
Onların izni olmadan onu yapmayacağız.We won't do that without their permission.
Tom'un onu yapmak için izni yoktu.Tom didn't have permission to do that.
Onu yapmak için izniniz yok.You don't have permission to do that.
Tom'un izni yoktu.Tom didn't have permission.
Tom babalık izninde.Tom is on paternity leave.
Benim iznim olmadan kızımla evlenmeye nasıl cesaret edersin?How dare you marry my daughter without my consent?
Tom onun ebeveynlerinin izni olmadan Mary ile evlendi.Tom married Mary without her parents' consent.
Ne cüretle kızımla benim iznim olmadan evlenirsin?How dared you marry my daughter without my consent?
Tom'un onu yapmak için benim iznime ihtiyacın yok.Tom doesn't need my permission to do that.
Tom'un onu yapmak için izni yok.Tom doesn't have permission to do that.
Tom'un benim iznime ihtiyacı yok.Tom doesn't need my permission.
Tom bilgisayarımı kullanmak için iznimi istedi.Tom asked for my permission to use my computer.
O asla birine bir şey yapma izni vermez.He never lets anyone do anything.
Bir çalışma izni olmadan burada bir iş bulamazsın.You can't get a job here without a work permit.
Bizim bir arama iznimiz var.We have a search warrant.
İsveç'in cömert ebeveyn izni ve çocuk bakımı politikaları vardır.Sweden has generous parental leave and child care policies.
Onun doğum izninde olması gerekiyor.She's supposed to be on maternity leave.
İznim olmadan giysilerimi almaktan vazgeç.Stop borrowing my clothes without my permission.
Bu banka gizlice onların izni olmadan insanların isimlerine banka hesaplarını açtı.This bank secretly opened bank accounts in people's names without their permission.
Tom'un, benim bisikletimi kullanmaya izni var.Tom has permission to use my bicycle.
Umarım izninizin keyfini çıkarırsınız.I hope you'll enjoy your leave.
Park iznin var mı?Do you have your parking permit?
Ailen ya da vasinin iznine ihtiyacım var.I need permission from your parents or guardian.
Bu ofise gelmek için kimsenin iznine ihtiyacım yok.I don't need anybody's permission to come to this office.
Fadıl'ın onu yapmak için izni yoktu.Fadil didn't have the permission to do that.
Onu yapmak için iznimiz yoktu.We didn't have permission to do that.
Bunu yapmak için iznimiz yok.We don't have permission to do that.
Sami'nin onu yapmak için izni yoktu.Sami didn't have the permission to do that.
Tom'un onu yapması için ebeveynlerinin izni yok.Tom doesn't have his parents' permission to do that.
Tom onu yapmak için Mary'nin iznine sahip değildi.Tom didn't have Mary's permission to do that.
Tom'un bunu yapmak için ebeveynlerinin iznine sahip değildi.Tom didn't have his parents' permission to do that.
Tom onu yapmak için izni olmadığını söyledi.Tom said he didn't have the permission to do that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod