O zaman daha fazla kişi izler!You'll get more views that way.
- Aynen, daha fazla kişi izler!- Yeah, this is gonna get a lot of hits.
Bebekler bunu izlerken sadece dinlediler.Babies just listen to this while they watch that.
Tarihi izleri on binlerce yıl ötesine uzanırTheir ancient trails carved over tens of thousands of years scar the landscape
Ama e-miller Moore yasasını izler.But e-miles follow Moore's Law.
Fakat bir yandan da Gemini ve Apollo programlarını kaçırmadan izlerdim.And I also avidly followed the Gemini and the Apollo programs.
Ayak izlerim (emisyon) küçülüyor,My footprint's smaller,
Dirsekli bir kiriş oluşturmak için mühendisler şu adımları izler.Now, to make a cantilevered beam engineers follow these steps.
Sürekli Real Madrid'in maç videolarını,gollerini indirir ve izlerdi.He used to download the videos of all their games and goals to watch them play.
"Kim bu eve ayak izleri getiriyor?" diye bağırırdı.And she would crawl around behind me going, "Who brings footprints into a building?!"
Evet, pek çoğumuz TV izleriz.So most everyone watches TV.
Bu programları izlerken ne hissettiniz?How did you feel watching every single one of these shows?
Türev almadan önce, izlerin aynı olduğunu görmüş olduk. -And that tends to be the most common, that's why they call it t.
Aşağıdaki Dünya'da başlarımızın tepesini izlerler.They watch the tops of our heads moving below on Earth.
PBS kanalındaki Nova'yı izlerdim.I would watch Nova on PBS.
Okulda bilimci komedyen Bill Nye'ı izlerdik.Our school would show Bill Nye the Science Guy.
Bilirsiniz, bir filmi defalarca izlersiniz ve sıradışı olduğunu fark edersiniz.You know, you watch a movie enough times and you start to realize how unusual it is.
Ve gülümsediğinde, Tüm dünya durur ve bir anlığına seni izlerAnd when you smile, the whole world stops and stares for a while,
Filmi izlerken fark ettim ki, beni anlatıyorlardı.And as I'm watching it, I'm realizing that they're talking about me.
Mantar tıpa tekrar ve tekrar aynı yolu izler... yukarı ve aşağı, yukarı ve aşağı.The cork traces the same path over and over again... up and down, up and down.
Eğer yakından izlerseniz - (Alkış)If you watch closely — (Applause)
Daha sonra, kuyruğunda küçük izler olan martılar veThen I added seagulls with little traces on their trail,
Tahtanın binalarımıza Doğa Ananın parmak izlerini bıraktığını düşünmeyi seviyorum.I like to think that wood gives Mother Nature fingerprints in our buildings.
Fakat olması gereken de bu, İnşa edilmiş çevrede doğanın parmak izleri.But that's the way it should be, nature's fingerprints in the built environment.
Kimyasal izler, izotopik parçalar da biyolojik olmayan süreçler tarafından oluşturulabilir.Chemical signatures, isotopic fractionation can also be caused by non-biological processes.
Negatifliğin tüm izleri, tüm bozulma gezegenden nihayetinde yok olacak.All traces of negativity, including corruption, will eventually disappear from the planet.
Bilirsiniz, her birimizin parmak izleri tektir ve bize özgüdür.You know fingerprints are unique to each and everyone of us.
Parmak izlerine benzer şekilde, hepimiz kendimize özgü bir vücut kokusuna sahibiz.And similar to the fingerprints, we all have a unique body odor.
Doğrusu seni izlerken çok şey öğrendim.Honestly, watching you I've learned a lot.
Bir ihtilalin 3 safhası vardır ve bunlar ardışık olarak birbirini izler.There are 3 stages of revolution and they're sequential.
Kapağı, kanat izleri, en küçük örümcek, çekirge;The cover, of the wings of grasshoppers; The traces, of the smallest spider's web;
ROMEO hissettim hiç bir yara izleri jests .--ROMEO He jests at scars that never felt a wound.--
Her yerde şiddetin izleri vardı!All that evidence of violence!
Televizyon izlerler.Başka şeyler yaparlar. "They'll watch TV, or do this other thing."
Hala yara izlerinden kurtulamıyoruz.We still can't get rid of scars.
İstiridye izlerini takip et.Follow the trail of clams.
Ve oradaki beyaz izler doğal desenler değil.And those white markings are not natural markings.
Herbir kişinin korteksi farklı bir şekilde katlanmıştır, sanki parmak izlerimiz gibi.Each individual's cortex is folded differently, very much like a fingerprint.
Sen doğuşunu... yükselişini... ve gidişini izlersin.You watch it's rising...it's assendance...and it's departure.
Birçok oyuncu, şu basit kuralı izler:Many players follow this simple rule:
"Yanan kalbim bana onun izlerini gösteriyor-- ""My burning heart shows me His traces--"
"Çiçeklerin açtığı her yerde onun izlerini görüyorum."I see His traces wherever flowers bloom.
Acıları yutuyordum, burada otururken ve onları izlerken.I was swallowing the bitterness, sitting here alone and watching them.
O pençe izlerini tavuk kümesinden artık çıkaramayacaksınYou'll never get the paw prints, out of the hen house now
[sadece dikenlerin üstünde çıplak ayak izleri?][only naked footsteps on the thorns?]
Organlarda kalıcı izler bırakırlar.They leave a lifelong remnant.
Büyük kalibre silahlar en belirgin izlere sahiptir.Large-caliber guns have the most visible tracers.
Şimdi ise, düşmanları vurmak için mermi izlerini kullanmanın öneminden bahsedelim.And now let's talk about the usefulness of using tracers to shoot enemies.
Umarım izlerI hope he does
Bu yüzden bu çizgide çalışıyordum ancak sonra izler konusunda çalışmalar yapmaya başladımSo I was working on the line, but instead of working about traces,
Ve siz bu konuşmayı izlerken beyninizde olup biten de bu.And that's basically what's going on in your brain right now as you're watching this.
Görüşünceye dek, yaşamın izlerini süreceğim.And until next time, I will be looking for signs of life.
Dün gece insanların izlerini bırakacaklarını söyledi. ve onlar gittiklerinde izler kalır.Last night he said that great people leave their mark. And when they're gone, the mark remains.
Altıncı günde, size çukur şeklinde çiçek hastalığı izleri gösterirler. Sekizinci gün.Day seven, they show the classic scars of smallpox umbilication.
Müzikal izlerken, mısır patlamışı yemezsin.When watching a musical, you don't eat popcorn.
Ben sırtıma izlerken gerekir.I need you watching my back.
Rastlarım Senden izlereTraces of You are found there
Ve bunu izlerken bir şeye dikkat etmenizi istiyorum.And I really want you to focus on something as I take you through.
Şu salya izlerine bak.Look at these drool marks.
Karda yanıltıcı izler bırakabilirler, biz buradan ayrıldığımız zaman.And they can lay a false trail in the snow, when we leave here.