Herbir kişinin korteksi farklı bir şekilde katlanmıştır, sanki parmak izlerimiz gibi.Ethvert menneskes cortex er foldet forskelligt, meget lig fingeraftryk.
Herbir kişinin korteksi farklı bir şekilde katlanmıştır, sanki parmak izlerimiz gibi.Jokaisen yksilön aivokuori on poimuttunut eri lailla, aivan kuten sormenjäljet.
Herbir kişinin korteksi farklı bir şekilde katlanmıştır, sanki parmak izlerimiz gibi.개인의 피질은 다르게 접혀있습니다, 마치 지문과 같습니다.
Herbir kişinin korteksi farklı bir şekilde katlanmıştır, sanki parmak izlerimiz gibi.Kora każdej osoby jest pofałdowana inaczej, bardzo podobnie do odcisku palca.
Herbir kişinin korteksi farklı bir şekilde katlanmıştır, sanki parmak izlerimiz gibi.La corteccia cerebrale di ogni individuo presenta pieghe differenti, molto simili a un'impronta digitale.
Herbir kişinin korteksi farklı bir şekilde katlanmıştır, sanki parmak izlerimiz gibi.La corteza de cada individuo está plegada de manera diferente, a la manera de huellas digitales.
Herbir kişinin korteksi farklı bir şekilde katlanmıştır, sanki parmak izlerimiz gibi.Le cortex de chaque individu est replié différemment, un peu comme une empreinte digitale.
Herbir kişinin korteksi farklı bir şekilde katlanmıştır, sanki parmak izlerimiz gibi.Lipatan korteks setiap orang sangat berbeda seperti sebuah sidik jari.
Herbir kişinin korteksi farklı bir şekilde katlanmıştır, sanki parmak izlerimiz gibi.Minden egyes ember cortex-e eltérően redőzött, akárcsak az ujjlenyomatunk.
Herbir kişinin korteksi farklı bir şekilde katlanmıştır, sanki parmak izlerimiz gibi.Mozgová kôra každého je vrstvená odlišne, podobne ako odtlačok prsta.
Herbir kişinin korteksi farklı bir şekilde katlanmıştır, sanki parmak izlerimiz gibi.Mozková kůra každého je zvrásněná jinak, podobně jako otisk prstu.
Herbir kişinin korteksi farklı bir şekilde katlanmıştır, sanki parmak izlerimiz gibi.Vỏ não của mỗi cá nhân có nếp cuộn khác nhau. giống như dấu vân tay vậy.
Herbir kişinin korteksi farklı bir şekilde katlanmıştır, sanki parmak izlerimiz gibi.Ο φλοιός καθενός από εμάς είναι διπλωμένος διαφορετικά, όπως περίπου το δακτυλικό αποτύπωμα.
Herbir kişinin korteksi farklı bir şekilde katlanmıştır, sanki parmak izlerimiz gibi.Всяка мозъчна кора на човек е нагъната различно, точно като пръстов отпечатък.
Herbir kişinin korteksi farklı bir şekilde katlanmıştır, sanki parmak izlerimiz gibi.Кора мозку кожної людини є індивідуальною, майже як відбиток пальця.
Herbir kişinin korteksi farklı bir şekilde katlanmıştır, sanki parmak izlerimiz gibi.הקליפה המוחית של כל אדם מקופלת באופן שונה, בדומה מאוד לטביעת אצבע.
Herbir kişinin korteksi farklı bir şekilde katlanmıştır, sanki parmak izlerimiz gibi.指紋のように 個人ごとに 異なっているのです だから信号が
Her gün dünyanın uyanışını izlerim (müzik)Apachan ya no está desgraciadamente pero nos ha dejado un mensaje, un mensaje muy convincente
Her gün dünyanın uyanışını izlerim (müzik)Appachan, disayangkan, telah tiada, tapi ida telah meninggalkan sebuah pesan, sebuah pesan yang sangat kuat
Her gün dünyanın uyanışını izlerim (müzik)Appachan is helaas overleden maar hij heeft een boodschap achtergelaten, een heel krachtige boodschap.
Her gün dünyanın uyanışını izlerim (müzik)Appachan lebt, leider, nicht mehr, aber er hat eine Botschaft hinterlassen, eine sehr mächtige Botschaft.
Her gün dünyanın uyanışını izlerim (müzik)우리에게 메세지를 남겼습니다
Her gün dünyanın uyanışını izlerim (müzik)Niestety nie ma go już wśród nas, jednak pozostawił on po sobie wiadomość, bardzo potężną wiadomość.
Her gün dünyanın uyanışını izlerim (müzik)За съжаление, Апачан го няма вече, но остави едно послание, много мощно послание.
Her gün dünyanın uyanışını izlerim (müzik)К сожалению, его больше нет с нами, но он оставил кое-что после себя, кое-что действительно стоящее.
Her gün dünyanın uyanışını izlerim (müzik)אבל הוא השאיר אחריו מסר,
Her gün dünyanın uyanışını izlerim (müzik)ولكنه ترك لنا رسالة
Her gün dünyanın uyanışını izlerim (müzik)とても強力なメッセージを
Her ikisi de düşünceli ve ciddi baktı ve yanaklarda gözyaşı izleri vardı.Ambos se quedó pensativo y serio, y rastros de lágrimas en sus mejillas.
Her ikisi de düşünceli ve ciddi baktı ve yanaklarda gözyaşı izleri vardı.Båda såg fundersam och allvarlig och spår av tårar var på kinderna.
Her ikisi de düşünceli ve ciddi baktı ve yanaklarda gözyaşı izleri vardı.Både så eftertænksom og alvorlig og spor af tårer var på deres kinder.
Her ikisi de düşünceli ve ciddi baktı ve yanaklarda gözyaşı izleri vardı.Beide sahen nachdenklich und ernst und Spuren von Tränen auf den Wangen.
Her ikisi de düşünceli ve ciddi baktı ve yanaklarda gözyaşı izleri vardı.Cả hai nhìn chu đáo và nghiêm trọng và dấu vết của những giọt nước mắt trên má.
Her ikisi de düşünceli ve ciddi baktı ve yanaklarda gözyaşı izleri vardı.Keduanya tampak bijaksana dan serius dan jejak-jejak air mata di pipi mereka.
Her ikisi de düşünceli ve ciddi baktı ve yanaklarda gözyaşı izleri vardı.모두 사려 깊고 진지한 모습과 눈물의 흔적들은 뺨을에 있었다.
Her ikisi de düşünceli ve ciddi baktı ve yanaklarda gözyaşı izleri vardı.Mind nézett átgondolt és komoly és nyomokban könnyes volt az arcukon.
Her ikisi de düşünceli ve ciddi baktı ve yanaklarda gözyaşı izleri vardı.Molemmat näytti harkittuja ja vakavia ja jälkiä kyyneleet olivat poskillaan.
Her ikisi de düşünceli ve ciddi baktı ve yanaklarda gözyaşı izleri vardı.Obaja sa zamyslel a vážne stopy a slzy na lícach.
Her ikisi de düşünceli ve ciddi baktı ve yanaklarda gözyaşı izleri vardı.Obaj wyglądali przemyślane i poważne i ślady łez na policzkach.
Her ikisi de düşünceli ve ciddi baktı ve yanaklarda gözyaşı izleri vardı.Oba se zamyslel a vážné stopy a slzy na tvářích.
Her ikisi de düşünceli ve ciddi baktı ve yanaklarda gözyaşı izleri vardı.Sia sembrava pensieroso e serio e tracce di lacrime sulle guance.
Her ikisi de düşünceli ve ciddi baktı ve yanaklarda gözyaşı izleri vardı.Tako je pogledal premišljen in resen in sledi solze so bili na svojih licih.
Her ikisi de düşünceli ve ciddi baktı ve yanaklarda gözyaşı izleri vardı.Tant air songeur et sérieux et des traces de larmes sur leurs joues.
Her ikisi de düşünceli ve ciddi baktı ve yanaklarda gözyaşı izleri vardı.Zowel keek nadenkend en ernstig en sporen van tranen op hun wangen.
Her ikisi de düşünceli ve ciddi baktı ve yanaklarda gözyaşı izleri vardı.Και οι δύο εξέτασαν προσεγμένες και σοβαρές και ίχνη δάκρυα στα μάγουλά τους.
Her ikisi de düşünceli ve ciddi baktı ve yanaklarda gözyaşı izleri vardı.Двете изглеждаше замислен и сериозен и следи от сълзи по бузите си.
Her ikisi de düşünceli ve ciddi baktı ve yanaklarda gözyaşı izleri vardı.И задумался и серьезным и следы слез на щеках.
Her ikisi de düşünceli ve ciddi baktı ve yanaklarda gözyaşı izleri vardı.І задумався і серйозним і сліди сліз на щоках.
Her ikisi de düşünceli ve ciddi baktı ve yanaklarda gözyaşı izleri vardı.بدا كل من التفكير والجدية وكانت آثار الدموع على وجوههم.
Her ikisi de düşünceli ve ciddi baktı ve yanaklarda gözyaşı izleri vardı."はい、イライザは、"ジョージは私はあなたが言うすべてが真の知っている"と述べた。
Her yerde şiddetin izleri vardı!Τι σου έχουν κάνει;
İçten içe ağlıyorum. Hala izleri var.Choć wewnętrznie rozpaczam.
İçten içe ağlıyorum. Hala izleri var.저는 속으로 울고 있어요, 여전히 흉터들도 남아있고요.
İçten içe ağlıyorum. Hala izleri var.Я плачу внутри себя, и шрамы ещё не зажили.
İçten içe ağlıyorum. Hala izleri var.אני בוכה מבפנים. יש עדיין צלקות.
İçten içe ağlıyorum. Hala izleri var.فأنا أبكي من الداخل، لا زالت لديَّ بعض الجروح منه.
İçten içe ağlıyorum. Hala izleri var.とにかく私が言いたいことは
İlerledikçe izlerimizi siliyorduk. Keşfedilmek istemiyorduk.Dejábamos todo como estaba, no queríamos que nos descubrieran.
İlerledikçe izlerimizi siliyorduk. Keşfedilmek istemiyorduk.Dejábamos todo como estaba, no queríamos que nos descubrieran.
İlerledikçe izlerimizi siliyorduk. Keşfedilmek istemiyorduk.Megpróbáltuk eltűntetni a nyomainkat, nem akartunk lebukni.