Ana içeriğe geç
Sözlük

izler ile cümle

izler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bilirsiniz, her birimizin parmak izleri tektir ve bize özgüdür.(Risos) Sabem que as impressões digitais são únicas para cada um de nós e para todos nós.
Bilirsiniz, her birimizin parmak izleri tektir ve bize özgüdür.Sapete che le impronte digitali sono uniche per ognuno di noi.
Birçok oyuncu, şu basit kuralı izler: Topçu sadece üsten ateş eder, manevra yapmaya gerek yoktur.Wielu graczy stosuje prostą zasadę: artyleria strzela jedynie z bazy, więc nie trzeba jej ruszać.
Birçok oyuncu, şu basit kuralı izler:Viele Spieler folgen dieser einfachen Regel:
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.Další věcí je, že někdy sledujeme věci na mobilním telefonu, ale ty věci jsou větší než samotný telefon.
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.Ďalšou vecou je, že niekedy si na mobile chceme pozrieť veci, ktoré sú väčšie ako telefón samotný.
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.Den anden ting er, at nogen gange ser vi ting på mobiltelefonen, de er større end selve telefonen.
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.Hinzukommt, dass wir manchmal Dinge auf dem Handy anschauen, die größer sind als das Telefon selbst.
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.뿐만아니라, 우리는 가끔 휴대전화로 전화 그 자체보다 큰 것들을 보곤 합니다.
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.Még valami. Néha amit nézünk a mobiltelefonon, nagyobb, mint maga a mobil.
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.Naslednja stvar je, da včasih na mobilnih telefonih gledamo vsebine, ki so večje kot sam telefon.
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.Nog iets anders, soms willen we dingen bekijken op onze mobiele telefoon die groter zijn dan de telefoon zelf.
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.Otra cosa es que a veces miramos cosas en el móvil que son más grandes que el teléfono en sí.
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.Outra coisa é que, por vezes vemos coisas num telemóvel, que são maiores que o próprio telemóvel.
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.Po wtóre, czasami przeglądamy na komórce rzeczy większe od ekranu.
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.Thỉnh thoảng, chúng ta xem cái gì đó trên điện thoại, mà nó to hơn chiếc điện thoại.
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.Un alt lucru e că, uneori ne uităm la lucruri pe telefonul mobil, care sunt mai mari decât telefonul în sine.
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.Un altro uso possibile: a volte guardiamo cose su un telefonino che sono più grandi dello schermo stesso.
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.Другото нещо е, че понякога гледаме неща на мобилния си телефон, които са по-големи от екрана на телефона.
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.Еще один случай: иногда мы смотрим на мобильнике что-то, что больше самого телефона.
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.Ще один випадок: іноді ми дивимось на мобільнику щось, що більше за сам телефон.
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.דבר נוסף הוא, לפעמים אנחנו רואים דברים על טלפון נייד, הם גדולים יותר מהנייד עצמו.
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.والامر الآخر هو اننا احيانا نتابع اشياء على الهاتف تكون اكبر من شاشة عرضه
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.携帯で見ているものが 携帯画面より大きい場合です このように画面より大きいアプリで
Bir ihtilalin 3 safhası vardır ve bunlar ardışık olarak birbirini izler.A forradalomnak három fázisa van.
Bir ihtilalin 3 safhası vardır ve bunlar ardışık olarak birbirini izler. Birinci safha çoktan başladı.Une révolution se déroule en 3 étapes séquentielles.
Bir ihtilalin 3 safhası vardır ve bunlar ardışık olarak birbirini izler. Birinci safha çoktan başladı.Vallankumoukset tapahtuu vaiheittain kolmessa vaiheessa, joista ensimmäinen on jo käynnissä.
Bir ihtilalin 3 safhası vardır ve bunlar ardışık olarak birbirini izler. Birinci safha çoktan başladı.هناك 3 مراحل للثورة وهي تسلسلية, المرحلة الأولى تحت التنفيذ الآن.
Bir ihtilalin 3 safhası vardır ve bunlar ardışık olarak birbirini izler.Ci sono 3 fasi per una rivoluzione e sono sequenziali.
Bir ihtilalin 3 safhası vardır ve bunlar ardışık olarak birbirini izler.En revolution består av tre steg i en given sekvens.
Bir ihtilalin 3 safhası vardır ve bunlar ardışık olarak birbirini izler.Er zijn 3 stadie voor een goede revolutie. En deze zijn afhankelijk van het verloop.
Bir ihtilalin 3 safhası vardır ve bunlar ardışık olarak birbirini izler.Es gibt drei Stufen der Revolution - und sie bauen aufeinander auf.
Bir ihtilalin 3 safhası vardır ve bunlar ardışık olarak birbirini izler.Existen 3 etapas de la revolución y son secuenciales.
Bir ihtilalin 3 safhası vardır ve bunlar ardışık olarak birbirini izler.Há três estágios em uma revolução e eles são sequenciais.
Bir ihtilalin 3 safhası vardır ve bunlar ardışık olarak birbirini izler.Revoluce má 3 fáze, které následují po sobě.
Bir ihtilalin 3 safhası vardır ve bunlar ardışık olarak birbirini izler.Rewolucje przebiegają trójfazowo, w ścisłej kolejności.
Bir ihtilalin 3 safhası vardır ve bunlar ardışık olarak birbirini izler.Sunt 3 etape de revoluţie şi acestea sunt secvenţiale.
Bir ihtilalin 3 safhası vardır ve bunlar ardışık olarak birbirini izler.Υπάρχουν 3 στάδια σε μια επανάσταση.
Birinden bir şey çalmak istediğimde... ...bu kişiyi gizlice, bir kaç gün izlerim.Când plec sã fur ceva de la cineva... ... trebuie sã urmãresc pe furiº acea persoanã câteva zile.
Birinden bir şey çalmak istediğimde... ...bu kişiyi gizlice, bir kaç gün izlerim.Kiedy zabieram się za kradzież czegoś od kogoś... Muszę tą osobę obserwować ukradkiem przez kilka dni.
Birinden bir şey çalmak istediğimde... ...bu kişiyi gizlice, bir kaç gün izlerim.Moi, quand je veux voler quelque chose à quelqu'un, je dois discrètement observer cette personne de près.
Birinden bir şey çalmak istediğimde... ...bu kişiyi gizlice, bir kaç gün izlerim.Wenn ich jemandem etwas stehlen will, muss ich ihn einige Tage lang heimlich beobachten.
Bir şeyin simya ile kapatıldığına dair izler vardı.Były ślady czegoś, co zapieczętowano alchemią.
Bir şeyin simya ile kapatıldığına dair izler vardı.C'erano tracce di qualcosa che era stato sigillato con l'alchimia.
Bir şeyin simya ile kapatıldığına dair izler vardı.Der var spor af, at noget var lukket med alkymi.
Bir şeyin simya ile kapatıldığına dair izler vardı.Det fanns spår av nåt som hade stängts igen med alkemi.
Bir şeyin simya ile kapatıldığına dair izler vardı.Havia indícios de algo ter sido fechado com alquimia.
Bir şeyin simya ile kapatıldığına dair izler vardı.Jotakin oli suljettu alkemialla.
Bir şeyin simya ile kapatıldığına dair izler vardı.Parecía que hubieran cerrado algo usando la alquimia.
Bir şeyin simya ile kapatıldığına dair izler vardı.Υπήρχαν ίχνη ότι κάτι είχε κλείσει με αλχημεία.
Bir şeyin simya ile kapatıldığına dair izler vardı.Есть следы того, что что-то закрыли с помощью алхимии.
Bizler bu zorluk ve engellerin ister fiziksel olsun, ister duygusal veya her ikisi birden, izlerini taşıyoruz.Chúng ta khác biệt, dĩ nhiên, nhờ vào thử thách dù cho đó là thử thách vật chất, tình cảm hay cả hai.
Bizler bu zorluk ve engellerin ister fiziksel olsun, ister duygusal veya her ikisi birden, izlerini taşıyoruz.Claro que ficamos marcados por um desafio, físico, emocional ou ambos.
Bizler bu zorluk ve engellerin ister fiziksel olsun, ister duygusal veya her ikisi birden, izlerini taşıyoruz.Jsme samozřejmě poznamenáni takovouto zkušeností, ať už je fyzická, emocionální nebo obojí.
Bizler bu zorluk ve engellerin ister fiziksel olsun, ister duygusal veya her ikisi birden, izlerini taşıyoruz.Natürlich sind wir von der Herausforderung geprägt, egal ob sie physisch, emotional oder sogar beides ist
Bizler bu zorluk ve engellerin ister fiziksel olsun, ister duygusal veya her ikisi birden, izlerini taşıyoruz.Natuurlijk zijn we getekend door een uitdaging, of het nu fysiek, emotioneel of beide is.
Bizler bu zorluk ve engellerin ister fiziksel olsun, ister duygusal veya her ikisi birden, izlerini taşıyoruz.Nous sommes marqués, bien sûr, par un défi, que ce soit physiquement, émotionnellement, ou les deux.
Bizler bu zorluk ve engellerin ister fiziksel olsun, ister duygusal veya her ikisi birden, izlerini taşıyoruz.Sme poznačení, samozrejme, výzvou, či už fyzickou, emocionálnou alebo oboma.
Bizler bu zorluk ve engellerin ister fiziksel olsun, ister duygusal veya her ikisi birden, izlerini taşıyoruz.Somos afectados, por supuesto, por un reto, sea física, emocionalmente, o de ambas formas.
Bizler bu zorluk ve engellerin ister fiziksel olsun, ister duygusal veya her ikisi birden, izlerini taşıyoruz.Suntem bineînțeles marcați de o provocare fizică sau emoțională.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod