Ana içeriğe geç
Sözlük

izler ile cümle

izler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
SNB internet trafiğini izler ve sansürü dayatan ana düzenleyici bir kurum ile çalışır.SNBはインターネットのトラフィックを監視しており、検閲を行うための主要規制機関として機能している。
Bu insanlardan dinlediklerinin izlerini yazdığı kitaplarda kolayca görmek mümkündür.通信簿に「人の話を聞いていない」とよく書かれる。
Buralarda sadece izleri kalmıştır.城跡だけが残されている。
Babil sayıları ile ilgili en eski izler de bu döneme kadar geçmişe dayanmaktadır.バビロニア文字の最古の形跡もまた、この時代にさかのぼる。
Jolie çocukken annesi ile sık sık film izlerdi.小さい頃母親につれられてよく映画を見に行った。
Bunda tipik olarak haploit ve diploit döller (nesiller) sırayla birbirini izler.長らく「勲一等と勲二等の間」と見られてきた。
Daenerys Targaryen (Emilia Clarke), Qarth'ta ağırlanmaktan mutludur ve ejderhalarının büyümelerini izler.デナーリス・ターガリエン(エミリア・クラーク)は、クァースに落ち着き、ドラゴンたちが育つのを見守る。
Kent, savaşın izlerini hâlâ taşımaktadır.車両には、戦争の爪跡が見てとれる。
Yerdeki kötü ruhları izler ve onların saklandığı ağaçların üzerine ateşini gönderir.魔物の足音を感知して炎が地中を潜り、魔物の足元で噴き上がる。
Cinayet mahalinde tespit edilmiş olan ayak izleri de Jesse'nin ayak izlerine uymaktaydı.殺害現場に残っていた血の靴跡がシンプソンの足のサイズと一致。
Bunu Fransız vatandaşı öğrenciler izler.中国人留学生。
Ailesinin dağıldığı geniş coğrafyada gezerek onlardan kalan izlerin peşine düşüyor.長宗我部氏滅亡後、一族は離散した。
Tepedeki mevzi izleri halen bulunmaktadır.丘には砲台の跡が残っている。
Bunu burcun kalan izlerinden anlamak mümkündür.おそらくこれが、鵜飼のちりめんであろう。
Yürürken çamurlu ayak izleri fark eder.歩行時の足音が目立つ。
Geminin süslenmesinde Rönesans izleri bulunabilmektedir.あちこちの船舶を探し出すことのできるレーダー。
İkitelli saz bugün orada unutulmuş bulunduğu gibi, bizde de artık tek tük izleri kalmıştır.わちふぃーるどとアルスは分かれた現在でも、元々一つであった証拠に、いくつかの行き来する方法がある。
Bunu arpa ve çavdar üretimi izler.この他、和雑貨及び醸造が盛ん。
Tam bu sırada başka bir flashback izleriz.その後、フラッシュ(Flash)を結成。
Harry, seri katil Akrep'i (gevşek Zodiac Katili) izler.その姿は連続殺人鬼・犬伏景子(いぬぶし けいこ)である。
V. tabakanın üstünde yangın izlerine rastlanmıştır.五重塔跡 落雷で焼失。
Satürn'ün ayları Epimetheus ve Janus birbirleri için bakıldığında at nalı yörüngesi izlerler.土星の衛星であるエピメテウスとヤヌスはお互いに対する馬蹄形軌道で公転している。
Çok meraklıdır; köye kadar gelip dolaşır, insanları izler.アンジールの話を聞いて村の奥に入りそれらしき人物の後を追う。
Polisler eve giderek üzerinde hala daha kurumuş kan izleri olan bıçağı getirdiler.これに加えて、家の中から凶器とみられる包丁が血を洗い流した状態で見つかった。
Bu sundurmanın izleri hala batı cephesinde görülebilmektedir.この補修跡は現在でも外壁に見ることができる。
Yıllık bütçeyi onaylar ve bütçe uygulamasını izler.国家予算および予算執行状況を審査し、承認する。
Bildiri'yi, bir önsöz ve 26 madde içeren antlaşmanın kendisi izler.この条約は、前文および26か条と2つの附属書から成る。
Çocuk doğmadan önce birbirlerinin izlerini kaybetmişlerdir.』の連載開始前後に子供が誕生したことになる。
İrlanda Bağımsızlık Savaşı (1919–1921) İrlanda ordusunda derin izler bıraktı.1919年から1921年までのアイルランド独立戦争ではアイルランド共和国軍 (IRA) によって歌われた。
Parmak izleri aslında ne içindir?カードの意味は?
Antipas'ın çözümünün bir parçası, kurucu olarak babasının bir ayak izlerini takip etmekti.父の敵であるシンセミアを追うことも参加した理由の一つであった。
Kitabın içerisinde Remark'ın kendinden büyük izler vardır.中には本書独自の逸話もある。
Adada tarih öncesi zamana ait insan izleri bulunmuştur.当島には縄文時代から人が住んだ痕跡が残る。
Gilbert Ay üzerindeki yüzey izlerini saptamaya yönelik ilk teşebbüsünü 1590larda gerçekleştirmiştir.ギルバートは1590年代に世界初の月面地図を作ろうとした。
Sokak kavgalarının da izleri var üzerinde...奈落では反逆の印でもある。
Aslında dışavurumculuğun izlerini taşır.実質、デジカメ隊の後釜である。
Bu sırada sokaktaki insanlar gülerek onları izler.その様子を他藩の人々は笑ったという。
Sabah dışarıya çıkmadan önce her zaman hava durumunu izlerim.毎朝必ず天気予報をみてから外出します。
Soru cevap yöntemini (bilginin edinilmesi için hazırlık aşamasını) buldurma süreci izler.命埜按問,具言可矜狀,帝為宥之。
Beş yıl ve daha sonra büyük ölü cilt bölgeleri ve ardından yara izleri görülebilir.五年後會有大規模的皮膚壞死及随之出現的疤痕。
Film Lisa'nın babasını iMac'ı sahnede tanıttığı sırada izlerken bitiyor.最終,麗莎看著她的父親在舞台上介紹iMac。
Parker ve çok yakın olduğu erkek kardeşleri beraber sık sık babalarının basketbol maçlarını izlerlerdi.帕克很享受和他的兄弟們在一起的生活,他們也會經常一起去看父親的籃球比賽。
Bu insanlardan dinlediklerinin izlerini yazdığı kitaplarda kolayca görmek mümkündür.依字面上來看,可以解釋為「可輕鬆閱讀的小說」。
Her biri, yazıldıkları dönemin izlerini taşır.后徵为都牧尚书。
Polisler eve giderek üzerinde hala daha kurumuş kan izleri olan bıçağı getirdiler.現場檢獲疑似兇器染血菜刀一把。
Fakat ben şarkıyı çaldığım zaman pek çok insan 'Ah, bunda kendimden izler buluyorum.' diyor."雖以王自居,未即帝位改元,而我越之正統,庶幾乎復續矣」。
Bunda tipik olarak haploit ve diploit döller (nesiller) sırayla birbirini izler.其中,以圓樓與方樓最常見,也常常兩形狀並存。
En agresifler erişkin erkeklerdir ve yemek ya da eş için kavgalardan dolayı yara izleri oldukça yaygındır.成年的雄性袋獾最具侵略性,而在牠們身上也往往找到因為爭奪食物或配偶而打鬥所產生的傷痕。
7600 ila 12200 metre arasındaki yoğunlaşma izleri, "neredeyse katılaşmış" girift bir kumaş gibi olurlar.7600到12200米之间的飞机云一般合并成“几乎实体”的交错状。
'Doğadaki Ayak izlerimiz' kitabını yayımlandı.著有《出版原野的開拓》一書。
Çok meraklıdır; köye kadar gelip dolaşır, insanları izler.遠近歸慕,赴之如市。
Sadece Kakao gibi, Cocoa Touch, bir Model-View-Controller (MVC) yazılım mimarisini izler.和Cocoa一样, Cocoa Touch使用MVC软件架构模式。
Bu dalga uçağı izler.跟随航班客流发车。
Aynı zamanda bir bulut odasında parçacık izlerinin oluşturulmasında çok önemli bir işlemdir.凝結也是在云室中追蹤粒子的關鍵過程。
Tarihi merkez, Roma, Arap ve Hıristiyan zamanlarının büyük izlerini muhafaza eden zengin anıtlara sahiptir.这里保存了古罗马、伊斯兰和基督教时代的众多历史文化遗迹。
Vatikan Müzeleri 500 yıl önce inşaatta kullanılan mermerlerle tarihi izlerini korumaktadır.梵蒂冈博物馆的起源可以追溯到500年前购买的一座大理石雕像。
Bunu ön ayaklar arasındaki hareketlerin bozulması izler.然後對腳的關節部分進行亂擊。
Örneğin kil parçalarında çocuk ve kadın parmak izleri günümüze ulaşmıştır.一般來說,當童軍與女童軍重溫諾言時,會使用三指記號。
Sokak kavgalarının da izleri var üzerinde...路面残留马蹄印痕等。
Filmin hemen başında bir İngiliz mahkemesinde bir grup banka soyguncusunun yargılanmalarını izleriz.為了探查邪惡球的事,在劇中曾經加入銀行強盜。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod