Ana içeriğe geç
Sözlük

izler ile cümle

izler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu süreci tüy çıkışı izler.إذا هذا يتبع مسار إطالة.
Nuh'un gemisinin izleri bu alanda bulunduğu tahmin edilmektedir.فعلم نوح ان المياه قد قلت عن الأرض.
Clara ve Hanım, 1138 yılına Essex'e gidip üç haftadır partide olan Doktor'u izler.Clara e Missy acham o Doutor em Essex, no ano 1138, onde ele passou três semanas festejando.
Doktor ve Bennett önceki olanları izler ve müdahale etmezler.O Doutor e Bennett observam os eventos anteriores de si mesmos, incapazes de interagir ou interferir.
Firavunun ruhu, modern kadın ve adamın tuhaf bir şekilde birbirlerine yaklaşmasını izler.Ela observa que o homem e a mulher moderna são estranhamente atraídos um pelo outro.
Nadiren izlerini gizlerler.Raramente são encontradas marcas.
Beş yıl ve daha sonra büyük ölü cilt bölgeleri ve ardından yara izleri görülebilir.Depois de cinco anos, ou mais, grandes áreas de pele pode morrer, deixando uma cicatriz.
Gerilemeden sonra çocuk otistik nörolojik gelişimin standart modelini izler.Após a regressão, a criança segue o padrão de desenvolvimento neurológico autista.
Tam bu sırada başka bir flashback izleriz.Ele volta a ter um flashback.
Buralarda sadece izleri kalmıştır.Restam apenas vestígios.
Yara izleri de vücudun görünüşünden rahatsızlık duymaya yol açabilir.A cicatrização pode também provocar alterações na aparência do corpo.
Araçların birinde bir dizi kurşun deliğine ve kan izlerine rastlar.Ela percebe inúmeros buracos de bala e manchas de sangue em um deles.
Grup, dört ayaklıların izlerini bir kampa kadar izleyerek esir bir Predator'ı bulurlar maktadır.O grupo segue o rasto dos quadrúpedes até um acampamento onde encontram um Predador.
Bunu, diğer topluluklarla yapılan savaşlar izler.Tal norma é decorrência das guerras travadas contra outros povos.
Bayrağın tasarımında kültürel, politik ve dinî olguların izleri görülür.O desenho da bandeira carrega significados culturais, políticos e regionais.
Bunun yerine Speer, babası ve dedesinin izlerini takip ederek mimarlık okudu.Speer decidiu então seguir os passos de seu pai e de seu avô, estudando arquitetura.
Ölen kişinin yapmak isteyip de yapamadıkları ile arkasından bıraktığı izleri konu alır.Aquele que desiste, desvia do caminho; o que não desiste, segue em frente.
Dondurucuda Doktor, kum adamlardan birini izler ve onların kör olduklarını anlar.Enquanto escondidos no freezer, o Doutor percebe que os Sandmen são cegos, e os três escapam.
Hikâye, Rus folkloründen izler taşımakta ve otobiyografik göndermeler içermektedir.A história tem ecos do folclore russo e pode conter referências autobiográficas.
David, temizlikçiyi kurbanların evine kadar izler.Marion segue Charles até a casa da dama.
Bu arada da polisler kasabanın her tarafından ceset izleri bulur.Além disso procurarão pistas por toda a vizinhança.
Türizm'e dayanık yerler ve eski eserler izler mevcuttur.Há ainda oratórios domésticos e ex-votos.
Geleneksel olarak, Yonkoma, Kishōtenketsu olarak bilinen bir yapıyı izler.Tradicionalmente, o Yonkoma segue uma estrutura conhecida como Kishōtenketsu.
Modelleme kriterleri safhasını izler.O segundo especifica critérios subsequentes de ordenação.
Elisa, onu bulmak için aramaya başlar ve bulduğu izleri takip ederek onu sinema salonunda bulur.Procura a mãe para comunicá-la e a encontra no salão de cabeleireiro.
Her biri, yazıldıkları dönemin izlerini taşır.Apresenta as etapas sucessivas da escritura.
Bunu yağmur ormanları ve gecekondu mahalleleri izler.É encontrando em florestas chuvosas e pantanosas.
Optimizasyona benzer şekilde, izlerin doğrusal doğası nedeniyle bu kolaydır.Como uma laranja é algo que a natureza simplesmente fez corretamente.
Ambiorix ve adamları Ren Nehri'ni geçmeyi başlardılar ve izlerini kaybettirdiler.Ambiórix e seus homens, por outro lado, fugiram para o outro lado do Reno e desapareceram da história.
Bir haftalık savaştan sonra, izleri sürülen yaklaşık 124 savaşçı (Afgan hükümet rakamları) öldürüldü.Depois de uma semana de batalha, as forças do Talibã foram derrotados com até 124 combatentes mortos.
Kasaba içinde üç burç temeli birçok duvar izlerine de ulaşmak mümkündür.Em Viena, é possível encontrar vestígios destas três cozinhas.
"Dinleyin, Sallanacağım ve hepiniz yalnız beni izlersiniz."Venha me ver, cara, e venha sozinho”.
Eşcinsellerin ve diğer azınlıkların haklarını savunan bir siyaset izler.Discriminação contra a mulher e grupo minoritários.
Ama ne tabelalar, durur ve onu izlersiniz."A maior parte das suas obras não se veem, espreitam-se".
"Miles Away" pek çok çalışan insanın kendisinden izler bulabileceği bir şarkı."'Miles Away' é uma música em todos podem se relacionar.
Yaşam döngüsü genellikle bir ara konaktan konağa geçişi izler.Entretanto, o ん é algumas vezes seguido diretamente por uma vogal.
Uzun yıllar üzerine durduğu "Karagöz" konusu bu sergiden izler taşıyordu.É muito gratificante ter esse tipo de repercussão depois de tantos anos na estrada.
Parmak izleri aslında ne içindir?Mas afinal o que quer dizer Orichalcos?
Annesi ve babası evin içinde televizyon izler.Seus amigos chegam e assistem televisão com ela na sala de estar.
Bugün bile Osmanlı'nın izleri hala devam etmektedir.Aspectos culturais da tradição oiran continuam sendo preservadas até hoje.
Parterdeki izleyiciler gösteriyi ayakta izler.Os fãs presentes no show assistiam tudo na praça em frente ao palco.
Destanlarda anlatılan olaylar toplumlarda derin izler bırakmıştır.A crise política deixou profundas marcas na sociedade local.
Son sahnede Marge ve kocası Norm yataklarında televizyon izlerken doğacak çocuklarından bahsederler.In de laatste scène is te zien dat Marge en haar man Norm televisie kijken in bed.
Evdeki koltukta oturur ve televizyon izler.Hij zat in zijn stoel en keek televisie.
Tam bu sırada başka bir flashback izleriz.Hierop volgt een flash-back.
500 metre sonra ise izler karla örtülüyordu.Na 500 m was het spoor echter door sneeuw bedekt.
Bunu yine İsveçli otomobil üreticisi Saab izler.Autofabrikant Saab komt weer in Zweedse handen.
Buralarda sadece izleri kalmıştır.Er zijn alleen sporen zichtbaar.
Kells kitabı daha önceki elyazmalarında görülen ikonografik ve stilistik geleneklerin birçoğunu izler.Het Book of Kells volgt veel van de iconografische en stilistische tradities van de eerdere manuscripten.
Babil sayıları ile ilgili en eski izler de bu döneme kadar geçmişe dayanmaktadır.De vroegste sporen van de Babylonische cijfers dateren ook van deze periode.
Böylece izler fotoğraflanabilirdi.Daarna kunnen de foto's afgedrukt worden.
Bu arada da polisler kasabanın her tarafından ceset izleri bulur.In de stad worden overal lijken gevonden.
Orta tempolu bir R&B şarkısı olan "Party", 1980'lerin funk ve soul müziğinden izler taşımaktadır.Party is een mid-tempo R&B nummer dat invloeden heeft van '80 en '90 jaren funk en soul muziek.
Şu an hala sırtında kemer izleri vardır.Op de rug zijn dezelfde stippen aanwezig.
Miyosen, Oligosen bölümü izler, ve Pliyosen bölüm tarafından izlenir.Het Mioceen volgt op het Oligoceen en wordt gevolgd door het Plioceen.
Kentte en eski yerleşim izleri MÖ 7. yüzyıla kadar gider.De vroegste geschiedenis van de gemeente gaat terug tot de 7de eeuw.
Alex'in parmak izleri artık bıçaktadır.Op Jacksons teken openen ze het vuur.
Bu yükselme ve alçalma birbirini devamlı izler.Hier volgden hoogtepunten en dieptepunten elkaar op.
Nijer Nehri, akarsuların yol alabileceği en ilginç doğrultulardan birini izler.Een rivier trekt dus nomaden aan die op zoek zijn naar een meer zekere toekomst.
Taşların üstünde insan ayak izleri vardır.Onder beide voeten bevindt zich een steen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod