Evdeki koltukta oturur ve televizyon izler.Он берёт тарелку и садится в кресло смотреть телевизор.
Ancak, yüzeyde yapı kalıntılarının izleri görülmektedir.Здесь видны следы земляных укреплений.
Kale izlerinin birçoğu zaman içerisinde yok olmuştur, sadece küçük bir tepede birkaç kalıntı bulunmaktadır.В скале видны множество отверстий, некоторые из них доступны только скалолазам.
Bunu Keles izler (12 köy).Феклисов (12 чел.).
Buzul devrinin antik izleri görülür.Распространены следы древнего оледенения.
Ancak Newton taşı yere yatay (kütleçekim ivmesine dik) olarak atıldığında, taş kavisli bir yol izler.Однако когда надо сделать на теле надрез, Стоуна охватывает ступор.
Bu arada da Mahone onların geride bıraktıkları izleri takip etmektedir.Ему на помощь приходит Дженна, которая шла по его следам.
Pek çok yerde bunların izleri kalmıştır.Тем не менее в некоторых местонахождениях сохранилось немало отпечатков.
İnsanların orada yaşadıklarını tespit eden Eski Taş Çağı'na dayanan izler bulunmuştur.С древних времён человек задавался вопросом о различии живого и неживого.
Rock sıklıkla ona eşlik ederdi ve babasını izlerdi.Она часто ездила за границу, сопровождая своего мужа.
Sadece Kakao gibi, Cocoa Touch, bir Model-View-Controller (MVC) yazılım mimarisini izler.Cocoa Touch следует шаблону проектирования Model-View-Controller.
"Geçmişin izleri bu klipte".Вот вам корни нашего стиля".
Alex'in parmak izleri artık bıçaktadır.Тем временем, на хвост ребятам садится Алекс, с обрезом в руках.
Ama kadınlar erkeklerinkini izler.Самки сами ищут самцов.
Çocuk doğmadan önce birbirlerinin izlerini kaybetmişlerdir.Люди от стариков до младенцев были перебиты.
Bu fotoğraflarda Ay modülleri ve astronotların bıraktığı izler görülebilmektedir.На данных снимках видны лунные модули и следы, оставленные землянами при их перемещениях по Луне.
Yakın çekimlerde, tedavi bölgesinde kan izleri görülmekteydi.Позже в его крови были обнаружены следы успокоительного.
Yazar, kendi çocukluğundan izler taşıyan kitabı 12 günde yazdığını ifade eder.По его собственному признанию, писать книги хотел с 12 лет.
Bunu yanık yarasının tedavisi izler.Обработка ожоговых ран.
Paraguay,yüz yıldan beri bu felaketin izlerini silmeye çalışıyor.Над разгадкой этой схемы Ямагути бился в течение 30 лет.
İrlanda Bağımsızlık Savaşı (1919–1921) İrlanda ordusunda derin izler bıraktı.Во время войны за независимость Ирландии 1919-1922 годов замок захватила Ирландская республиканская армия.
Annesi ve babası evin içinde televizyon izler.Лёжа на больничном, он и его семья смотрит телевизор.
Bir sıra mahkûm, yolculuk sırasında tamamen öldü ve izleri bulunamadı.Ребёнок, скореe всего, умер, никаких следов его нет.
Taşların üstünde insan ayak izleri vardır.Каждое правление оставляло следы в камне.
Halkaları oluşturan küçük parçacıkların her biri, Kepler yasalarına uygun olarak kendi yörüngesini izler.Все частицы туманности движутся уже по законам Кеплера.
Rus beşleri, Rus operasında önemli izler bıraktı.Де Роберти оставил заметный след в русском масонстве.
Aynı zamanda halk oyunlarında da kullanılan kıyafetler, gündelik yaşamın izlerini taşımaktadır.Маски использовались и в повседневной жизни с целью скрыть лицо.
Ortağı Jax ile birlikte dürbünle uzaktan gemiyi izlerler.Однако она не знает, что вместе с ней на корабле прибыл и Джейсон.
Bu kemiklerden sadece domuz kemiklerinde evcilleştirildiklerine dair başlangıç izleri bulunmuştur.Некоторые кости сохранились только в виде отпечатков.
Nancy Boy ve Bruise Pristine listelerde başarılı bir seyir izler.Моррис и Пратт устраивают вечеринку по поводу хороших результатов экзаменов.
Doğu duvarı tepenin girinti çıkıntılarını izler.На востоке равнина переходит в холмы.
Ferit ise olayları gülerek izler.Затем Лэндор смеётся над критиком.
Kralları yeni ölmüştür, onun yakılarak denize bırakılma törenini izlerler.Гости морского короля после окончания празднований поднимаются на поверхность моря.
Bu yerdeki savaş izleri yok edilemez.Сильных нарушений на этом участке не замечено.
Buralarda sadece izleri kalmıştır.От замка остались только следы.
Eşcinsellerin ve diğer azınlıkların haklarını savunan bir siyaset izler.Проводил политику усиления равноправия женщин и представителей различных меньшинств.
Yörük adetlerinin izleri görülmektedir.Например, следы от посадки НЛО.
Dana, Alex' in hedeflerinin izlerini sürer.Сэм узнает о внеучебной деятельности Алекса.
Sokak kavgalarının da izleri var üzerinde...Следы краски над ними.
Maçı, stadyumda 11.962 kişi izlerken, 18 milyar 208 milyon Türk lirası gelir elde edildi.وشاهد المباراه في الاستاد 11.962 الف شخص،مما حقق ربح يعادل 18مليار 208مليون ليرة تركية.
500 metre sonra ise izler karla örtülüyordu.ورغم، بعد 500 متر تقريباً غطت الثلوج هذه الآثار.
Böylece izler fotoğraflanabilirdi.عندئذ يمكن للمصور التقاط الصورة.
Jolie çocukken annesi ile sık sık film izlerdi.وكانت جولي في طفولتها تشاهد الأفلام دائماً، وكذلك أفلام أمها.
Bunları Matthew Baillie'nin 1789 resimleri ve durumun yıkıcı doğasının anlatıldığı tanımları izler.تلتها صور وضعها ماثيو بيللي في عام 1789 مع وصف للطبيعة المدمرة للحالة.
Kells kitabı daha önceki elyazmalarında görülen ikonografik ve stilistik geleneklerin birçoğunu izler.تبع كتاب كيلز العديد من التقاليد التصويرية والأسلوبية التي وجدت في هذه المخطوطات السابقة.
Bunu yanık yarasının tedavisi izler.ويلي هذا العناية بجروح الحرق ذاته.
Ana madde: Garip hareketi 1940 sonrası Türk şiirinde önemli izler bırakan Garip akımını Orhan Veli kurar.المقال الرئيسي: تيار الغريب أسس أورخان ولي تيار الغريب الذي ترك أثراً عهاماً في الشعر التركي بعد عام 1940.
O kazanın izlerini bugün bile görmek mümkündür.ولا يزال بالإمكان رؤية آثار الطرق التي شقها هؤلاء حتى في يومنا هذا.
Çok meraklıdır; köye kadar gelip dolaşır, insanları izler.ثم خرج إلى القرية، فرآها قد عمرت وامتلأت بالناس.
Parmak izleri aslında ne içindir?ما يوجد حقا في المكملات؟.
Bunu yine İsveçli otomobil üreticisi Saab izler.وبذلك اقتفت صناعة السيارات السويدية شركة ساب للطائرات مرة أخرى.
Buralarda sadece izleri kalmıştır.ما يلي هو مقتطفات فقط.
Bugün sadece temel izleri ile frizlerinden bir parça kalmıştır.لم يتبق اليوم إلا بعض القطع المتناثرة من المخطوطات الأولى.
Püstül ve vezikül oluşumunu izler.التصوف إِسْقَاط رُؤْيَة الْخلق ظَاهراً وَبَاطناً.
Arkasında derin izler bırakan bu yabancı İsa mıdır, yoksa bir şeytan mı?وبطل هذه الملحمة، الملاك الساقط، وهو الشيطان.
Polisler eve giderek üzerinde hala daha kurumuş kan izleri olan bıçağı getirdiler.وقام الأب بالاتصال على الشرطة التي لم تتحصل سوى على بعض بصمات الأرجل والأيدي الدموية في الموقع.
Eşcinsellerin ve diğer azınlıkların haklarını savunan bir siyaset izler.للدفاع عن حقوق المثليين مع الشرطة.
Sonra 2001 Eylülünde Afganistan'daki savaşın izlerini yansıtmak için Hindistan'a gitti.وعاد إلى أفغانستان في عام 2001 لتغطية بداية الحرب.
Jimmy Price, Gizli parmak izleri konusunda uzmanlaşmış olay yeri araştırmacısıdır.جيمي برايس، محقق فيدرالي متخصص في مجال البصمات.
MÖ 3400 yıllarına kadar uzandığına dair izler biliniyor.وللأسف فلن يظهر مرة أخرى إلا بعد ما يقارب 2400 سنة.