Ana içeriğe geç
Sözlük

izler ile cümle

izler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İran yaylasında MÖ 6.-7. binyıllara tarihlenen köy ve tarımsal etkinlik izlerine rastlanmıştır.Huellas culturales e históricas conviven con las 106 hectáreas del parque.
Dinleme boyunca dünyadışı yaşam izleri bulunamamıştır.En todo el trayecto no encontró alma nacida.
Araçların birinde bir dizi kurşun deliğine ve kan izlerine rastlar.El vehículo fue descubierto lleno de agujeros de bala y cubierto de sangre.
Uzaktan bakıldığında rahatlıkla sur izleri görülebilmektedir.Al observarlo de cerca pueden apreciarse fragmentos de conchas marinas.
Bunu diğer fagositlerin göçü izler.Es objeto de burla por parte de las otras mujeres.
Püstül ve vezikül oluşumunu izler.Lo visitan Amarant y Freija.
Bu yerdeki savaş izleri yok edilemez.En este espacio no fueron necesarias las demoliciones.
Babam sıklıkla televizyon izlerken uykuya düşer.Mio padre s'addormenta spesso mentre guarda la televisione.
Bıçakta parmak izleri yoktu.Non c'erano impronte digitali sul coltello.
İğrenç bir kardan adamın ayak izlerini Himalayalarda bulduklarını duydum.Ho sentito che sull'Himalaya hanno trovato le impronte di un abominevole uomo delle nevi.
Bıçakta parmak izlerin bulundu.Sul coltello sono state trovate le tue impronte digitali.
Tüm bilimsel dergiler bu konvansiyonu izler.Le riviste scientifiche osservano universalmente questa convenzione.
Yara izleri de vücudun görünüşünden rahatsızlık duymaya yol açabilir.Le cicatrici possono anche provocare un disturbo dell'immagine corporea.
Akşam boyunca Michael, Wallace'ların evinin penceresinden Annie'yi izler.Durante la sera Michael Myers spia Annie attraverso la finestra della casa dei Wallace.
Beren ve Lúthien'in hikâyesi ayrıca çeşitli halk masallarından da izler taşımaktadır.Il racconto di Beren e Luthien condivide anche degli elementi con altri racconti popolari.
Kum engelinde bıraktığınız izleri düzeltiniz.Presenta le tracce di garitte agli angoli.
Tam bu sırada başka bir flashback izleriz.Ne segue un flashback.
Bütün olarak Yunanistan'da Slav kültür izleri çok seyrektir.Peraltro, le tracce della presenza Slava in Grecia sono comunque molto rare.
Tenise 4 yaşındayken, tenis maçlarını(özellikle Monica Seles'in) izlerken merak duydu.Ha iniziato a giocare all'età di quattro anni, e ammira particolarmente Monica Seles.
Tepedeki mevzi izleri halen bulunmaktadır.Nelle rocce a mare ci sono le tracce di questa attività.
Buralarda sadece izleri kalmıştır.Di essi resta solo qualche traccia.
Bugün hala bazı dini ve kültürel geleneklerde o dönemin izlerine rastlanır.Risalgono a questo periodo, inoltre, alcune tradizioni religiose e culturali che esistono tuttora.
Bu on bir fosilin çoğu tüy izleri barındırmaktadır.La maggior parte di questi undici fossili posseggono l'impressione delle piume dell'animale.
Cinayet mahalinde tespit edilmiş olan ayak izleri de Jesse'nin ayak izlerine uymaktaydı.Emergono inoltre i passi in avanti fatti dalla polizia che potrebbe essere sulle tracce di Jesse.
Beş yıl ve daha sonra büyük ölü cilt bölgeleri ve ardından yara izleri görülebilir.Dopo cinque o più anni ampie aree della pelle possono diventare atrofiche, lasciando una cicatrice.
Mahallede şu an izlerine bile rastlanmayan bir kale mevcuttu.Un legame che, all'interno del quartiere, ancora oggi si avverte.
Alex'in parmak izleri artık bıçaktadır.Qui trovano Alex in un bozzolo.
Beraber Şarkı Söyleyen Kuleleri izlerler.Poi sente entrambi cantare insieme.
Kilisenin iç duvarlarında seyrek de olsa fresk izlerine rastlanmaktadır.Visitando i ruderi della chiesa, al suo interno si notano ancora tracce degli affreschi.
Tabanlar kilden olup üzerinde hazır izleri görülmektedir.“Sul percetto tracciato e sulle tracce di una coimplicazione.
Çiftliğe ulaştıklarında köpeklerin izleri kaybettiğini görür.Arrivato alla fine della pista il cane annusa ciò che ha trovato.
Uzaktan bakıldığında rahatlıkla sur izleri görülebilmektedir.Avendo nevicato egli è in grado di trovare facilmente le tracce.
Alman yazımında derin izler bırakmıştır.Lasceranno un'impronta incisiva sulla grafica tedesca.
Dana, Alex' in hedeflerinin izlerini sürer.Ecco perché può fidarsi del naso di Alex.
Kentte en eski yerleşim izleri MÖ 7. yüzyıla kadar gider.Le costruzioni più antiche risalgono al VII secolo.
Adam, yeğenleri olan ressama poz veren ailesini izler gibi betimlenmişti.L'uomo infatti considera il nipote come colui che ha ucciso l'amata sorella.
Anlatımında ise halk anlatıcılığının izleri görülmeye başladı.Guardando attentamente, si nota la presenza di tracce della chiesa originale.
Protestocular mürekkebi ellerine sürerek binanın dışını el izleri ile damgaladılar.Gli abitanti fuggivano dal fiume, nascondendo il volto dietro i fazzoletti.
Sitges’te ilk yaşam izleri Neolitik Çağ'a uzanır.Le prime tracce concrete di vita umana sull'isola di Creta risalgono all'epoca Neolitica.
Çocuk doğmadan önce birbirlerinin izlerini kaybetmişlerdir.Le ragazze sono state separate alla nascita.
Son romanı ‘Gönül Yakınlıkları’ (Die Wahlverwandschaften), dönemin iç deneyimlerinin izlerini taşımaktadır.Intanto lo staff della "Mode" ha a che fare con le conseguenze dei recenti avvenimenti.
Paraguay,yüz yıldan beri bu felaketin izlerini silmeye çalışıyor.Amburgo è alla ricerca delle sue radici da secoli.
Yine de tanrıça Neftis ve Hathor'un kireçtaşından yapılma heykelleri, çağın zenginliğinden izler taşımaktadır.I versi della Divina Commedia e dell’Orlando Furioso fanno parte dei ricordi della sua infanzia.
Putları, düşünce polisi izler.Riflessioni sulla polizia.
Sokak kavgalarının da izleri var üzerinde...Ai suoi fianchi dovevano anche esserci dei marciapiedi.
O her gün televizyon izler mi?Он каждый день смотрит телевизор?
Her gün televizyon izlerim.Я смотрю телевизор каждый день.
Ben sadece cuma günleri televizyon izlerim.Я смотрю телевизор только по пятницам.
O sadece cuma günleri televizyon izler.Он смотрит телевизор только по пятницам.
Nereye çekip gitsem, onun gözleri her zaman beni izler.Куда бы я ни встал, её глаза всегда смотрели на меня.
Atlar oldukça belirgin izler bıraktılar.Кони оставили очень четкие следы.
Clara ve Hanım, 1138 yılına Essex'e gidip üç haftadır partide olan Doktor'u izler.Клара и Мисси находят Доктора в 1138 году в Эссексе, где он закатил трёхнедельную вечеринку.
Doktor, Bill ve Nardole; Keşişlerin Dünya'dan atılışını izler.Доктор, Билл и Нардол наблюдают, как пришельцы покидают Землю.
Soru cevap yöntemini (bilginin edinilmesi için hazırlık aşamasını) buldurma süreci izler.В них он поднимает те вопросы, которые требуют осмысления.
Bana göre, önce bir ad gelir ve ardından onu öyküsü izler.Для меня сначала возникает слово, а затем — история, связанная с ним.
Videoyu izlerken manzaradan portre geçmek hatası düzeltildi.При выходе картины на видео это было исправлено.
O kazanın izlerini bugün bile görmek mümkündür.Следы этой беспорядочности можно проследить и сегодня.
Teddy yatağa tırmanır ve David ve Monica'yı birlikte yatarken izler.Робот-медвежонок Тедди залезает на кровать и смотрит на засыпающих Дэвида и Монику.
Bunların izleri günümüze kadar gelmektedir.Следы его сохранились до наших дней.
Özmen'in vücudunda yanık izleri bulunduğu tutanaklarda yer aldı.В отеле Асами показывает следы от ожогов на ее бедре.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod