Ana içeriğe geç
Sözlük

izler ile cümle

izler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ayak izlerini takip ederken Charlie'nin parmak bandajlarından birini bulurlar.Mit einem Trick beschafft sich Paul dessen Fingerabdrücke.
Tüm bunlara rağmen hâlen eski ihtişamının izlerini taşımaktadır.Derweil sucht er immer nach Spuren seiner ersten Liebe.
Böylece izler fotoğraflanabilirdi.So konnten die Fotos betrachtet werden.
Ardışıl GPS alıcısı genel haliyle bir ya da iki donanım kanalı kullanarak gerekli uyduları izler.Das NLP geht davon aus, dass ein oder zwei Sinneskanäle bevorzugt verwendet werden.
Sokak kavgalarının da izleri var üzerinde...Ab Hudiksvall gibt es auf der Strecke auch Kreuzungen.
Bu yükselme ve alçalma birbirini devamlı izler.Auf- und Abwinde liegen hier dicht beieinander.
Bu şekilde geçmişinde izler bırakmaktadır.Die Spuren weisen in die Vergangenheit.
Yerdeki kötü ruhları izler ve onların saklandığı ağaçların üzerine ateşini gönderir.Unten sind die armen Seelen im Fegefeuer dargestellt, die flehentlich die Hände zum Himmel erheben.
Albüm, Morbid Angel'ın klasik tarzından uzaklaşma izleri taşımaktadır.Es sind Parallelen zum Schriftzug von Morbid Angel zu finden.
David, temizlikçiyi kurbanların evine kadar izler.Albert patrouilliert dann vor dem Wohnhaus der Geliebten.
Tüm yapılarda yangın izlerine rastlanmaktadır.An sämtlichen Rastorten sind Feuerstellen vorhanden.
Parkın flora ve faunası Güney-Antarktik iklimin izlerini taşır.Flora und Fauna sind vom mediterranen Klima geprägt.
Bunu Balkanlara özgü Macar meşesi izler.Sie gibt die Cahiers Balkaniques.
Antik kent (Çakılköy) izlerine rastlanmıştır.Ein Siegel der (ehemaligen) Gemeinde wurde aber geführt.
"Geçmişin izleri bu klipte".Spuren der Vergangenheit – Linien in die Gegenwart.
Aynı zamanda komşusudur, sürekli onu teleskop ile izler.Außerdem hält sie immer mit ihrem Fernrohr nach Sternschnuppen Ausschau.
Fosil ilkel insan ayak izleri, 41-42 ayakkabı numarası büyüklüktedir.Auffällig ist die Schuhgröße 44 und die Abdrücke einer Gehhilfe.
Bunu başka garip ritüeller de izler.Diese Merkmale finden sich auch bei anderen Ruderenten.
Yıllık bütçeyi onaylar ve bütçe uygulamasını izler.Die Umlagen werden jährlich mit der Haushaltssatzung festgelegt und beschlossen.
Bunda tipik olarak haploit ve diploit döller (nesiller) sırayla birbirini izler.Es gibt einige einhäusig (monözisch) und zweihäusig (diözisch) getrenntgeschlechtige Arten.
Wilson sis odası, yüklü taneciklerin izlerini görünür hale getiren bir aygıttır.Das spitzbogige Westportal zeigt ein profiliertes Gewände aus Birnstabrippen.
MÖ 450'den itibaren La Tene kültürüne ait izler az da olsa görülür.Aus dem 5. und 4. Jahrhundert gibt es nur wenig Einzelfunde der La-Tène-Kultur.
Yavaşlatılmış bir film izler gibiydik.C'était comme si nous voyions un film au ralenti.
Ara sıra televizyon izlerim.Je regarde parfois la télévision.
A, tesadüfe bak, Tom'un parmak izleri benimle aynı!Tiens, quelle coïncidence, Tom a les mêmes empreintes digitales que moi !
Aslında her iki sınıftaki cisimler de aynı fiziksel süreçleri izlerler.Les deux classes d’objets partagent en fait les mêmes processus physiques.
Tüm mağaralar geçmişte boyanmıştı ancak günümüzde sadece belirsiz izler görülmektedir.Toutes les grottes ont également été peintes à l'origine, mais actuellement il n'en reste que des traces.
Babil sayıları ile ilgili en eski izler de bu döneme kadar geçmişe dayanmaktadır.Les plus anciennes traces de Zababa remontent à cette période.
Tagar Kültürünün izleri görülür.Elle suit la culture de Tagar,.
İnsan: Döllenme, parmak izleri.L'homme laisse des indices et des empreintes.
Devlerin izlerini takip eder ve nihayet yerlerini keşfeder..Il suit les traces des Ogres, et finit par découvrir leur repaire.
Yıllık bütçeyi onaylar ve bütçe uygulamasını izler.Elle approuve également chaque année le budget et le bilan.
Tam bu sırada başka bir flashback izleriz.La séquence se poursuit par un flashback.
Kiliseler, güneydoğu çevre bölgelerinde eski Ermeni kültürünün son izlerini temsil etmektedirler.Ils représentent les derniers vestiges de la culture arménienne dans le sud-est de sa région d'influence.
Büyük karıncayiyenler avlarını koku yoluyla izlerler.Les fourmiliers pistent leurs proies par leurs odeurs.
Bu sürüm, Windows Update, Windows Güvenlik duvarı ve bir anti-virüs programının kullanılabilirliğini izler.Cette version surveille : Windows Update, le pare-feu Windows et la disponibilité d'un logiciel antivirus.
Auto:Haritanın mükemmel bir oynayışını izlersiniz.Voir article détaillé : Jeu de la carte.
Bunu yine İsveçli otomobil üreticisi Saab izler.Il retrace l'histoire du constructeur automobile suédois Saab.
Yazarın ilk romanıdır ve kendi hayatından izler taşımaktadır.Il est le premier roman de l’auteur, inspiré de son expérience personnelle.
Bu dönemi, organlarda ve bedende yapısal farklılaşma (organogenez) dönemi izler.Au cours de cette période, les organes se forment (organogenèse).
Bunun yerine Speer, babası ve dedesinin izlerini takip ederek mimarlık okudu.Speer suivit donc les pas de son père et de son grand-père et étudia l'architecture.
Evdeki koltukta oturur ve televizyon izler.Il revient à son domicile où il regarde la télévision en famille.
Parterdeki izleyiciler gösteriyi ayakta izler.Les habitants spectateurs du quartier ont participé in situ au spectacle.
Tüm bilimsel dergiler bu konvansiyonu izler.Et le contenu du magazine confirme tout cela.
Bu süreci tüy çıkışı izler.Ce projet tourne court.
Parlamento yasaları çıkartır, hükümetin faaliyetlerini izler ve kamusal politikaları değerlendirir.À ce titre, elle vote la loi, contrôle l’action du gouvernement et évalue les politiques publiques.
Putları, düşünce polisi izler.Politik mit wachen Sinnen betreiben!
İslam'da antisemitizmin izlerini görmek mümkündür.On voit aussi l'antisémitisme en Allemagne.
Üçlü, adamın aylaklar tarafından öldürülmesini izler.Le public aime voir les Indiens être tués.
Bu sundurmanın izleri hala batı cephesinde görülebilmektedir.Des traces sont toujours visibles sur le mur sud.
1934'te yazdığı Beş Numaralı Yaylı Çalgılar Dörtlüsü bu yönden biraz geleneksel biçim izler.Le Quatuor à cordes n° 5 (1934) est, de ce point de vue, d'une écriture plus traditionnelle.
Toprak kortlarında oynanan oyunlarda topun bıraktığı izler belirgindir.Il se rend compte que les dés avec lesquels il joue sont pipés.
Yakın çekimlerde, tedavi bölgesinde kan izleri görülmekteydi.Des traces de sédatif furent découvertes plus tard dans son sang.
Bu durum, yılanın bilgeliğine olan eski inancın izlerini taşır.La statue est flanquée des serpents de la Sagesse.
Allosaurus 'un diş izleri bir Apatosaurus 'un omurgasında bulunmuştur.Eobrontosaurus était un sauropode très proche d'Apatosaurus.
Kesimler bir araya gelerek izleri oluşturur. (bkz. iz-kafa-kesim)Buscando huellas, (Avec.
Bunun dışında gerek güney gerekse kuzey yönlerinde pilaster izleri görebilmek mümkündür.Il est encore possible d'apercevoir au nord du marais des fosses destinées au rouissage.
Buralarda sadece izleri kalmıştır.Il n'en reste presque aucune trace.
Çok yakıtlı motorların akustik ve sismik izleri birbiriyle kıyaslanabilecek ölçüdedir.Les signatures acoustiques et sismiques des moteurs polycarburants sont comparables.
Keşfedilen derinin bazı izleri, düzgün olduğunu akla getirir, pullu değil.Quelques traces de peau ont été découvertes, elles suggèrent que la peau était lisse et non écailleuse.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod