Ben izlemek istiyorum.I want to watch.
Tom izlemek istiyor.Tom wants to watch.
Bunu izlemek istiyorum.I want to watch this.
Ben sadece bunu izlemek istiyorum.I just want to watch this.
Dövüşü izlemek istiyorum.I want to watch the fight.
Senin ölümünü izlemek istedim.I wanted to watch you die.
Kim bir video izlemek istiyor?Who wants to watch a video?
Tom'u izlemek için seni işe almak istiyorum.I want to hire you to watch Tom.
Adımını izlemek isteyebilirsin.You might want to watch your step.
Bu filmi tekrar izlemek istiyor musun?Do you want to watch this movie again?
Cumartesi gecesi bir film izlemek ister misin?Do you want to see a movie Saturday night?
Yarın gece televizyonda izlemek istediğim bir film var.There's a movie I want to watch on TV tomorrow night.
Tom ve Mary'nin dart oynadıklarını izlemekten asla bıkmam.I never get tired of watching Tom and Mary play darts.
Bir insan kalabalığı, geçit resmini izlemek için toplandı.A crowd of people gathered to see the parade.
Onun acı çekmesini izlemek istiyorum.I want to watch her suffer.
Seni dans ederken izlemek hoşuma gitti.I loved watching you dance.
Hem Tom hem de Mary izlemek için geriye döndüler.Tom and Mary both turned around to watch.
Tom, futbol izlemekten hoşlanır.Tom likes to watch soccer.
Tom sadece rıhtımda oturmaktan ve martıları izlemekten hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom seems to enjoy just sitting on the dock and watching the seagulls.
Kocam ve ben, bir opera izlemek için baharda Versailles'a gideceğiz.My husband and I will travel to Versailles in the spring to watch an opera.
Siz beyefendiler beni izlemek ister misiniz?Would you gentlemen like to follow me?
Biz Tom'u daha yakından izlemek zorunda kalacağız.We're going to have to watch Tom more closely.
Kalmak ve izlemek istiyorum.I want to stay and watch.
Tom'un bütün yaptığı TV izlemek.All Tom does is watch TV.
Tom'u izlemek için kalacağım.I'll stay and watch Tom.
Televizyon izlemekten nefret ediyorum.I hate watching TV.
Onu kesinlikle izlemek zorundasın.You absolutely have to watch it.
Harry Potter'ın altıncı filmini izlemek istiyorum.I'd like to see the sixth film of Harry Potter.
Bir belgesel izlemekteyim.I've been watching a documentary.
Bir belgesel izlemek istiyorum.I want to watch a documentary.
Bir belgesel izlemek zorundayım.I have to watch a documentary.
Yapman gereken tek şey burada oturmak ve izlemek.All you have to do is sit here and watch.
O bir film izlemek için beni davet etti.He invited me over to watch a movie.
Sen bir TV'yi tamir etmeyi çalışarak onu izlemekten daha çok öğrenirsin.You learn more from trying to repair a TV than from watching one.
Beyzbol oynamak onu izlemekten daha eğlencelidir.It's more fun to play baseball than to watch it.
Onu izlemek istemiyorum.I don't want to see her.
Maçı birlikte izlemek ister misin?Would you like to watch the game together?
Sen olayları izlemek için gazete okumalısın.You should read the newspaper to follow the events.
Hangi filmi izlemek istersin?Which movie would you like to see?
Bir film izlemek için çok geç.It is too late to watch a film.
Yarın iskambil oynamak ya da oyun izlemek ister misin?Do you want to play cards and watch the game tomorrow?
Ben Tom'u izlemek zorunda değilim.I don't have to follow Tom.
Artık komedi izlemek istemiyorum.I don't watch sitcoms anymore.
Sen bu filmi izlemek zorundasın.You have to see this film.
Bu gece evde kalmak ve TV izlemek istiyorum.I want to stay home and watch TV tonight.
Dans etmeni izlemek istiyorum.I want to watch you dance.
Tom'un televizyonda beyzbol izlemekten zevk almadığından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom doesn't enjoy watching baseball on TV.
Televizyon izlemekten gına geldi. Kalk başka bir şey yapalım.I'm tired of watching TV. Let's do something else.
Televizyon izlemekten bıktım. Başka bir şey yapalım.I'm tired of watching TV. Let's do something else.
Tom izlemekten başka bir şey yapamadı.Tom could do nothing but watch.
Tom bütün gün boyunca TV izlemekten başka bir şey yapmadı.Tom did nothing but watch TV all day long.
Bu, izlemek için eğlenceli.This is fun to watch.
Onların fokları beslemesini izlemek için hayvanat bahçesine gidelim.Let's go to the zoo to watch them feed the seals.
Bu maçı gerçekten izlemek istiyorum fakat zamanım olup olmadığından emin değilim.I do really want to watch this match, but I'm not sure if I have the time.
"TV izlemekten usandım. Başka bir şey yapalım." "Ne gibi?""I'm tired of watching TV. Let's do something else." "Like what?"
Gerçekten yemek yerken haber izlemek zorunda mıyız?Do we really have to watch the news while we eat?
Tom, You Tube'daki eski siyah beyaz filmleri izlemekten keyif alır.Tom enjoys watching old black and white movies on YouTube.
Tom dedesiyle TV'de beyzbol maçları izlemekten hoşlanır.Tom enjoys watching baseball games on TV with his grandfather.
Bütün gün yatakta kalıp sadece TV izlemek istiyorum.I want to stay in bed all day and just watch TV.
Dikkatli bir şekilde talimatları izlemek zorundasın.It's imperative that you follow the instructions carefully.