Ben yabancı filmleri izlemek için sinemaya gitmek isterim.I like to go to the movies to see foreign films.
Televizyon izlemek için gideceğiz.We will go to watch TV.
Bence TV izlemek zaman kaybıdır.I think watching TV is a waste of time.
TV izlemekten keyif aldık.We enjoyed watching TV.
Birçok şirket çalışanlarının internet etkinliğini izlemektedir.Many companies monitor their employees' internet activity.
Filmi izlemek istiyorum.I want to watch the film.
Bütün gün televizyon izlemekten başka bir şey yapmaz.He does nothing but watch TV all day long.
Televizyon izlemek yerine dışarı çık ve biraz temiz hava al.Go out and breathe some fresh air instead of watching TV.
TV izlemek yerine dışarı çık ve biraz temiz hava al .Go out and get some fresh air instead of watching TV.
Kylie Minogue'un konserini izlemek istiyorum.I want to watch the concert of Kylie Minogue.
Büyükanne televizyon izlemekten hoşlanır.Grandma likes watching TV.
Mary her gece TV izlemektedir.Mary watches TV every night.
İngilizce çalışıyor olmam gerek ama bir film izlemek istiyorum.I should be studying English, but I want to watch a movie.
Çocuklarınızla izlemek için en sevdiğiniz film türü nedir?What's your favorite kind of movie to watch with your children?
Felicja, televizyon izlemekten hoşlanır.Felicja enjoys watching TV.
Felicja, TV izlemekten hoşlanır.Felicja enjoys watching TV.
Ne tür film izlemek istiyorsun?What kind of movie do you want to watch?
John bir Kore filmi izlemek istiyor mu?Does John want to see a Korean movie?
Tom bizim kurallarımızı izlemek zorundadır.Tom has to follow our rules.
Tom'un TV izlemek için hiç zamanı yok.Tom doesn't have any time to watch TV.
Tom bütün gün TV izlemekten başka hiçbir şey yapmaz.Tom does nothing but watch TV all day.
Tom'un dün TV izlemek için zamanı yoktu.Tom didn't have time to watch TV yesterday.
Tom'un izlemek istediği TV programını izlemek için zamanı yoktu.Tom didn't have time to watch the TV program he wanted to watch.
Tom bütün gün televizyon izlemekten başka bir şey yapmadı.Tom did nothing but watch TV all day.
Tom korku filmleri izlemekten hoşlanır mı?Does Tom enjoy watching horror movies?
Tom'un gerçekten yapmak istediği evde kalmak ve televizyon izlemekti.What Tom really wanted to do was stay at home and watch TV.
Tom'un yaptıklarını izlemekten daha iyi yapacak işlerim var.I've got better things to do than to keep track of what Tom's doing.
Akşam yemeğinden sonra yapabileceğim tek şey televizyon izlemektir.The only thing I can do after dinner is watch television.
Tom'un akşam yemeğinden sonra yapmayı sevdiği tek şey TV izlemektir.The only thing Tom likes to do after dinner is watch TV.
Tom TV izlemekten başka bir şey yapmak istemiyor.Tom doesn't want to do anything but watch TV.
Tom şiddet filmlerini izlemekten hoşlanmaz.Tom doesn't like watching violent movies.
Tom Mary'nin nehrin aşağısına doğru sürüklenişini izlemekten başka bir şey yapamadı.Tom could do nothing but watch Mary being swept down the river.
Tom korku filmleri izlemekten zevk alıyor gibi görünüyor.Tom seems to enjoy watching horror movies.
Tom biraz televizyon izlemek istediğini söyledi.Tom said he wanted to watch a little TV.
Bu filmi izlemek istiyorum.I want to watch this film.
Bu sıkıcı oyunu izlemekten usandım.I've gotten tired of watching this boring game.
Televizyon izlemek istiyorum.I want to watch television.
O filmi defalarca izledim ama onu tekrar izlemek istiyorum.I've seen that movie many times, but I'd like to see it again.
Yaban kuşlarını izlemek çok eğlenceli.Watching wild birds is a lot of fun.
O, davet edilmesine rağmen, Dünya Kupasını izlemek için gitmedi.Even though she was invited, she didn't go to watch the World Cup.
Fil gösterisini izlemek eğlenceliydi.Watching the elephant show was amusing.
Gerçekten bir Fransız filmi izlemek istiyor musun?Do you really want to see a French film?
Kesinlikle gidip bir film izlemek istiyorum ama zamanım olup olmadığından emin değilim.I’d certainly like to go and watch a film, but I’m not sure if I have time.
Canım TV izlemek istemiyor.I don't feel like watching TV.
O izlemek için sıkıcı.It's boring to watch.
Ben tv izlemekten hoşlanmıyorum.I don't like to watch tv.
Bu akşam televizyon izlemek istemiyorum.I don't want to watch television this evening.
Ben gerçekten bu filmi onunla izlemek istiyorum.I really want to see this movie with her.
Uşağım olmak ve beni izlemek ister misin?Do you want to be my servant and follow me?
Yabancıların bir tenis turnuvası var. Gelip izlemek ister misin?The foreigners are having a tennis tournament. Would you like to come and watch it?
Tom diğer insanların tenis oynamalarını izlemekten hoşlanır.Tom likes to watch other people play tennis.
Gerçekten hangi filmi izlemek istiyorsun?What movie do you really want to see?
Şimdi canım TV izlemek istemiyor.I don't feel like watching TV now.
Şu anda TV'de ne olduğunu izlemek istiyorum.I want to watch what's on TV right now.
Tom'u izlemek zorunda değiliz.We don't have to follow Tom.
Tom'un izlediği aynı TV programlarını izlemek istiyor gibi görünmüyorum.I never seem to want to watch the same TV programs as Tom does.
O filmi tekrar izlemek istiyorum.I'd like to watch that movie again.
Şu filmi izlemek istiyorum.I'd like to see that movie.
Ne izlemek istiyorsun?What do you want to watch?
Özellikle izlemek istediğin bir şey var mı?Is there something in particular that you want to watch?