Ana içeriğe geç
Sözlük

izlem ile cümle

izlem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Onu 6 madalya ile ABD izlemiştir.Reprezentanci Polski zdobyli 6 medali.
Felicja TV izlemeyi seviyor.Felicja lubi oglądać telewizję.
Gece bir film izlemeye ne dersin?A może pójdziesz do kina dziś wieczorem?
Tom şimdi TV izlemiyor.Tom nie ogląda teraz telewizji.
Klasik olarak eğitilmiş olmasına rağmen, alternatif pop müzik alanında bir kariyer izlemiştir.Trots att hon är klassiskt utbildad har hon följt en karriär inom alternativ popmusik.
İlerleyen bölümlerde Simon'u izlemekten sorumludur.För andra betydelser, se Passe Simon.
Fakat ben televizyon izlemezdim."(Du får inte titta på TV.)
5,99 milyon kişi izlemiştir.5,64 miljoner tittade på den.
Çünkü kimse beni izlemiyor.Ingen kan förfölja honom!
Y1 ve Y2 bağlantı noktaları arasında (geri bildirim döngüsü) bir başka izleme devresi vardır.Ytterligare en övervakningskrets ligger mellan anslutningspunkterna Y1 och Y2 (återkopplingskrets).
Aynı birikimi ve geleneği izlemektedir.Samma seder och bruk återspeglas.
Bunlar, zamanında (JIT) üretime hassas izleme sayesinde olanak sağlamaktadır.Vid viloplatsen kan den tidvis falla i ett stelt tillstånd (torpor).
İzleme yoluyla öğrenme. b.Får köras på B-körkort.
Video oyunları oynamayı ve TV izlemeyi sever.Han älskar att spela videospel och tittar alldeles för mycket på TV.
İngiltere'nın Manchester şehrindeki Old Trafford'da oynanan maçı 63,215 kişi izlemiştir.Manchester United spelade sina hemmamatcher på Old Trafford (75 635 åskådare).
Evlerine girdikten sonra, Simpsonlar televizyon izlemek için kanepeye otururlar.De anländer ungefär samtidigt och ska ta plats i soffan för att se på TV.
Maçları ortalama 20.000 kişi izlemektedir.Dessa matcher lockar regelmässigt fler än 20,000 åskådare.
Dünya koruma izleme merkezi, önceden ortaklaşa IUCN, UNEP tarafından idare edilen bağımsız bir organizasyondu.WDPA är ett gemensamt projekt som drivs av UNEP och IUCN.
Bu sahneleri izlemek özellikle çocuklar için eğlenceli.Handledarna tycker att det är roligt att arbeta med barn.
Bunu, üç gün sonra Nagasaki'ye atılan "Fat Man" adlı atom bombası izlemiştir.Tre dagar senare fälldes den andra bomben "Fat Man" över Nagasaki.
Filmi Sovyetler Birliği'nde 13 milyondan fazla kişi izlemiştir.Filmen sågs av över en miljon människor i Ungern.
Taraftarlar maçları hep beraber aynı tribünde yan yana izlemektedirler.Publiken kunde därmed följa alla matcher samtidigt.
Bu filmi mutlaka izlemelisin.Dessa personer får man sedan följa i filmen.
Üyeleri ütopyayı oluşturan bir dini geleneğe inanmak ve izleme ihtiyacı duyar.Polisen behöver veta religion för att kontrollera efterlevnad.
Eşgüdümlü Evrensel Zaman'ı (UTC) 6 saat geriden izlemektedir.Dess normaltid definieras som sex timmar efter UTC (koordinerad universell tid).
İspanya'nın Sevilla şehrindeki Ramón Sánchez Pizjuán Stadyumu'nda oynanan maçı 70,000 kişi izlemiştir.Den spelades torsdag den 8 juli på Estadio Ramón Sánchez Pizjuán i Sevilla, inför 70 000 åskådare.
Gazete temelde sol yayın politikası izlemiştir.Politiskt stödde tidningen Høyre.
Yazar romanda keskin bir toplumcu gerçekçi çizgi izlemiştir.Petrescu skrev romaner i realistisk stil om det rumänska samhället.
Yarışmayı yaklaşık 20.000 kişi izlemiştir.Tävlingen får nästan 80 000 svar.
Birkaç saat içinde ayağa kalkarak annelerini izlemeye başlarlar.Nyfödda ungar kan efter några timmar följa sin moder på egna ben.
Bu tanıma süreci sürekli gelişerek devam edecek bir seyir izlemektedir.Det är viktigt att förstå att denna process fortgår kontinuerligt.
Merry ile Pippin'i kaçıran orakları izlemek zorundadırlar.Urukerna kidnappar Merry och Pippin.
Ressam cezalandırılmadı fakat kilise hareketlerini yakından izlemeye başladı.Församlingborna gick inte med på förslaget utan satte genast igång med att reparera kyrkan.
5 bin kişi izlemeye geliyor.Den rymmer cirka 5 000 åskådare.
(Maç izlemek cinayet değildir)".Jag är inte ledsen för mitt brott").
Böylece onları izlemeye gelen kalabalık coştu.Натовп збігався дивитися на них.
2012'de ortalama 3.3 milyon seyirci tarafından izlenmiştir ve finali dört milyon İsveçli izlemiştir.У 2007 півфінали подивилися близько 3,1 млн глядачів, і близько 4 мільйонів шведів подивилися фінал.
GPS izleme ünitesi Araç takip sistemiGPS спостереження за вантажними вагонами
Video oyunları oynamayı ve TV izlemeyi sever.Грає на піаніно та любить дивитись телевізор.
Filmi Sovyetler Birliği'nde 13 milyondan fazla kişi izlemiştir.У колишньому Радянському Союзі кінокартину переглянуло понад 13 мільйонів глядачів.
22,8 milyon kişi onu izlemişti.Вміщав 22 800 глядачів.
Klasik olarak eğitilmiş olmasına rağmen, alternatif pop müzik alanında bir kariyer izlemiştir.Незважаючи на класичну освіту, вона мала кар'єру в альтернативній поп-музиці.
Seri eleştirmenlerden olumlu yorumlar aldı ve gençler ile yetişkinlerin izlemesi gelişmiştir.Серіал отримав позитивні відгуки від критиків і чимало фанів серед підлітків та дорослих.
Birçok insan onları ilk kez görmüş ve izlemişti.Довго ті люди збирали і відшуковували їх.
Peter Pettigrew ise bu olayları izlemekten zevk alırdı.Петро про себе дивувався тому, що відбулося.
3 aylık olduklarında yavrular annelerini avlanırken izlemeye başlarlar.У три місяці дитинча починає ходити на полювання разом з мамою.
Onu izlemek hoşuma gidiyordu.Бути живим йому подобалось.
Optimizasyon ayrıca izleme ağ kalitesi ile video kalitesi bozulması ile elde edilir.Оптимізація додатково досягається завдяки погіршенню якості відео в залежності від якості з'єднання.
Uygun olan epik şairin anlattıklarını dinlemekten çok eserin kendisini izlemekti.Вони читають вірші великого поета саме так, як почувають самі.
Yetişen genç nüfus da aynı yolu izlemiştir.Такому ж поводженню піддавалися і молоді жінки.
İzlemek değil tanışmak için".«Треба слухати, але не підслухувати».
Yine de bu garip ziyaretçiyi bir kez olsun izlemeyi kabul eder.Несподівано для себе вона погоджується на запрошення випадкового знайомого.
İlerleyen bölümlerde Simon'u izlemekten sorumludur.Вона відповідає за спостереження за Саймоном пізніше в серіалі.
Turneyi 3.5 milyondan fazla kişi canlı izlemiştir.Країну відвідали 3,5 мільйона туристів.
Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi'nce tanıklığına başvuruldu.Там він давав свідчення на засіданні Американського слідчого комітету.
Filmi 12 milyon kişi izlemiştir.В кінотеатрах фільм переглянули два мільйони глядачів.
Evlerinin yakınına bir buz pisti yapılınca o ve annesi patencileri izlemeye gitti.Поруч з його будинком відкрилась ковзанка, і Дайсуке з мамою пішов подивитись на хокеїстів та фігуристів.
Çünkü kimse beni izlemiyor.Відповідно його ніхто не шукатиме.
Basketbol izlemeyi severim.Я люблю дивитися баскетбол.
Tom neredeyse hiç TV izlemez.Том майже ніколи не дивиться телевізор.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod