Hangi filmi izlemek istiyorsun?What movie do you want to watch?
Hangi filmi izlemek istiyorsunuz?What movie do you want to watch?
Ne tür film izlemek istersiniz?What kind of movie would you like to watch?
Körling izlemek için en sevdiğim spor.Curling is my favorite sport to watch.
Tom sadece TV izlemek için bile çok yorgundu.Tom was too tired to even just watch TV.
Canım TV izlemek istiyor.I feel like watching TV.
Tom'la bir film izledim.I watched a movie with Tom.
Bunu izlemek zorunda mıyız?Do we have to watch this?
Bunu izlemek zorunda değiliz.We don't have to watch this.
Sanırım iyi bir izlenim yaptık.We made a good impression, I think.
Polis Tom'un parmak izlerini orada bulduğunu söyledi.The police said they found Tom's fingerprints there.
Ben bir film izledim.I watched a movie.
Bagajını izle.Watch your luggage.
Onu izlemeyi unuttum.I forgot to watch it.
Biz iyi bir ilk izlenim yapmalıyız.We need to make a good first impression.
Tom futbol izlemede ısrar etti.Tom insisted on watching football.
Artık o programı izlemiyorum.I don't watch that program anymore.
Anime izlemeyi severim.I love to watch anime.
Dün öğleden sonra bir film izledim.I watched a movie yesterday afternoon.
Bıçakta parmak izlerin bulundu.Your fingerprints were found on the knife.
Tabancada parmak izlerin bulundu.Your fingerprints were found on the gun.
Onun beyaz ayakkabıları koyu kırmızı izler bırakıyor.Her white shoes leave dark red traces.
Bu güvenlik sistemi çalışanların hareketlerini gittikleri yerde izlemelerine izin verir.This security system allows us to trace employees movements anywhere they go.
O, günde en az bir film izler.He watches at least one movie a day.
Birlikte oyunu izlemek ister misin?Do you want to watch the game together?
Sadece arkana yaslan ve izle.Just sit back and watch.
Yarış, bir milyona yakın bir kalabalık tarafından izlendi.The race was watched by a crowd of nearly a quarter of a million people.
Gözlerinin önünde babasının ölmesini izledi.He watched his father die right in front of his eyes.
Polis Tom'u evine kadar izledi.The police tracked down Tom to his house.
Tom, bir seri katil tarafından sessizce izleniyordu.Tom was being stalked by a serial killer.
Tom kabinin dışındaki güveyi izledi.Tom followed the moth outside the cabin.
Tom hipnotize edilmiş görünüyordu ve çadırın dışındaki sesi izledi.Tom seemed hypnotized and followed the voice outside the tent.
Onlarla birlikte bir film izledim.I watched a movie with them.
Onunla birlikte bir film izledim.I watched a movie with him.
Biz onları dikkatle izledik.We watched them carefully.
Tom bizi dikkatle izledi.Tom watched us carefully.
Tom beni dikkatlice izledi.Tom watched me carefully.
Onlar seni dikkatle izledi.They watched you carefully.
Onlar onu dikkatle izlediThey watched him carefully.
Onlar onu dikkatle izledi.They watched her carefully.
Onları dikkatle izledim.I watched them carefully.
Seni izledim.I watched you.
Onları izledim.I watched them.
Onu izledim.I watched him.
Onların terk etmesini izledim.I watched them leave.
Onun terk etmesini izledim.I watched him leave.
Onların ölmesini izledim.I watched them die.
Onun ölmesini izledim.I watched him die.
Onları yakından izledim.I watched them closely.
Onu yakından izledim.I watched him closely.
Onu dikkatlice izledim.I watched him carefully.
Herkes bizi dikkatlice izledi.Everyone watched us carefully.
Herkes onları dikkatlice izledi.Everyone watched them carefully.
Herkes beni dikkatlice izledi.Everyone watched me carefully.
Herkes onu dikkatlice izledi.Everyone watched him carefully.
Onları izle.Watch them.
Onları izleyebilir misin?Can you watch them?
Onu izleyebilir misin?Can you watch him?
Bu gece onları izleyebilir misin?Can you watch them tonight?
Bu gece onu izleyebilir misin?Can you watch him tonight?