Onları izleyeceğiz.We'll watch them.
Onu izleyeceğiz.We'll watch him.
Onları izleyeceğim.I'll watch them.
Onları izlesen iyi olur.You'd better watch them.
Onu izlesen iyi olur.You'd better watch him.
Kalacağım ve onları izleyeceğim.I'll stay and watch them.
Kalacağım ve onu izleyeceğim.I'll stay and watch him.
Onlar hakkında izlenimin nedir?What's your impression of them?
Onun hakkında izlenimin nedir?What's your impression of him?
Tom beni izlemiş olabilir.Tom might've followed me.
Birisi seni izlemiş olabilir.Somebody might've followed you.
Birisi bizi izlemiş olabilir.Somebody might've followed us.
Biri onu izlemiş olabilir.Somebody might've followed her.
Onları izlemek zorunda değilimI don't have to follow them.
Onu izlemeliyiz.We should follow him.
Onu izleyelim.Let's follow her.
Burada kalmanı ve Tom'u izlemeni istiyorum.I want you to stay here and watch Tom.
Tom Mary'yi izlemiş olabilir.Tom might've followed Mary.
Evde kaldım ve tek başıma TV izledim.I stayed at home and watched TV by myself.
Burada kalacağım ve TV izleyeceğim.I'm going to stay here and watch TV.
Tom bir mısır tarlasınında John'u izledi.Tom followed John across a cornfield.
Bu şimdiye kadar izlediğim en kötü film.This is the worst movie I've ever seen.
Dan, Linda'nın parmak izlerini almayı başardı.Dan managed to get Linda's fingerprints.
Dan, Linda'nın parmak izlerini analiz etti.Dan analyzed Linda's fingerprints.
Linda Dan'i onu sinsice izlemekle suçladı.Linda accused Dan of stalking her.
Polis hizmetten çıkan tünele kadar Tom'un arabasını izledi.The police followed Tom's car into the decommissioned tunnel.
Tom, Boston sokaklarında boyunca Mary'nin arabasını izledi.Tom followed Mary's car across the streets of Boston.
Kız kardeşinin kurallarını izlemesini iste.Ask your sister to follow your rules.
Dan video gözetim görüntülerini izledi.Dan watched the video surveillance footage.
Polis Dan'ın parmak izleri ile kimliğini belirledi.The police identified Dan by his fingerprints.
Polis Dan'ı alışveriş merkezine kadar izledi.The police followed Dan into a shopping mall.
Tom izlerini kapatmak için elinden geleni denedi böylece yüzünü kurtarabildi.Tom tried his best to cover his tracks so he could save face.
Akşamları genellikle ne izlersin?What do you generally watch in the evenings?
Nadiren televizyon izlerim.I rarely watch television.
İnsanlık yüzyıllar boyunca yıldızlar, güneş ve evreni izledi.Throughout the centuries humankind has tracked the sun, the stars, and the universe.
"Kozmos" 60 farklı ülkede 500 milyondan fazla kişi tarafından izlendi."Cosmos" was seen by more than 500 million people in 60 different countries.
Dün harika bir film izledim.I watched a great movie yesterday.
Fransızca filmleri izleyerek çok Fransızca öğrendim.I've learned a lot of French by watching French movies.
Fransızca filmler izleyerek çok Fransızca öğrendim.I've learned a lot of French by watching movies in French.
Dan filmi bile izlemedi.Dan didn't even watch the film.
Dan'ın arabasının içinde kan izleri vardı.There were traces of blood inside Dan's car.
Karda bir ayının ayak izlerini gördüm.I saw footprints of a bear in the snow.
Karda bir ayının ayak izlerini gördük.We saw footprints of a bear in the snow.
Tom filmin sonunu izlemek istiyordu.Tom wanted to watch the end of the movie.
Dan yolda lastik izleri buldu.Dan found tire tracks in the driveway.
Polis işaretsiz arabalarda Dan'ı izledi.Police followed Dan in unmarked cars.
Bizi izlemeye devam edin. Aradan sonra Dan geri geliyor.Stay tuned. Dan is coming back after the break.
Bu lastik izleri orta boy bir araç tarafından yapıldı.These tire tracks were made by a mid-size vehicle.
Dan'ı izleyen bir gözetim ekibi vardı.There was a surveillance team watching Dan.
Polis Danı açıkta izledi.Police followed Dan in the open.
Dan'ın bizi izlemediğini umuyorum.I hope Dan isn't watching us.
Dedektif Dan Anderson o yolu izleyen tek soruşturmacıydı.Detective Dan Anderson was the only investigator to follow that lead.
Dan parktaki çocukları izledi.Dan watched the kids at the park.
Dan Linda'nın nereye gittiğini bilmiyordu ama her halükârda onu izledi.Dan didn't know where Linda was heading, but followed her anyway.
Başka hangi filmleri izledin?What other movies did you watch?
Ne tür filmler izlemekten hoşlanırsınız?What kinds of movies do you like to watch?
TV izleyerek ne kadar süre harcıyorsun?How much time do you spend watching TV?
Tom'un bütün yaptığı video oyunları oynamak ve TV izlemek.All Tom does is play video games and watch TV.
TV izlemiyorsan onu kapa.If you're not watching the TV, turn it off.
Lütfen beni izlemeyi durdurur musun?Would you please stop following me?