Ana içeriğe geç
Sözlük

izle ile cümle

izle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Maçı izleyelim.Let's watch the game.
Diğerlerini izleyelim.Let's follow the others.
Ben baştan sona filmi iki kez izledim.I've seen the movie twice from start to finish.
Tom hakkındaki izlenimin nedir?What's your impression of Tom?
Beni kimsenin izlemediğini sağlama bağladım.I made sure no one was following me.
Sizi kimsenin izlemediğinden emin misiniz?Are you certain nobody followed you?
Birinin bizi izlediğini düşünüyor musun?Do you think anyone is watching us?
Tom televizyonda basketbol maçlarını izlemekten zevk alıyor.Tom enjoys watching basketball games on TV.
Tom tekrar televizyon izlemeye gitti.Tom went back to watching TV.
Tom TV izleyerek çok zaman harcıyor.Tom spends too much time watching TV.
Tom bana o filmi üç kez izlediğini söyledi.Tom told me that he's seen that movie three times.
Tom Mary'nin uzaklaşmasını izledi.Tom watched Mary walk off.
Tom bana o filmi izlediğini söyledi.Tom told me that he saw that movie.
Tom artık sitkom izlemiyor.Tom doesn't watch sitcoms anymore.
Tom artık televizyon izlemiyor.Tom doesn't watch TV anymore.
Tom bir çizgi film izledi.Tom watched a cartoon.
Filmi izlediğimiz zaman hepimiz ağladık.We all cried when we watched the movie.
Onu izlemek sancılıydı.That was painful to watch.
Tom Mary'nin kendisini izleyip izlemediğini görmek için baktı.Tom looked to see if Mary was watching him.
Tom Mary'nin onu izlemesi için işaret etti.Tom gestured for Mary to follow him.
Tom Mary'yi eve kadar izledi.Tom followed Mary home.
Umarım, güzel bir ilk izlenim bırakırım.I hope I make a good first impression.
Mary donör tarafından tasarlanmış ve biyolojik babasını izlemeye çalışıyordu.Mary was donor-conceived and is trying to track down her biological father.
Sadece izle ve dinle.Just watch and listen.
Tom bir film izlemeye geliyor.Tom is coming over to watch a movie.
Bu, izlemek istediğim video.This is the video I wanted to see.
Gelecek pazar tekrar seninle futbol izleyebilir miyim.Can I watch football with you again next Sunday?
Tom izlenildiğini biliyordu.Tom knew he was being watched.
Tom TV izlemeyi sever.Tom likes watching TV.
Tom TV'de beyzbol oyunları izlemeyi sever.Tom likes to watch baseball games on TV.
NASA'nın Mars gezicisi bir nehir yatağının izlerini keşfetti.NASA's Mars rover discovered traces of a river bed.
Siz beni böyle izlerken ben nasıl rahat hissedebilirim?How can I feel relaxed with you watching me like that?
Bazen müzik çalmamızı izlemeye gel.Come watch us play music sometime.
Çocuklarımın televizyon izlemelerine izin vermiyorum.I don't let my kids watch TV.
İlk izlenimler en kalıcı olanlardır.First impressions are the most lasting.
Mary arabayla uzaklaşırken Tom izledi.Tom watched as Mary drove away.
Pekala, Tom, Bir film izlemeye gitmek ister misin?So, Tom, do you want to go see a movie?
Dans etmeni izlemek eğlenceli.It's fun to watch you dance.
Hiç Fransızca film izler misin?Do you ever watch movies in French?
Tom babasının ayak izlerini takip etti ve bir avukat oldu.Tom followed in his father's footsteps and became a lawyer.
Ben akşam yemeği pişirirken sen niçin televizyon izlemeye gitmiyorsun?Why don't you go watch TV while I cook dinner?
Hadi, beni izle.Come on, follow me.
Bir korku filmi izlemek istedim ama kız arkadaşım korkmuş ve komedi kiralamış.I wanted to watch a horror movie, but my girlfriend is scared and rented comedy instead.
Bu akşam partiye gidecek misin? Olmazsa gidip film izleyelim.Will you be going to the party tonight? If not, let's go watch a movie.
Bu akşam partiye gider misin? Olmazsa gidip film izleyelim.Will you be going to the party tonight? If not, let's go watch a movie.
Avustralya karşı olan dünkü maçı izledin mi?Did you see yesterday's match against Australia?
Tom'un izleri tabancada.Tom's prints are on the gun.
Maymunlar Gezegeni'ni izledin mi?Have you seen Planet of the Apes?
Annen ve baban üzerinde iyi bir izlenim bırakmak istiyorum.I want to make a good impression on your parents.
En çok hangi sporu izlemekten zevk alırsın?Which sport do you most enjoy watching?
Polis onu Paris'e kadar tüm yol boyunca izledi.The police followed her all the way to Paris.
Dün ilginç bir televizyon programı izledim.Yesterday I saw an interesting TV program.
Aşağıdaki linkten, filmleri İngilizce altyazılı olarak izleyebilirsiniz.You can watch movies with English subtitles using this link.
Bu bağlantıyı kullanarak İngilizce altyazılı filmleri izleyebilirsiniz.You can watch movies with English subtitles using this link.
Bu bağlantıyı tıklayarak İngilizce altyazılı filmleri izleyebilirsin.You can watch movies with English subtitles using this link.
TV izleyerek çok fazla zaman harcamanı sevmiyorum.I don't like you spending so much time watching TV.
Tom bana benimle TV izleyebilip izleyemeyeceğini sordu.Tom asked me if he could watch TV with me.
Tom birinin kendisini izleyip izlemediğini görmek için omzunun üzerinden baktı.Tom looked over to his shoulder to see if anyone was following him.
Tom Mary'ye onu izlemesini işaret etti.Tom motioned to Mary to follow him.
Artık bunu izleyemiyorum.I can't watch this any longer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod